16 yıldır iktidarda olan Erdoğan: “Türkiye bu kadar sefil duruma düşmedi”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın Twitter’dan yaptığı paylaşıma cevap vererek Külliye’deki sahur davetine katılan gençlerin sorularını yanıtladı. Konuşması sırasında “Türkiye bu kadar sefil duruma düşmedi” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversiteli bir öğrencinin Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) aldığı kredinin borcunun silinip silinmeyeceğine ilişkin soruya “Diğer adaylar, Allah selamet versin, biz diyor sileriz. Biz ‘dürüst olalım’ diyoruz. Yapamayacağımız bir şeyin sözünü vermeyelim” diyerek cevap verdi.

Öğretmenliğe kilitlenmeyin
Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünde okuyan başka bir öğrencinin atanma talebine ilişkin ise şunları söyledi;
“Ben, Bay Kemal değilim. Bay Kemal ne diyor? ‘Atama bekleyen bütün öğretmen adaylarını atayacağım’ diyor. İnanın iki kere iki dört, yalan söylüyor. Biz gelmeden önce, bunca yıldır iktidarda oldukları zaman, CHP’yi söylüyorum, acaba niye bizim okullarımızda sınıflarımız boştu, öğretmenlerimiz yoktu? Bizim nice derslerimiz boş geçerdi”

Konuşmasına devam eden Erdoğan öğrencilere bir de tavsiye olarak “Kendinizi sadece öğretmenliğe kilitlemeyin” diyerek bu meslek dışında da neler yapılabileceği üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti. Kaliteli öğretmenlere ihtiyaç olduğunu dile getiren Erdoğan, bu başarılabilirse öğrencilerin kalitesinin de artacağını vurguladı. Kendisi üniversiteye girdiği dönemde, sınavlara katılan her 10 öğrenciden birinin üniversitelere kabul edildiğine değinen Erdoğan, şimdi bu oranın neredeyse 10’da 10’a yükseldiğini anlattı. Türkiye’de üniversite sayısının 75’ten 206’ya yükseldiğine dikkati çeken Erdoğan, 81 ilin tamamında üniversite olduğunu hatırlattı.

‘Herkes atanacak dersek yalan olur

Bu sene 30 bin öğretmen atayacaklarını aktaran Erdoğan, “Bu yıl da 30.000, 40.000, 50.000 olur ama ‘Herkes atanacak’ denirse, bu yalan olur” diye konuştu.

‘Türkiye bu kadar sefil duruma düşmedi
Diş Hekimliği Bölümü’nde okuyan bir gencin, stajlarda kullanılan malzemenin öğrenciler tarafından sağlandığını belirtmesi üzerine Erdoğan, “Ben bunu bilmiyordum. Bunu YÖK’le de görüşeceğim. Ondan sonra, sadece sizin üniversiteniz değil bütün üniversitelerde büyük ihtimalle var. Bunun takibini yapacağım. Öğrencinin orada kullandığı malzemenin ücretini öğrenciden almak kadar Türkiye bu kadar sefil duruma düşmedi” diye konuştu.

KYK Genel Müdürü’ne Erdoğan’ dan soru: “Sinan, ne bu iş?”
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda kalan bir öğrencinin yaz tatili döneminde yurtta kalmadıkları halde ücret ödediklerini söylemesinin ardından Erdoğan, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Sinan Aksu’ya seslenerek, “Sinan, ne bu iş? Şimdi Sinan Bey’e talimatı verdim. Onlar da bu düzenlemeyi yapmışlar. Bundan sonra yaz sezonunda sizlerden ücret alınmayacak” ifadelerini kullandı.

‘Psikoloji okuyanların iş bulmada sıkıntı yaşamamaları gerekir
Başka bir soru üzerine Erdoğan, Rehberlik ve Psikoloji Bölümü’nün önemli bir alan olduğunu, bu bölümü okuyanların iş bulmada sorunu olmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, yeni yönetim sistemiyle Rehberlik ve Psikoloji alanının ne kadar önemli olduğunun ortaya çıkacağını kaydetti.

Erdoğan atadığı rektörleri eleştirdi: Ödenekler yerinde kullanılmadı
Bir başka öğrencinin, öğrenim gördüğü üniversitenin derslik ve amfi yetersizliğine dikkati çekmesi üzerine Erdoğan, “Yeni üniversitelerde böyle bir sorun yok. Bunlar maalesef eski dönemlerden kalma üniversitelerin sorunu ve bu üniversitelerde gerek dekanlarımızın, gerek rektörlerimizin çok büyük vebali var. Yani bunlara bizim tahsis ettiğimiz ödenekleri yerinde kullanamadılar” değerlendirmesinde bulundu.

Tıp fakültelerine: Batırıyorsunuz bizi

Başarının sırrının insanı, parayı ve bilgiyi yönetmekte olduğuna değinen Erdoğan, üniversite yönetimlerine eleştirilerde bulunarak Tıp Fakültelerinin korkunç bir borç içinde olduklarını dile getirdi.

Üniversite Tıp Fakültelerinin devlete devredilmesi gerektiğini ifade ederek işin idari yönetiminin Sağlık Bakanlığına bırakılması çağrısında bulunduklarını aktaran Erdoğan, buna itiraz edildiğini anlatarak, “Kardeşim batırıyorsunuz bizi, maliyet çok yüksek. Biz bunun altından kalkamayız ki” dedi.

Erdoğan, soruyu yönelten öğrencinin şikayetini not aldıklarını, üniversite rektörüne bunu soracaklarını ifade etti.

Gazetecilik bölümü öğrencisine: ‘Burası bir hukuk devleti’
Gazetecilik Bölümünde okuyan bir öğrencinin basının özgür olmasını istediğini söylemesi üzerine Erdoğan, “Bir Cumhurbaşkanına kendi mekanında böyle bir soruyu soracak kadar özgürsün” yanıtının ardından bir gazetecinin özgürlük alanının bir başkasının özgürlük alanına kadar olduğunu ifade ederek, “Benim ailemi her türlü hakarette yerin dibine sokan bir gazeteci yasalar içinde tutuklanıyorsa, siz ona hala ‘gazetecinin özgürlüğü’ mü diyeceksiniz?” diye sordu.

Tutuklanan veya mesleğinden atılan gazeteciler olduğunu belirten öğrenciye, “Gazetecilerin özgür olmadığını sana kim söylüyor, bana bunun ispatını yap” diyen Erdoğan, “Şu anda medya mensubu olup silah taşımaktan dolayı içeride olanları biliyor musun? Ama ne var elinde, sarı basın kartı var. Bankamatikleri soyanları biliyor musun, insan öldürenleri biliyor musun? Bunların hepsinin dosyası Adalet Bakanlığında var” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer benim özgürlük alanıma giriyorsa, Cumhurbaşkanına hakaret ediyorsa, Başbakana hakaret ediyorsa, özgürlük olmaz bu. Kusura bakmasınlar, Türkiye bir hukuk devleti” değerlendirmesini yaptı.

Dekan olmak her kadının işi değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bir öğrencinin üniversite yönetimlerine ve dekanlıklarına gençlerin atanması talebi üzerine Erdoğan, dekan olmanın her yiğidin veya her kadının işi olmadığını, dolayısıyla kendisini ispat etmesi gerektiğini dile getirdi.

Kaynak: Sputniknews