Gazprom’un Avrupa’da başı belada mı? – Mühdan Sağlam (Gazete Duvar)

Gazprom Rusya’nın en büyük şirketlerinden. Şirketin geliri de azımsanmayacak cinsten. 2017’de şirket net 11.41 milyar dolar kâr elde etti. Şirketin bir önceki yıla göre gaz satışında artış olmasına karşın kârında yüzde 25’lik bir düşüş yaşandı. Bunun başlıca nedenleri, borçlar, masraflar ve Naftogaz tazminatları. Nitekim şirket, 2.3 milyar dolarlık rezervini Naftogaz’a ödemek için ayırmış durumda.

19 Haziran’da Ukrayna enerji şirketi Naftogaz, İngiltere’de bir yetkili mahkemenin Gazprom’un İngiltere ve Galler’deki varlıklarını dondurduğunu duyurdu. “İngiltere’deki Gazprom varlıklarının durumunu neden Ukrayna enerji şirketinden duyuyoruz” sorusu akla gelecektir. Yanıtı, kararın merkezinde Ukrayna olduğu için.

Gazprom ile Naftogaz’ı karşı karşıya getiren neden ne? Gazprom’un Avrupa’daki varlıkları nerede yoğunlaşıyor? İngiltere bu kararı uygulamaya sokan ilk ülke mi? Gazprom tazminatı neden ödemiyor? Ukrayna neden varlıkların dondurulması için uğraşıyor? ABD’nin bu süreçte payı var mı? Bu hafta, bu sorular ışığında Gazprom’un durumunu ele alacağız.

Kapanmayan hesap: Gazprom – Naftogaz Savaşı

SSCB Avrupa’ya gaz aktarmaya başladığında, Ukrayna SSCB’nin parçası olan cumhuriyetlerden birisi ve transit duraktı. 1991’de SSCB dağılıp, herkes yoluna gidince var olan enerji ilişkileri de yeniden konumlandırıldı. Doğal gaz akışının yapıldığı duraklar güncellendi. Nihayetinde Ukrayna, artık Rusya’dan hem gaz alan hem de Rus gazının Avrupa’ya ulaşmasını sağlayan transit ülke konumuna geldi.

Gazprom’un 2005’te sübvanse edilmiş fiyatlarla gaz satışını ortadan kaldırması, Gazprom ile Naftogaz arasında ilk gerilimin yaşanmasına neden oldu. Tahkime havale edilen süreç 2009’da daha büyük bir krize gebeydi. Hem fiyat hem de borç konusunda karşı karşıya gelen iki şirketin anlaşmazlığı bu sefer Gazprom’un en güçlü olduğu Avrupa piyasasına da yansıdı. Gazprom Ukrayna’dan alacağını tahsil etmek için bu ülkeye giden gazı kesti. Bunun üstüne Ukrayna, “çok da dertti, ben de Avrupa’ya gideni kullanırım” deyince sinirlerine hakim olamayan Gazprom “el mi yaman, ben mi yaman” demekten kendini alamadı ve tarihi bir hata yaparak Avrupa’ya giden akışını yavaşlattı. Başta Balkan ülkeleri olmak üzere kış ortasında gaz almayan Avrupa ülkeleri Gazprom’u sert biçimde eleştirdi.

Nihayetinde iki şirket sorunu bir şekilde halletse de Gazprom’un imajı yara aldı ve Rusya gaz vanasını siyasi bir araç olarak kullanmakla suçlandı. Güncel biçimde enerji tedarikçisi çeşitlendirmesinde Gazprom’a alternatif arayışında da 2009 krizi hep örnek verildi veriliyor.

2014’te iki şirket borç yüzünden yine karşı karşı geldi ve Gazprom Avrupa Komisyonu’nun kefil olmasıyla Ukrayna’ya gaz akışı da, sorunlar da devam etti.

