3. havalimanı işçilerinin avukatları: “İşveren çıkarlarının bekçiliği yapılmıştır”

3. havalimanı işçilerinin avukatları bir basın açıklaması düzenleyerek işçilerin tutuklanmasıyla ilgili “işçiler köle, hak aramak suç değildir” diyerek havalimanı işçilerinin serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

3. Havalimanı inşaatında 14 Eylül günü başlayan eylemler sonucunda gözaltına alınan ve tutuklanan 24 işçinin avukatları, kamuoyunda yaratılan bilgi kirliliğine karşılık yaşananlar ve soruşturma sürecine ilişkin doğru bilgilendirme yapma amacıyla bugün İstanbul Barosu Baro Kültür Merkezi’nde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Avukat Songül Beydilli yaptı.

‘İşveren çıkarlarının bekçiliği yapılmıştır’

Gözaltı sürecine dair bilgilendirme yapan avukatlar “İşçiler uykularından uyandırılarak gözaltına alınmış, konteynerlerde işveren temsilcileri ile birlikte dövülmüş, hakaret ve tehditlerle, yakınlara haber vermeden, neyle suçlandığı hakkında bilgi verilmeden, avukatla savunma hakkı hatırlatılmadan ifade alınmaya zorlanmıştır. Daha yakalama ve gözaltı aşamasında tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesi çiğnenmiş, işveren çıkarlarının bekçiliği yapılmıştır” dedi.

İşçilerin başlattığı eylemde işçilerin taleplerini “Tamamen koşullardan kaynaklı bir tepki patlaması olarak ortaya çıkan eylem sırasında işçilerin el yazısı ile yazdıkları her halinden belli olan bin kişilik servis kuyruklarına son verilmesi, koğuşların tahtakurularından temizlenmesi, bir saatlik yemek molasında 40-50 dakikalık yemek kuyruklarına son verilmesi, işverenler ve yöneticiler tarafından aşağılanmama” olarak sıralayan avukatlar bu taleplerin asgari insani talepler olduğunu ve havalimanı işçilerinin yüz yıllar öncesinin kölelik koşullarında çalıştırıldığını söylediler.

İnşaatta yaşanan iş cinayetlerine de değinilen açıklamada, Çalışma Bakanlığının Şubat 2018’de havalimanı inşaatından 27 işçinin öldüğünü açıkladığı oysa İSİG Meclisi’nin verilerine göre 37 işçinin isminin tespit edildiği belirtildi.

Serbest bırakılan işçiler avukatlarla görüşmelerine izin verilmeden inşaata gönderildi

Gözaltı sürecinde avukatların işçilerle görüşmesine izin verilmediğini vurgulayan avukatlar “işçilerin neyle suçlandığı, kaç işçinin gözaltından olduğu, gözaltındaki işçilerin isimlerinin ne olduğu, hangi savcılığın soruşturma yürüttüğüne dair araştırmalarımız sonuçsuz kalmıştır” dedi. Karakol içine dahi alınmadıklarını belirterek serbest bırakılan işçilerin ise avukatlarla görüşmelerine izin verilmeden işyeri servislerine bindirilerek havaalanı inşaatına gönderildiklerini söylediler.

Serbest bırakma öncesi usulüne uygun hekim muayenesi yapılmadığına da değinilirken hekimlerin önlerine Jandarma tarafından konulan sağlık rapor belgelerini imzalayıp mühürlediklerini, daha sonra işçilerin hekimlerin önünden geçerek servis araçlarına bindirildiklerinin bizzat avukatlar tarafından gözlemlendiği ifade edildi.

İşçilerin ifadesi avukat yerine işveren eşliğinde alındı, avukatlara sorgu dosyası gösterilmedi

Birçok işçinin ifadesinini avukatsız alındığını, avukatların alınmadığı ifade alma sürecine işveren ve taşeronların iştirak ettiği ve usulsüz ifade yüzleştirmeler yapıldığı vurgulandı.

Savcı ve hakimlik tarafından soruşturma dosyasının incelemelerine engel olunduğunu söyleyen avukatlar “Bizzat sorgu hakimliği tarafından işçilerin müdafiliğini üstlenen avukatlara yanlış bilgi verilmiş sadece bir klasörün olduğu söylenmiş ve bu bir klasörün uygun oda, masa ve uygun bir inceleme ortamı sağlanmadan sorgu hakimliği duruşma salonunda ve adliye koridorunda çok kısa inceleme olanağımız olmuştur. Sorgu başladığı zaman bir klasör değil, beş klasörün sorgu hakiminin önünde olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir” ifadelerinde bulundu.

Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 24 işçinin tutuklandığı, 19 işçinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı dava ile ilgili avukatlar, “işçilere yöneltilen 2911 sayılı yasaya aykırılık, kamu görevini yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, çalışma hürriyetini engelleme suçlamaları gerçek olmadığı gibi, bu suçlamalar erteleme ve HAGB kapsamında olması nedeniyle hiçbiri, tutuklama nedeni değildir” dedi ve dava dosyasında hiçbir işçi ile ilgili somut bir tespitin bulunmadığını ifade ettiler.

‘Bu, işçilere verilen bir gözdağıdır’

İş cinayetleri ve işçilerin köle gibi çalıştırılmasına karşılık hiçbir ceza verilmediğini söyledikten sonra “işçilerin en temel insan haklarını talep etmesi karşısında; demokratikliği tartışmalı olan yasal düzenlemeler ihlal edilerek baskı ve zor kullanımı, 24 işçinin tutuklanmış olmasının hukuki temeli yoktur” diyen avukatlar yapılan gözaltı ve tutuklamaların hak talep eden işçilere verilen bir gözdağı olduğunu söylediler.

Avukatlar, iktidar yanlısı medya organlarında çıkan iddiaların yalan olduğunu söylediler ve “Akit yazarı Mehtap Yılmaz’ın tüm insani değerlerden uzak, işçilere yönelik nefret suçu niteliğindeki sözleri ile Fatih Altaylı, Hıncal Uluç’un işçilere yönelik aşağılamaları ve iftiraları suçtur” diyerek haklarında suç duyurusunda bulunacaklarını, bu söylemlerin işçilerin haklı mücadelesini karartmaya yönelik bir manipülasyon olduğunu ifade ettiler.

Tutuklanan işçilerin Metris ve Maltepe cezaevlerine götürülmeleri gerekirken Silivri cezaevine nakledilmiş ve farklı koğuşlara dağıtılmış olmalarının işçiler ve aileleri için ikinci bir eziyet sürecinedönüştürülmek istendiğini ifade eden avukatlar, Çalışma Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu ve SGK başta olmak üzere tüm kamu kurumları ve bağımsız kurumları; 3. havalimanı inşaatında yaşanan eksiklik ve usulsüzlükleri tespit etmeye ve sorunların giderilmesi için göre çağırdı.