Batmanlı kadınlar: İstismar davasının peşini bırakmıyoruz

Batmanlı kadınlar, cinsel istismara maruz bırakılıp fuhşa zorlanan 14 yaşındaki G.’nin davasının peşini bırakmamakta kararlı.

Batman’da 14 yaşındaki G’nin ve onlarca çocuğun cinsel istismara maruz bırakılarak fuhşa zorlanmasının yankıları sürerken, ifade dahi vermediği iddia edilen isimlerin arasında birçok patron ve AKP’ye yakın isimler olduğu öne sürülüyor. Dosyada gizlilik kararı olduğu için dava süreciyle ilgili sağlıklı bilgilere ulaşılamıyor. Dava sürecinde 4 kişi tutuklanırken, tutukluların adının açıklanmamasına kadınlar tepkili. Bilgi kirliliğinin önlenmesi için gizlilik kararının kaldırılması gerektiğini söyleyen kadınlar, toplumda oluşan huzursuzluğun da bu şekilde giderileceğini ifade ediyorlar.

Evrensel’in haberine göre; Batman’daki sistematik istismar ve fuhuş olayını değerlendiren kadınlar, “Nefes alamıyoruz, boğuluyoruz” diyerek yaşanılan olayın özellikle kadınlarda yarattığı olumsuz etkiye dikkat çekiyor.

‘Birçok aile olayı örtbas etti’

Batman’da yaşayan DTK Kadın Komisyonu Üyesi Derya Aslan yaşanılan durumun toplumun kırılma noktası olduğunu anlatarak, “Mahalle komisyonları aracılığıyla olayı ilk duyduğumda bireysel bir refleksle ‘Neden kimse müdahale etmiyor’ dedim. Biz bunları konuşurken olay genç bir kadın şahsında patlak verdi. 4 kişinin tutuklandığı, 20-30 kişinin kefaretle serbest bırakıldığı ve Batman’da 30-40 genç kadının bu fuhuş şebekesi tarafından  tuzağa düşürüldüğü bilgisi geldi. Mahallelere araştırmaya gittiğimizde insanlar kendini deşifre etmeden alttan alta bilgi vermeye başladılar. Aman duyulmasın, bilinmesin, diye insanlar kendini sakladı. Birçok aile tarafından olay örtbas edildi. En çok üzerinde durduğumuz olay çocukların yaşının çok küçük olmasının yanı sıra zorla fuhuş yaptırılan çocukların görüntülerinin satılması oldu. Görüştüğümüz aileler çok fazla isim verdiler ama kendilerini sakladılar” dedi.

‘Kadınlar böyle bir toplumda nasıl yaşar?’

Bir kadın olarak durumun kendini çok rahatsız ettiğini söyleyen Aslan, “İlk duyduğumda birkaç gün uyuyamadım. ‘Buna nasıl sessiz kalındı, insanlar neden engellemedi?’ diye düşündüm. Bir kadın olarak böyle bir toplumda nasıl yaşayabilirsiniz? Geçen günlerde Batman’ın yerel bir gazetesinde buralı bir iş adamının kendini tanıtan röportajını okudum. Orada ‘Batman’da  en rahatsız olduğunuz konu nedir’ diye bir soru soruluyor ve ‘Beni en çok kadınların yırtık pantolon giymesi rahatsız ediyor’ diye bir cevap veriyor. Batmanlı kadınlar bu anlayışın olduğu bir yerde yaşamak zorunda kalıyor. Böyle bir zihniyete karşı mücadele ediyoruz. Biz artık nefes alamıyoruz, boğuluyoruz. Birçok kadın örgütünün burada çalışma yürütmesi gerekiyor, sadece bizimle olmuyor maalesef. Ben bireysel olarak tek başıma kalsam dahi bu olayın ortaya çıkarılması için elimden geleni yapacağım” dedi.

Gizlilik kararının kaldırılması gerektiğini söyleyen Aslan, “Bu insanların teşhir edilmesi gerekiyor, sonuç ne olursa olsun. Ben kiminle konuştuğumu, esnafın kim olduğunu bilmek istiyorum. Belki sürekli alışveriş yaptığım esnaftır, bahsettikleri her gün oturduğumuz kafelerdir. Bilmek biz kadınları rahatlatıp, üzerimizdeki bu tedirginliği ve soru işaretlerini de yok edecektir” diye ifade etti.

‘Haber değil vicdan meselesi’

Olayın ortaya çıkarılmasını sağlayan Şûjin Muhabiri Şilan Özhan, olayın kentte ilk etapta istismar olarak duyulduğunu, sistemli bir fuhuş olayı olduğunun bilinmediğini kaydetti.

Özhan, şunları kaydetti: “DBP’nin mahalle meclisleri üzerinden araştırma yaptık ve olayı bu şekilde öğrendik. Bilgiye ulaşmakta ciddi zorluklar yaşadık. Araştırmaya başladığımızda elimizde söylentiler dışında hiçbir bilgi yoktu. Bazı insanlar yardımcı oldu, bazıları olmadı ya da olamadı. Fakat araştırdığımız her yeni gün yeni bilgiler edindik ve bu bilgiler karşısında ciddi anlamda kanımız dondu. Ve her sabah uyandığımızda birbirimize insanların nasıl bu kadar kötü olabildiğini sorduk. Bunu gören, araştıran, yanlışlıkla da olsa duyan insanların nasıl bu kadar sessiz kalabildiklerini sorguladık. Bir çocuğun nerede yaşadığı, ne giydiği, ne yaptığı ya da nereli olduğu önemli değil. Çocuğun kimliği çocuktur çünkü. İlk olarak haber boyutuyla baktık olaya ama daha kötü bir durumla karşılaştık, oturup ağlama durumuna geldik. Çünkü iş artık vicdan meselesiydi.”

‘İddialar açıklanmalı’

Konuya ilişkin konuşan HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli de, yaşanılanın iddia olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bana gelen telefonlardan da öğrendiğim bunun bir çete olduğu, küçük kız çocuklarını tuzaklarına düşürerek fuhşa zorladıkları ve bu iş üzerinden para kazandıklarıdır. Bu yönlü net bilgilerimiz var. Kadınlar siyasette, sosyal ve kültürel alanda özne olmak istiyor. Bu yaşanılan olayı kadının özne olmasını engelleyen zihniyetten bağımsız düşünmemek gerekiyor.

50 yıldır Batman’da yaşıyorum ve iyi biliyorum ki bu olaydan sonra bir çok aile kız çocuklarını okula göndermeyecek, denetleyecek, sosyal ve siyasal alana çıkmasına izin vermeyecek. Özellikle geri toplumlarda namus kavramı kadının bedeni olduğu için korumakla sorumlu hissedecek. Aksi takdirde kadın cinayetlerine bir zemin hazırlayacak bu olay. Batman bir dönem kadın intiharlarının yoğun olduğu bir kentti. O dönem İHD Batman Şubesi başkanıydım ve kadınların öldürülüp intihar süsü verildiği çok olay yaşadık. Ortaya atılan iddialar bir an önce açıklanmalı, suçlular yargılanmalı. Aksi takdirde burada yaşanan durum Türkiye’de ki bütün toplumlara yansıyarak ahlaki bir yozlaşmaya dönüşecektir.”