“Gençler gazetecilik yapmak istemiyor”

TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, iletişim fakültesi mezunlarının medya üzerindeki baskılar yüzünden gazetecilik yapmak istemediğini söyledi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Diyarbakır’da gazeteciler, kentteki gazetecilerin çalışma koşullarını değerlendirdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, üniversite mezunlarının gazetecilik yapmak istemediklerine dikkat çekerek bunun en önemli nedenlerinden birinin de muhalif medya üzerindeki baskı olduğunu ifade etti. Gazete Duvar’ın Diyarbakır Temsilcisi Vecdi Erbay ise, bütün medya üzerinde baskı kurulduğunu, iktidara yakın gazetelerde çalışan insanların da işten kovulma korkusu yaşadığını anlattı.

“Gazeteciler işsiz”

TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, dünyada tutuklu gazetecilerin üçte ikisinin Türkiye’de bulunduğunu belirterek, 1990’lar öncesinde ve bugün, muhalif basının hep iktidarın baskısına maruz kaldığını söyledi. Oral, TGS’nin verilerine göre, Türkiye’de en az 143 medya çalışanının cezaevinde tutulduğunu kaydetti. İktidarın gazetecileri “terörist” olarak hedef göstermeye çalıştığını kaydeden Oral, “Hal böyleyken Türkiye’de medyanın özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil. 15 Temmuz bahane edilerek ilan edilen OHAL sürecinde 200’e yakın kurum ve kuruluş kapatılmış. İnternet medyacılığına yüzlerce kez erişim engeli getirildi ve hâlâ getirilmeye de devam ediliyor” hatırlatmasında bulundu.

“Gazetecilik yapmak istemiyorlar”

Üniversite mezunlarının gazetecilik yapmak istemediklerine dikkat çeken Oral, bunun en önemli nedenlerinden birinin de muhalif medya üzerindeki baskı olduğunu ifade etti. Oral, “Çünkü iktidar haber üretmeyen gazeteciyi daha çok seviyor. Haber yapan gazetecidense haber yapmayan gazeteci daha makbuldür. Ülkede basının yüzde 96’sını iktidar doğrudan kontrol ediyorsa iletişim fakültelerinden mezun olan gazeteci arkadaşlarımızın gazetecilik yapmamasının nedeni de çok rahatlıkla anlaşılabilir” dedi.

Tutuklanma korkusu hakim

22 yıldır gazetecilik yapan Gazete Duvar’ın Diyarbakır Temsilcisi Vecdi Erbay da, çalıştığı basın yayın organlarının sürekli kapatıldığını ve yeni isimlerle yollarına devam ettiğini belirtti. Erbay, ’90’lı yıllarda gazetecilerin infaz edildiğini, bazı gazetecilerin sürgüne gönderildiğini hatırlatarak, “Bugünkü sürece baktığımızdaysa ciddi bir baskı var. Her an tutuklanabilirim korkusu hakim olmuş durumdadır. Daha önce Kürt medyası üzerinde baskı yapılırken, şimdi bütün medya üzerinde baskı kuruluyor. İktidara yakın gazetelerde çalışan insanların da işten kovulma korkusu söz konusudur. Yaptıkları haberden dolayı, benimsedikleri ideolojiden dolayı hükümet yanlısı çalışan gazeteciler de zorluk yaşıyor” şeklinde konuştu.

“Şiddetin şekli ve boyutu değişti”

Daha önce insanlara mikrofon uzattıklarında bir sorun yaşamadıklarını belirten Erbay, “Bundan önceleri elimizde mikrofonla sokaklara gittiğimizde ülke gündemiyle ilgili olarak insanlar çekinmeden mikrofona konuşabiliyordu. Şimdi herhangi bir alana veya sokağa gittiğimizde insanlar benden kimlik soruyor ve konuşmak istemiyorlar” diye konuştu.

“Kadınlar için var olma mücadelesi”

JINNEWS Kürtçe Editörü Roza Metina ise, “Her zaman istenilen şey, kadının iki adım geride kalmasıdır. Özellikle de mücadeleci, kendi haklarını arayan kadınlara karşı bir saldırı gerçekleştiriliyor. Kadın gazeteciliğiyle birlikte kadınlar, eril zihniyete karşı var olma mücadelesi vermiştir” diye konuştu. OHAL’le birlikte gazetecilere yönelik baskıların yapıldığını kaydeden Metina, şöyle devam etti: “OHAL’in bittiğini söylüyorlar; ama OHAL bitmedi. OHAL artık resmiyete girdi. Bundan sonraki süreçte, kalıcı OHAL’in gazetecilik üzerinde etkisini daha ağır hissetmeye başlayacağız. Son olarak da JİNNEWS bürosuna yapılan saldırıyı gösterebiliriz.”