DİSK Güvenlik-Sen’in ihbarcı yönetimi “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma”dan yargılanacak

DİSK Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Arslan, Genel Sekreter Hüseyin Ünlü ve Mali Sekreter Doğan Özdemir sendikaya üye işçileri ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla’ devlete ihbar etmiş işçiler gözaltına alınmıştı. Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan işçilerin yönetime karşı açtığı bütçede yolsuzluk davasının duruşma tarihi belli oldu. İşçiler DİSK ve Genel-İş yönetimini, CHP’li ve HDP’li vekilleri 11 Eylül 2018 tarihinde görülecek duruşmaya, dayanışmaya bekliyorlar.

Kamuoyunda; “üyesini ihbar eden sendika başkanı” olarak bilinen süreç İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nca 2016 yılından itibaren DİSK Güvenlik-Sen başkanı, bir kısım yönetim kurulu üyeleri ve denetleme kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması ile başlamıştı.  Nisan 2017’de yapılan genel kuruldan birkaç ay sonra yeni yönetim kurulundan üç kişi de benzer gerekçelerle aynı kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Neticede her iki soruşturma birleştirildi. Soruşturma kapsamında özetle; yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri olan Serdar Aslan, Doğan Özdemir, Ayşe Ağar Akgün, Cengiz Başaran,  Hüseyin Ünlü, Cuma Karakaya, Evren Adıgüzel, Nevran Artan, Ümit Acar genel kurulda belirlenen bütçeye aykırı harcamalar yapıldığı, sendikanın gelirlerine sendika yöneticilerinin fiilen el koyduğunu, kişisel menfaat temin ettiklerini, genel kurul kararı olmaksızın kendilerine maaş bağlandığını, denetleme kurulu üyelerinin bu hususların tamamını bilmesine rağmen göz yumduklarını hiçbir şekilde denetleme yapmadıkları halde geriye dönük olarak yapmış gibi gösterdiklerini bu durumun yapılan denetimde ortaya çıktığını, hileli mal alımları yapıldığını, zimmete para geçirildiği, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal olmak üzere suç işledikleri ileri sürülmüştü. Savcılık tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde şikâyetçilerin iddialarını destekleyen birçok veri elde edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporuna rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.

Bu aşamadan sonra Avukat Mürsel Ünder’in hukuki desteğiyle işçiler kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etti. İtiraz sonrasında yapılan değerlendirmeyle şikâyet edilenlerden sadece genel başkan Serdar Aslan ve Doğan Özdemir hakkında itiraz kabul edildi ve haklarında dava açıldı. Açılan davada her iki sanık hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı. Dava İzmir 22 Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ve ilk duruşması 11 Eylül 2018 tarihinde.

“İKİ SANIK HAKKINDA DAVA AÇILMASI OLUMLU. FAKAT DOSYA İNCELEMESİNDE EKSİKLİKLER VE YANLIŞLIKLAR VAR”

Şikayetçi işçiler Nadir Yazıcı, Zülfikar Karatay ve Salih Şenol’a hukuki destek veren Avukat Mürsel Ünder’in duruşma tarihi ve ihbarcı yönetimle ilgili görüşleri şu şekilde:

İki sanık hakkında dava açılmış olması elbette oldukça önemli fakat gerek savcılık tarafından gerek itiraz makamı mahkeme tarafından dosyanın yeterince incelenmediğini çok ciddi eksiklikler ve yanlışlıklar barındırdığını düşünüyoruz. Davaya konu olaylar sadece sendikaya çok sınırlı para girişinin olduğu 2016 sonuna kadar inceleme yapılmış itirazlarımıza rağmen 2017 ve sonrası dönem hiç incelenmemiştir. Ayrıca her iki sanıkla birlikte hareket eden, menfaat temin eden diğer şüpheliler hakkında bilirkişi raporunda yapılan olumsuz tespitlere rağmen dava açılmamış olması soruşturmanın çok ciddi eksikliklerindendir. Dava açılmamış şüpheliler ve iddianame konusu edilmemiş suçlarla ilgili tüm yasal süreçleri işleteceğimizi sonuna kadar sürecin takipçisi olacağımızı bildiririz.

