Esnaf “İyi değiliz” dedi, AKPli Hayati Yazıcı “Terbiyesiz” diyerek tehdit etti

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, beraberindeki heyet ile birlikte Rize’nin Fındıklı ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Esnaf Şükrü Aksoy, ziyarete gelen AKP Genel Başkanı Hayati Yazıcı’nın “Nasılsınız?” sorusuna “İyi değiliz, nasıl iyi olalım?” dedi. 

Rize, Fındıklı’da AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın esnaf ziyareti sırasında esnaf Şükrü Aksoy, ziyarete gelen AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın “Nasılsınız?” sorusuna “İyi değiliz, nasıl iyi olalım?” dedi. Aksoy’un sorusu üzerine sessizlik oluştu. Oluşan sessizlik sırasında konuşmaya devam ederek Yazıcı’ya, “İyi olmamızı mı bekliyorsunuz?” dedi. Bunun üzerine AKPli Belediye Başkanı Adnan Özbalaban, “terbiyesizlik yapma” sözü ile Aksoy’u azarlayarak soruları yanıtsız bıraktı. Oluşan gerginlik çevreden gelen esnafın müdahalesi ile sakinleşti. Esnaf’ın gelmesi ile Hayati Yazıcı “Tamam tamam” diyerek işletmenin önünden ayrıldı.

Yazıcı ve beraberindeki heyetin alandan ayrılması ile belediye zabıtaları Şükrü Aksoy’un eşinin yanına gelerek işletmesinin önündeki masaları kaldırmalarını, kaldırmadıkları takdirde her gün ceza yazacaklarını söyleyerek tehdit etti. Aksoy, diğer işletmelerin masa ve sandalyelerine izin verilirken kendisine yapılan muamelenin kabul edilemez olduğunu belirtti. Bunun üzerine zabıta ekipleri Aksoy’a “Belediye Başkanı öfkeli. Birkaç gün kaldır, sonra tekrar çıkarırsın” dedi.

Aksoy: “Ben burada mağdur değilim. İtiraz ettim, hakkımı savundum.”

Esnaf Şükrü Aksoy ise yaşananları şöyle anlattı:

“AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, belediye başkanı, adaylar seçim gezisi yaparken eşimle birlikte çalıştığımız dondurma dükkanıma da geldiler. Üstten bakışları vardı. Benim dükkanım da anti- faşist. Bütün etkinliklerin afişleri yıl boyu asılıdır. 1 mayıs, 6 mayıs afişleri vardı. Elimde su bardağı, su içiyordum. Hayati Yazıcı ‘nasılsınız’ diye sordu. Ben de ‘iyi değiliz’ dedim. Bir sessizlik oldu. ‘İyi olmamızı mı bekliyordunuz?’ deyince, ikinci bir sessizlik ve soğuk bir hava oldu. Buranın belediye başkanı bana 5-6 metreden ‘terbiyesizlik yapma’ diye seslendi. Ben de ‘sen ne hakla bana terbiyesiz dersin, asıl terbiyesiz sensin’ dedim. Onlar ayrıldılar gittiler. 15 dakika geçti, zabıta görevlileri eşime masa ve sandalyelerin kaldırılmasını söylemiş. 15 dakika sonra zabıta amiri yan tarafta dükkanı olan kayınbiraderime masa ve sandalyelerin kaldırılacağını ve afişlere ceza kesileceğini söylemiş. Buna bir tepki oluştu, dayanışma oluştu. Gece 12.00’ye kadar insanlar burada oturdu. Esnaf ve Sanatkarlar Odası belediye ile görüştü. Belediye başkanını, başkanlık döneminden beri tanıyorum. Mazlumken iktidarlaştı diyebiliriz. Ben burada mağdur değilim. İtiraz ettim, hakkımı savundum. İktidar karşısında eğilip bükülmedim Bu itiraz kültürüne gereksinim var. Fındıklı Rize’de ‘hayır’ın çıktığı tek yer, HES yapılamayan tek yer. Burada böyle bir dayanışma vardır.”

Kaynak: Cumhuriyet