Yola ‘Ben kadın değil miyim?’ sorusuyla başladı

Dünya tarihinin ilk ve en önemli kölelik karşıtlarından biri olarak tarihe geçen feminist isimlerden , geçmişten günümüze kadar gelen, “Ben kadın değil miyim?” diye sorarak köleliğe karşı bir yaşam mücadelesi yürüttü.

New York’ta bir kölenin kızı olarak 1797 yılında dünyaya gelen Sojourner Truth, 86 yıllık ömründe 13 çocuk dünyaya getiren ve çocuklarının çoğunun köle olarak satıldığına tanıklık eden feminist bir isim olarak tarihe geçti. Tarihte önemli bir yer tutan feminist hareket ile hak, adalet, eşitlik, özgürlük kavramlarının tartışılmaya başlandığı dönemde yaşayan Truth, 1820’lerde çok genç bir kadınken kendisini öldüresiye döven ve çocuklarını satan “efendisinden” kaçarak köleliğe karşı feminist bir yaşam mücadelesi yürüttü.

Çocuklarının pek çoğunu kaybettikten sonra, kaybedecek pek bir şeyi kalmadığına inanan ve bu yüzden mücadeleden hiç kaçmayan Truth için bundan sonra kalabalık mitinglerde çocukluğundan beri yaşadığı bütün baskıları, şiddeti gözünü kırpmadan anlatmak kaldı. Çocukken “efendisi” tarafından sık sık nedensiz yere kırbaçlandığını ve üstündekileri yırttıktan sonra bir direğe bağlandığını söyleyen Truth, sadece kendi çektiklerini değil, kölelerin çalışma koşullarını da açık açık anlatarak bu insanlık dışı uygulamanın sona ermesi gerektiğini açıkladı.

Kölelik yanlılarının fikirlerini değiştirdi

Her defasında küçücük koğuşlarda onlarca siyahın barındığını, sınırsız çalışma saatleri sonucunda kimi insanların açlık ve bitkinlikten öldüğünü anlatan Truth, bütün gün çalışan siyahların çoğu zaman hayvanlara verilen küspe tarzı yemeklerle beslendiğini, özellikle siyah kadın ve çocukların çektiklerinin korkunç olduğunu cesaretle anlatıyordu. O zamana dek acımasız ve zengin köle sahiplerinin davranışları çoğu zaman gizli kalmış, onlara karşı tanıklık yapabilecek çok az siyah çıkmıştı. Tüm bunlar, Truth’u dinleyenleri dehşete düşürmüştü. Onun anlattıkları sayesinde kimi kölelik yanlıları fikirlerini değiştirmeye başlamıştı.

Kölelik karşıtı gösterilere katıldı

Truth, 1840’larda köleliğe karşı en önemli protesto gösterilerine katılarak belagat yeteneği ile insanları meydanlara toplamayı başardı. Fikirlerini açık ve net ifade edebilen ve protestocular karşısında dimdik duran Truth, bu nedenle kısa sürede kölelik karşıtı hareketin önemli isimlerinden biri oldu. Hem siyah hem de kadın olması onun ırkının ezilmesiyle birlikte yaşadığı sorunları da dile getirmesini sağlamıştı.

‘Ben kadın değil miyim?’

1847’de özgürlüğüne kavuşan Truth, 1851’de Akran Ohio’daki Uluslararası Kadınlar Konvansiyonu’na katıldı ve toplantıda Ain’t I a Woman (Ben kadın değil miyim?) başlıklı kısa konuşmasını okudu. O konuşmasında geçen “Oradaki adam, kadının arabaya binerken, çukurlardan atlarken yardıma ihtiyacı olduğunu ve her durumda başköşeye oturtulması gerektiğini söylüyor. Arabaya binerken veya çamurdan geçerken bana kimse yardım etmedi ya da en iyi yeri vermedi. Ben bir kadın değil miyim?” sözleri toplantıyı protesto edenlerin bile gözlerinin dolmasına neden oldu. Bu cümlesinden sonra tarlada ve evde en ağır işlerde çalışmaktan kasları belirginleşmiş sağ kolunu yukarı doğru büküp yumruğunu sıkarak haykırdı: “Ben toprağı sürdüm, ektim, ürünü ambarlara taşıdım ve başımda bir erkek yoktu. Ben bir kadın değil miyim?” Onun bu hareketi, feminist hareketlerde kullanan güçlü kadın sloganı olan “We can do it (Yapabiliriz)”in de doğuşudur.

Oy hakkı mücadelesi verdi

ABD’deki kadınların oy hakkı mücadelesi başladığında yine ön saflarda yer alan Truth,  iç savaş boyunca da aktif olarak çalıştı. 1864 yılında Afro-Amerikalılar’ın (Siyah Amerikalılar) yaşam koşullarının düzeltilmesi ile ilgili bir dernekte çalışmaya başladı. 1870 yılında Amerika Kadın Hakları Derneği’ne katıldı ve ölene dek kadınların oy hakkı için mücadele etti. Truth, köleliğin kaldırıldığını görecek kadar uzun yaşadı; ama daha vereceği çok eşitlik mücadelesi olduğunu söylüyordu.

1883 yılında 86 yaşındayken hayata gözlerini yumduğunda Truth, artık özgür bir kadındı ve diğer kadınların da özgürleşmesi için verdiği mücadelenin haklı gururunu yaşadı. Bu yüzdendir ki Truth, bir feminist ve dünya tarihinin ilk ve en önemli kölelik karşıtlarından biri olarak tarihe geçti.

Kaynak: mezopotamyaajansi.com