Gazete Hayır’ın bir yanıta yanıtı

Geçenlerde Bekir Sami Paydak’ın İştirakî’de “İran ve Devrimci Tutum” gibi hayli iddialı bir başlıklı yayınlanan yazısına, Gazete Hayır’ın eleştiri-yorumuyla birlikte yer vermiştik. Buna yanıt yazma gereği duyan yazar, yorumumuzun okurda “önyargı” oluşturduğundan bahsediyor. Benzer şeyleri tekrarladığı için bu yazısını yayınlamıyoruz. Paydak’ın yanıtına buradan ulaşabilirsiniz. Yanıtımızda “önyargı” konusuna değinecek ve bazı hatırlatmalarda bulunacağız.

İnternet, medya yazarlığını kolaylaştırdı; bunda sıkıntı yok. Ama şurada var: Kerameti kendinden menkul bir kısım solumsu yazar da bu sayede dilediği gibi ahkâm kesme olanağı buldu. Bu tür yazılara rastladıkça, eleştiri-yorumlarımızla birlikte yayınlamayı işimizin bir parçası olarak görüyoruz. “Sol” denilen şey yazmaktan ibaret olmadığı gibi, herkesin içine doldurulacağı bir çuval da değil. Karşılıksız emek verilerek ve bazen can bedeli yapılan işler, çalakalem değersizleştirilemez.

Yorumlarımızın “önyargı” oluşturduğuna gelince: Elbette önyargı oluşturuyor ve okur bizim gibi düşünsün istiyoruz. Yazar sanki başka amaçla mı yazıyor? Mademki medyada ucu bucağı belirsiz bir yazma “özgürlüğü” var, biz de bundan yararlanıyoruz!

Yazar özetle, yorumumuza “çarpıtmışlar” diye yanıt veriyor. Yazı ve yorum yan yana, çarpıtma varsa görülür. Ve yanı sıra, çarpıttığımızı ileri sürdüğü konuları “ öyle demedim, böyle dedim” diye tekrar açıklamaya çalışıyor. Bu, ilk yazıya yama yapmak anlamına gelir. Gelecek sefere daha iyi düşünüp yazarsa, bu tür yamalara gerek kalmaz.

Yazar bu yamasında “solun güçlü bir özne olarak var olmadığı” bir isyanın desteklenmemesi gerektiğini ısrarla vurguluyor. Eğer bu mantığı bir “son yargı” haline gelene dek sürdürürsek; İranlı bir solcunun “evet, biz bu isyanda güçlü değiliz, öyleyse sesimizi kısıp evde oturalım ve ancak iktidar sokağa çağırdığında dışarı çıkalım” demesi gerekir. Ayrıca bize “siyasi kör” diyen yazar, isyancılara ABD’nin açık desteğinin kanıtı olarak Trump’ın twitlerini gösteriyor. Snowden, “eğer Trump isyancılara destek verecekse, neden google’ın İran üstündeki yasaklarını kaldırmıyor” diye soruyor. Aynı soruyu biz de yazara yöneltelim: Bu durumda Trump’ın twitlerinden isyana destek çıkaran yazar, ABD’nin İran’a uyguladığı google yasağından ne gibi bir yorum çıkarıyor?

Son olarak yazar sık sık “devrimci düzlem” diye bir şeyden bahsediyor. Eğer ezilenlerle ezenler arasında bir hesaplaşma olacaksa, burada olmalıymış. Nerede bu düzlem? Adresini versin de İranlı devrimciler oraya gitsinler. Devrimler kendi yollarını kendileri açar. Önceden bir öznenin, fikrin, eylem biçiminin varlığına bağlıymış gibi gelişmezler. Bunun en somut örneği, bizzat İran İslam Devriminin kendisidir. Gelecek hakkında bazı öngörülerde bulunulabilir ama bunların hiç biri kesinlik taşımaz. Üstelik geleceği kesin biliyormuş gibi ifadeler kullanan yazar, bu satırlarını “kadere inanlara” ait bir yayının sayfalarında dile getiriyor. Bir isyanın içinde yer almazlarsa, nerede güçlenecek İran’ın devrimcileri? İran’da “devrimci tutum”, iktidara karşı evinde oturmak mı?

Bütün buna rağmen, İran Devletinin ABD ve İsrail karşıtlığını olumlu bulduğumuzu da ekliyoruz. Bir zahmet yazar bir dahaki yanıtında, İştirakî okurlarına bunu böyle söylediğimizi de duyuruversin. Çünkü karşılık verdiği satırlar o sayfalarda yer almıyor. Yani bize yönelttiği “çarpıtma” iddialarını, kendisi fazlasıyla yapıyor.