Tedarikçinin ötesinde: Gazprom’un Avrupa’daki varlıkları

Gazprom Rusya’nın en büyük doğal gaz şirketi olmasının yanında küresel olarak da konumu güçlü bir şirket. Latin Amerika, Avrupa, Afrika, Asya Pasifik şirketin varlık bulduğu ve varlığını güçlendirmeye çalıştığı bölgeler. Avrupa ise Gazprom için ayrıca önemli. Şirket, 2017’de Avrupa doğal gaz pazarının yüzde 36’sını elinde tutarak en büyük tedarikçi unvanına sahipti. Rus devinin Avrupa’ya aktardığı gaz miktarı geçtiğimiz yıl rekor kırarak 194 milyar metreküp (bcm) oldu. Hali hazırda aktif hatlarla Gazprom Avrupa’ya üç kolla ulaşıyor. Kuzey Akım I ile Baltık Denizi üstünden Almanya’ya şimdilik tek Rusya-Avrupa doğrudan hattı, Rusya—Belarus-Polonya –Almanya güzergahını izleyen Yamal Avrupa Hattı ve Ukrayna üzerinden gaz ileten en eski hat Bratrstva (Kardeşlik) Hattı.

Tedarikçiliğinin yanında Gazprom Avrupa piyasasında yatırımcı kartvizitine de sahip. Almanya, Fransa ve İtalya’da yoğunlaşmak üzere şirketin 25 Avrupa ülkesinde ortaklıkları ve varlıkları var. Gazprom’un Avrupa’da enerji dışında medyadan finansa kadar uzanan 100 yakın alt şirketi bulunuyor. Almanya, İtalya ve Fransa aynı zamanda şirketin Wintershall gas, FRAgas, Volta ve Promgas gibi büyük ortaklıklarının olduğu ülkeler. Ayrıca Kuzey Akım II Projesini inşa edecek olan Nord Stream 2 şirketinin merkezi İsviçre’de. Yani, Gazprom’un Avrupa’daki varlıkları adeta bir ağ gibi kıtayı sarmış durumda.

Tencere dibin kara, seninki benden kara davası

Ukrayna ile Rusya arasında suların durulmaması, Gazprom ile Naftogaz ilişkilerine de yansıyor. İki şirket, çuval dolusu belgeyle Stockholm Ticaret Odası Tahkim Enstitüsü yolunu sık sık aşındırıyor.

Gazprom ve Naftogaz arasında 2014’te karşılıklı iddialarla başlayan tahkim sürecinin nedeni 2009’da gaz akışını ve fiyatlandırma ve transit geçişi düzenleyen anlaşma. Taraflar anlaşmayı sorunlu buluyor ve birbirini yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor. Tahkim kurulu, Şubat 2018’de Gazprom’un Naftogaz’a 4.63 milyar dolar, Naftogaz’ında Gazprom’a 2 milyar dolar ödemesine ve 2018’den itibaren Gazprom’dan yıllık 5 bcm gaz almasına hükmetti. Böylece Gazprom’un Naftogaz’a ödemesi 2.6 milyar dolara indi. Bu karar ve davaların sürekli karşılıklı açılıyor olması iki şirketten birinin tamamen haklı olmadığını gösteriyor.

Son karara dönük bir uyarıda bulunmakta fayda var. Hollanda, İngiltere ve Galler’de alınan karar varlığa el koyma değil, varlıkların dondurulması. Bu da şu demek: Gazprom, bu ülkelerde bulunan varlıklarını elinden çıkaramayacak. Gazprom’un 5 Haziran 2018’de resmi açıklaması dikkate alındığında zaten şirketin böyle bir niyeti yok. Dolayısıyla karar Gazprom’un kendisinden çok imajına zarar veriyor. Şirketin Avrupa’daki varlıklarına el konulması demek aynı zamanda tazminatın tahsili için varlıkların satışı demek. Bunun içinse yeni bir tahkim kararı gerekiyor. Hali hazırda böyle bir karar gündemde değil. Gazprom yeni bir karşı dava için hazırlıklarını tamamlıyor. Peki şirket neden 2.6 milyar dolarlık bu borcu ödememeyi tercih ediyor?

Koca Gazprom neden tazminatı ödemiyor?