İşçilerin alınteriyle kurulmuş olan sendikaya mafyatik bir şekilde çöreklenen, disiplin kurulu kararıyla ihraç edilmesine rağmen ısrarla koltuğu terk etmeyen, birlikte yönetime geldikleri kişilerce çok kısa süre içinde zimmet, sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal gibi çok ciddi suçlamalara rağmen görevlerine devam eden bu süreçte üyelerin çok ciddi sorunlarına çözüm üretmeyen, kayıtsız kalan sözde sendikacılardan bir an önce kurtulmasının özel güvenlik emekçilerine ve Güvenlik-Sen’e ciddi katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Açılan dava sonucunda aynı zamanda ihraç edilmelerine rağmen göreve devam eden sanıkların en azından yargılama sonuçlanana kadar görevlerini bırakmalarının zorunlu olduğunu düşünüyoruz.

“GERÇEK ADALET İŞÇİLERİN BU İHBARCI YÖNETİM ANLAYIŞINA YUMRUĞUNU İNDİRMESİYLE GELECEK”

DİSK Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Arslan, Genel Sekreter Hüseyin Ünlü ve Mali Sekreter Doğan Özdemir  tarafından ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla’ devlete ihbar edilen işçi Salih Şenol’un sürece ilişkin görüşleri ise şu şekilde:

Aralık 2016 tarihinde, DİSK Güvenlik-Sen’in Genel Sekreteri olduğum süreçte bütçede usulsüzlük, yolsuzluk ve şeffaf olmayan uygulamalar sebebiyle bir dava açmıştım. Süreç devam ediyordu. Nisan 2017 kongresinden sonra yönetime giren iki işçi arkadaş Nadir Yazıcı ve Zülfikar Karatay ikinci bir yolsuzluk davası açtılar. Bu davalar birleştirildi.

Sendikanın Disiplin Kurulu’nda demokratik süreçler işletilerek DİSK Güvenlik-Sen Genel Başkanı Serdar Arslan, Genel Sekreter Hüseyin Ünlü ve Mali Sekreter Doğan Özdemir hakkında ”görevden  el çektirilerek kesin ihraç edilmesi” kararına rağmen işgal ettikleri koltukları terk etmediler. Gayri meşru yönetim anlayışıyla devam ediyorlar.

Duruşma tarihi belli oldu. Hukuku işletmeye çalışıyoruz. Gerçek adaletin işçi sınıfının bu ihanetçi yönetim anlayışına karşı yumruğunu indirmesiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Mahkeme süreci bir araçtır.

Hak-İş’e bağlı Öz-İş Sendikasına kayyım atandı yolsuzluk ve usulsüzlüklere dava açılması sebebiyle. Bu bile adaletin bir nebze yerine geldiğini gösterir. Kayyım konusunda yanlış bir algı var. Kayyım ebediyete kadar orada olacak demek değil. Kongre sürecini hızlandırır daha önce başka sendikalarda olduğu gibi.  Bu yönetim zaten bitmiştir. İhbarcılık yapmıştır. Bazen eskiyi yıkmadan yeniyi inşa edemezsin. Bunun da yolu kongrelerdir. Yeniyi inşa etmenin, yeniden güç toplamanın yoludur kongreler.

“İŞÇİLER BU PESPAYE YÖNETİME TARİH ÖNÜNDE HESAP ÖDETECEK”

Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri’nden Garip Karatay duruşma tarihinin belli olmasını olumlu karşıladıklarını ve DİSK ve Genel-İş yönetimini, CHP’li ve HDP’li vekilleri 11 Eylül 2018 tarihinde görülecek duruşmaya dayanışmaya beklediklerini dile getirdi. Karatay’ın sürece ilişkin ifadeleri şu şekilde:

Güvenlik-Sen içinde İşçi Meclisi anlayışını benimsemiş işçiler olarak biz daha önce de yönetim tarafından devasa harcamaların ve usulsüzlüklerin olduğunu beyan etmiştik. Bu usulsüzlük hukuk nezdinde de görülmüş ki dava konusu oluyor. İşçilerin aidatlarıyla  gelecek inşa etmek isteyenlerin hesap vereceği günler bunlar. Bunlar bence iyi günleri. İşçiler bu pespaye yönetime tarih önünde hesap ödetecektir. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu çatısı altında yolsuzluk, usulsüzlük, ihbarcılık yapan bu isimler işçinin yüzüne bakamayacak hale gelmelidir, gelecektir de.