Ailesi tarafından kaçırılan Şule için kampanya: ‘Şule Duman’a ses ver’

Ankara Üniversitesi öğrencisi Şule Duman’ın ailesi tarafından kaçırılması üzerine kampanya başlatan arkadaşları, “Şule Duman’a ses ver diyor.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Klasik Arkeoloji Bölümü öğrencisi Şule Duman(20), 27 Şubat tarihinde ailesi tarafından üniversitesinin önünden kaçırıldı. 65 gündür Sakarya’nın Kaynarca ilçesine bağlı bir köydeki aile evinde tutulan ve uzun süredir kendisi ile iletişim kurulamayan Şule için arkadaşları “Şule Duman’a ses ver” diyerek sosyal medya kampanyası başlattı. Şule’nin ev arkadaşı Melike P. ile Şule’nin kaçırılmasını ve 65 günlük süreci konuştuk.

“POLİS FOTOĞRAFLARINI ÇEKİP AİLEYLE KONUŞTU

Şule Duman ile Sakarya’dan lise arkadaşı olduklarını ifade eden Melike, Şule’nin bu yıl Ankara Üniversitesine gelmesinin ardından kadın mücadelesi içerisinde yer aldığını ve üniversitesinde bu konuda birçok eylem ve etkinliğe katıldığını dile getirdi. Polisin, Şule’nin bu eylem ve etkinliklerden fotoğraflarını çekerek ailesine gönderdiğini ve “Kızınız terör örgütleriyle hareket ediyor” dediğini aktaran Melike, bu olayın ardından Duman ailesinin Şule’yi kaçırdığını ifade etti. Melike, “Ben Şule’nin kaçırıldığı gün yoktum ama gayet okulun içerisinden, herkesin içinde arabaya sokulup götürülmüş. Bir arkadaşımıza ‘Babam beni kaçırıyor’ diye mesaj atmış, öyle haberim oldu” dedi.

“JANDARMA ‘PROBLEM YOK’ DEDİ”

Kaçırılmasının ardından üç gün kadar Şule ile iletişim kuramadıklarını ifade eden Melike, dördüncü gün kısa bir telefon görüşmesi yapabildiklerini dile getirdi. Melike, aynı gün Şule’nin, polisi arayarak şikayetçi olduğuna dair kendilerine haber verdiğini belirtti. Şule’den haber almalarının ardından Sakarya’daki arkadaşları ile iletişime geçen Melike, arkadaşlarının emniyete giderek durumun takipçisi olduklarını ifade etti. Melike, Şule’nin ailesinin köyde yaşaması nedeniyle jandarma ile iletişim kurduklarını belirtti. Jandarmanın başta olaya çok ilgili yaklaştığını dile getiren Melike, “Ancak oraya gittikten sonra bize ‘Ailesinin yanında, problem yok. Size başka bilgi veremeyiz’ dediler” diye konuştu.

“İFADESİNİ BASKI ALTINDA VERDİ”

Şule’nin şikayetçi olduğu zamanki ifadesini bir ay sonra öğrenebildiklerini ifade eden Melike, bu ifadede Şule’nin şikayetçi olmadığını aktardı. Melike, “İlk günden itibaren Sakarya Barosu’yla da irtibat halinde kalmaya çalıştık ama barodaki avukatlar da ya hafife aldılar ya kendilerini geri çektiler. En son avukatımız iki kez şikayetçi oldu. Elimizde ekran görüntüleri vardı. Avukat bunları savcıya iletti ve yeniden ifadesinin alınmasını istedi. Çünkü ifadesinin baskı altında alındığı çok belliydi. Bize ifadeyi verdikten sonra attığı mesajlarda da orada kalmak istemediği açıktı. Ne var ki Kaynarca’daki iki savcı da bunları görmek istemedi, ikisi de takipsizlik verdi.” dedi.

“SON ÇARE OLARAK SOSYAL MEDYAYA BAŞVURDUK”

Şule’nin kaçırılmasından bu yana her yolu denediklerini ifade eden Melike, son çare olarak sosyal medyaya başvurduklarını dile getirdi. Melike, “Maalesef sosyal medyayı bir kıstas olarak almaya başladılar. Orada kamuoyu oluşmadıkça sanki haksızlık, hukuksuzluk yok gibi davranıyorlar” diye konuştu. Şule Çet davasının avukatı Umur Yıldırım’ın bu süreçte kendilerine destek olduğunu belirten Melike, seslerinin duyulmasını ve Şule’nin kurtarılmasını istediklerini belirtti.

Kaynak: Ekmek ve Gül

Yorum Yazın