Gazprom Rusya’nın en büyük şirketlerinden. Şirketin geliri de azımsanmayacak cinsten. 2017’de şirket net 11.41 milyar dolar kâr elde etti. Şirketin bir önceki yıla göre gaz satışında artış olmasına karşın kârında yüzde 25’lik bir düşüş yaşandı. Bunun başlıca nedenleri, borçlar, masraflar ve Naftogaz tazminatları. Nitekim şirket, 2.3 milyar dolarlık rezervini Naftogaz’a ödemek için ayırmış durumda.

Gazprom’un tazminatı ödemeye direnmesinin verilerden de anlaşılacağı üzere mali sıkıntı değil. Sorun çok boyutlu. İlk olarak, Gazprom yeniden tahkime giderek çıkacak sonuca göre karar almak ve süre kazanmak istiyor. İkicincisi, Gazprom’un Naftogaz’ın bu hamleyle Kuzey Akım II projesinin yapılmasını engelleme girişiminde olduğuna inanması. Dahası Avrupa piyasası tam hedefinde olmasa da ABD’nin bu süreçte Ukrayna’yı yönlendirdiği iddiası. Gazprom’un ABD’ye dönük bu iddiası temelsiz değil. ABD 2017’de Rusya’yı hedef alan yaptırımlarında Kuzey Akım II’nin yapılmamasını da hedeflemişti. Dahası, Rus enerji şirketleriyle belirli bir oranı aşan ortaklıklarda ortaklığı yapan şirketleri ABD pazarından men edeceğini ifade etmişti. Rusya ve AB ülkeleri ABD’ye karşı tutum alırken, Polonya, Ukrayna ve Bulgaristan gibi transit ülkeler kararı memnuniyet verici bulmuştu.

Üçüncüsü, Gazprom’un rezervinde pay ayırdığı ve sürekli karşılıklı anlaşmazlığa düştüğü Naftogaz’la ilişkisini sınırlandırma gayreti. Ukrayna’ya gaz tedariki sorun olmasa da en azından Ukrayna’nın transit ülke olmasını istemiyor. Dördüncüsü, Gazprom’un bu perspektifi ile Rusya, Ukrayna politikası uyarınca ve onu transit ülke olmaktan alıkoymaya dayanan cezalandırma pratiği örtüşüyor. Gazprom’un Kremlin ile doğrudan bağı düşünüldüğünde bu argüman güçleniyor. Son olarak, Naftogaz’ın sıkıştırma hamlesi olarak şirketlerin varlıklarını dondurma girişiminin de sınırlı kalacağını öngörüyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin yanında İsviçre icra memurları ülkelerindeki Kuzey Akım II şirketini ziyaret etmiş, ancak şirketin varlıklarına dokunmamıştı. Bu da Gazprom’un öngörüsünü destekliyor. Özellikle 2017 Rusya yatırımlarında Almanya başta olmak üzere büyük Avrupa ülkelerinin ABD’yi eleştiren tavırları dikkate alındığında şirket haksız görünmüyor. Dolayısıyla Gazprom son İngiltere hamlesine rağmen tazminatı ödemek konusunda aceleci olmayacak, en azından Kuzey Akım II bitene kadar.

Ukrayna da benzer biçimde 2014’te Rusya’nın Avrasya Ekonomik Birliği yerine AB Doğu Ortaklığı’nı seçmesi sonrasında pekişen Rusya karşıtlığını hem kendisini savunmada hem de transit ülke konumunu kaybetmemekte kullanıyor. Örneğin Kiev’in Kuzey Akım II inşa edecek şirketlerin varlıklarının dondurulmasını hedeflemesi, dahası Avrupa ülkelerinin genelinde Gazprom’un varlıklarını dondurma girişimi böyle ele alınabilir. Ayrıca ABD’nin Rusya’yı Avrupa pazarında sınırlandırma girişimi dikkate alındığında ABD ile yakın işbirliği yaparak politik olarak Rusya ile AB’ye karşı elini güçlü tutmaya çalışıyor. Ekonomik ve stratejik olarak da ABD’nin karşı olduğu Kuzey Akım II yapılamaması durumunda ekonomik ve stratejik olarak kazanan olacak.