Ege Emekli Birliği: ”DİSK’in yönetimleri gölge etmesinler yeter”

Ege Emekliler Birliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden kadro davası açtıkları için işten çıkartılan Mahir Kılıç ve arkadaşları için bir metin yayınladı. Mahir Kılıç’ın açlık grevinin ve direnişin 159. günündeyken, Ege Emekliler Birliği, DİSK ve Genel-İş yönetimini eleştiren bir metin kaleme aldılar. Metni sizlerle paylaşıyoruz:

”DİSK’in Genel-İş’inin anlı şanlı yöneticileri Kocaoğlu ile Mahir’lerin hakkını alacakları iddiası ile görüştüler.
Daha önce belirtmiştik, DİSK Bölge Temsilcisinin dahliyle Kocaoğlu ve bürokratları tarafından işten çıkarılan emekçilerin, direnişinin karşısındaki eziklikle, gerçek bir işçi sendikasının Mahir’lerin tekrar işbaşı yaptırmak için kullanılabilecek sendikal haklarını kullanmaktan acizlerin, işçinin hak ve ekmek mücadelesine hiçbir katkı bulunamamasını, ellerinden bir şey gelmemesi bahanesine sığıntılarının bizce kabul edilebilir tek bir gerçeği vardır;
Sınıf işbirlikçiliği!

DİSK yönetimleri artık, bir dönem gizli saklı yaptığı, ‘sınıf işbirlikçisi’, ‘uzlaşmacı’ sendikacılığın ve bu politikanın temsilcisi ‘sendikal bürokrasi’nin sendikal hareket içinde yerini alenen pekiştirmekte beis görmüyor.
DİSK’in sendikal hareketin bugün içine sürüklendiği bunalıma çekilmesine yol açan dayanakları işçi sınıfı kitlesinin sendikal mücadelenin dışına itilerek, sendikal mücadelenin sendikacılarla patronlar ya da temsilcileri arasındaki görüşmelere indirgenmiş olması olarak ayan beyan ortalığa dökülmüş durumdadır.

Devlet, hükümetler ve özel ve kamu patronlarıyla uzlaşma; sermayenin çıkarlarının gözetildiği ölçüde emeğin, işçi sınıfının çıkarlarının da gözetileceği tezini benimseyerek geliştirilen DİSK’in arkasında durduğu sendikacılık, sınıf işbirlikçisi, reformcu sendikacılık anlayışı, halk ve işçi yığınları arasında bütün itibarını yitirmeye mahkumdur.

İşçi sınıfının mücadele tarihi göstermektedir ki:
İşçi sınıfı iktidarı yolunda samimi olan her işçi, her sendikacı için sınıf sendikacılığına yönelmekten başka bir seçenek yoktur. İşçi sınıfı mücadele tarihi bize ‘yenilgiye uğradığı bir alanda yeniden savaşabilme cesaretini gösteren tek sınıfın işçi sınıfı olduğunu’ göstermektedir. Ve sınıfın bu yeteneği; sınıf sendikacılığına gönül vermiş sendikacıları ve işçileri cesaretlendiren bir özelliktir.
DİSK’in yönetimleri gölge etmesinler yeter!”