3. Havalimanı inşaatındaki direnişin ardından: 28 kişi hakkında tutuklama talebi

Havalimanı inşaatında 14 Eylül’de işçilerin başlattığı eylemin ikinci gününde yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Savcılık bugün, 15 kişinin adli kontrol şartıyla salıverilmesine, 28 kişinin ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar verdi.

14 Eylül’de inşaat işçilerinin 3. Havalimanı inşaatında kötü çalışma koşulları, yaşanan iş cinayetleri ve kazaları sebebiyle başlattığı eylem 2 gün sürmüş, ikinci günde yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Aynı gün İstanbul ve Ankara’da inşaat işçileriyle dayanışmak için eylem yapmak isteyen kişiler de polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmış, 24 saatin ardından serbest bırakılmıştı.

Bugün savcılığın verdiği karara göre, inşaat alanında gözaltına alınan 15 kişinin adli kontrol şartıyla salıverildi, 28 kişinin ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aralarında İnşaat-İş Sendikası yöneticilerinden Yunus Özgür, Deniz Gider, basın sözcüsü Uğur Karadaş, Özkan Özkanlı ve TİP üyesi Yusuf Yılmaz’ın da bulunduğu 28 kişi hakkında savcılık “direnişte aktif rol almaları, kolluk kuvvetlerine direnmeleri, slogan atmaları, organize olarak yürüyüş yapmaları ve kamu malına zarar vermeleri sebebiyle” tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesi kararı verdi.

Kararın ardından İnşaat-İş Sendikası yazılı bir açıklama yayımladı:

İşçi sınıfının direnme ve örgütlenme hakkına hukuksal saldırı

Avukatlarımızın verdiği bilgiye göre Gaziosmanpaşa Adliyesi’ne getirilen sendika yöneticilerimiz ve işçi arkadaşlarımızın savcılık sorgusu bitti. Savcı aralarında dört sendika yöneticimizin de olduğu 28 arkadaşımızı tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti, 15 işçi arkadaşımızın da adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

Sendika yöneticilerimiz Yunus Özgür, Deniz Gider, Uğur Karadaş ve Özkan Özkanlı ile TİP üyesi Yusuf Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 43 işçi arkadaşımız mahkemeye çıkarılmayı bekliyor.

Savcı tutuklama talebinde bulunduğu sendika yöneticilerimiz ve işçi arkadaşlarımız hakkındaki kararını, “direnişte aktif rol aldıkları, kolluk kuvvetlerine direndikleri, slogan attıkları, organize olarak yürüyüş yaptıkları, kamu malına zarar verdikleri whatsapp yazışmaları ve videolarla tespit edilip, kuvvetli suç teşkil ettikleri sebebiyle” şeklinde açıkladı.

İşçi sınıfının direnme hakkına ve örgütlenme özgürlüğüne dönük bu hukuksal saldırıyı milyonlarca işçi affetmeyecektir!

Bunu biliyor ve inanıyoruz!

Sınıf sendikacılığını yargılayan bu mahkemelerden başka bir tutum beklemiyorduk! Günlerdir gözaltında tutulan arkadaşlımızı tutuklamak için polisin nasıl bir mesai harcadığını biliyorduk. Bu mahkemelerin de o fezlekeler ve devletin üst mercilerinden yapılan açıklamalarla hareket edecekleri gün gibi ortadaydı.

Sadece şunu belirtiyoruz: Biz sınıfımızın çıkarlarını savunmak, onunla birlikte sizin bu kan ve irin kokan düzeninizle hesaplaşmamızı güçlendirmek için ne gerekiyorsa tüm bedelleri de ödeyerek onları yapacağız!

Tek bir geri adım atmayacak, bugüne kadar örgütlediğimiz tüm direnişlerle anlam kazanan sendikamızı, sizin işçiler için hazırladığınız sömürü cehennemlerini başınıza yıkacak güçlü bir sınıf örgütüne dönüştürmek için canla başla çalışacağız.

-Gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz!
-İnşaat işçisi köle değildir!
-Kavga, sokak, direniş! Yaşasın İnşaat-İş!