Güvenlik-Sen İşçi Meclisi: İhbarcılar derhal defolun

Güvenlik-Sen İşçi Meclisi yayınladığı açıklama ile sendika üyesi işçileri ihbar eden Güvenlik-Sen Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin ihraç edildiğini duyurdu.

Güvenlik-Sen’de yaşanan ihbarcılık skandalı sonucu Disiplin Kurulu, Güvenlik-Sen Başkanı Serdar Aslan ve Yönetim Kurulu üyeleri Doğan Özdemir ve Hüseyin Ünlü hakkında soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonucunda ihraç kararı alınmış fakat ihbarcı başkan Serdar Aslan ihraç kararını iade edeceklerini söylemişti.

Güvenlik-Sen İşçi Meclisleri konu ile ilgili bizimsendikamız.org sitesinde bir açıklama yayınladı. İşçiler kararın kabul edilmemesinin Disiplin Kurulu’nu yıpratmaya yönelik olduğunu söyleyerek kararın iadesinin mümkün olmadığını vurguladılar.

‘Bu üç yöneticiye asıl hak ettiklerini verecek olan yine bu yok saydıkları işçi iradesi’

İşçi Meclisleri yaptıkları açıklamada “Bu üç talihsiz, tarihsiz meczup yöneticiye asıl hak ettiklerini verecek olan yine bu yok saydıkları işçi iradesi ve işçi organı olan işyeri komiteleri ve konseyleri olacaktır” diyerek Disiplin Kurulu üyelerine teşekkür ettiler.

Açıklamanın tam metni şu şekilde;

İhbarcılar derhal defolun!

Bizler taşeron işçileri olarak devleti yönetenler, yasa koyucular ve patronlarla, yasaların önünde eşit olmadığımızı çok iyi biliyoruz. Çocukluktan itibaren durmadan bu durumu kanıksamamız, kabullenmemiz isteniyor. Sınıf mücadelesi tarihinin birçok onurlu mücadelenin yanında dünyaya egemen kapitalizmin eşitsiz, sömürü düzeni ile mücadele etmek için kurulmuş kurum ve temsiliyet pozisyonlarının da ne çabuk bu düzenin bir parçası olabildiğinin örnekleri ile dolu olduğunu da biliyoruz. Elbirliği ve büyük özverilerle kurduğumuz DİSK / Güvenlik-Sen’in başına musallat olan dünün “işçisi” yöneticiler bize bunu çok iyi, bir daha hiç unutmayacağımız şekilde öğretti. İbretlik bir deneyim bahsi geçen.
Haklarında dolandırıcılık, hırsızlık, görevi kötüye kullanma, ihbarcılık ile bir sürü iddia, dava, kanıt ve arkasında sendikal mücadeleye bıraktığı zarar ile beraber o koltuklarda hâlâ nasıl oturabildiklerini biz ancak devlete, AKP’ye baktığımızda anlayabiliyoruz.
Bizim ülkemizde devlet ve yasa koyucular, bırakın yasalar önünde örtük bir eşit olma halini kendi kurumlarının altını oyma pahasına kendi koltuklarının peşinden gider. Zafer Çağlayan, Egemen Bağış gibiler bu durumun en güncel örnekleridir. Saray iktidarının tüm pratiği bunun en somut örneğidir.. Güvenlik-Sen yöneticisi Serdar Aslan, Doğan Özdemir, Hüseyin Ünlü gibi parazitler büyük sendika beyi abilerinden aldıkları dersleri dinlemişler. Onlarca meclis açıklamamızda bunları çok ayrıntılı kamuoyuyla paylaştık. Haklarında disiplin kurulunun vermiş olduğu karar karşısında, büyük bir aymazlıkla ve utanmazlıkla onların karar verme yetkisinin olmadığından dem vuruyorlar! Şimdi de Disiplin Kurulunu itibarsızlaşmaya soyunmuşlar. İşyerlerinde disiplin kurulu üyesi kardeşlerimizi yıpratmak için çirkefçe sözler sarf ediyorlar. Disiplin Kurulunu sınıf sorumluluğuyla ve erdemli davrandığı için tebrik ediyoruz. Yönetim kurulunun Disiplin Kurulu kararını tartışma, geri iade etme, gözden geçirilmesini isteme yetkisi yoktur. Disiplin Kurulu tıpkı yönetim kurulu gibi genel kurulca seçilen bağımsız bir organdır. Almış olduğu kararı tartışma yetkisi sadece genel kurula aittir. Bu açıdan tartışmaya açık bir durum yoktur. İhbarcılık, işbirlikçilik, hırsızlık gibi suçlara bulaştıkları onlarca kanıtla açık olan yöneticiler için alınan karar geç ama çok önemlidir. Sınıfsal sorumluluğun ve emekçilerin haklarını koruma erdeminin bir parçasıdır. Sendikalardaki yönetimlerde bu denli bir yozlaşma yaşanırken ayrıca kıymetlidir. Yönetim kurulunun suça bulaşmamış üyeleri artık sorumsuzluğa son vermelidir. Bu üç rezili sendikamızdan uzak tutmanın yolu açılmalıdır. Tüm sendika üyelerimiz bu rezil üçlüyü her türlü sosyallikten dışlamalı, insani ilişkilerini kesmelidir. Adının başında tarihsel değeri büyük olan devrimci sıfatının taşındığı bir işçi sendikasında alınması gereken doğru devrimci tutum budur.
Bu üç talihsiz, tarihsiz meczup yöneticiye asıl hak ettiklerini verecek olan yine bu yok saydıkları işçi iradesi ve işçi organı olan işyeri komiteleri ve konseyleri olacaktır. DİSK tarihine anlamlı bir etik-siyasi not düşen Disiplin Kurulu üyelerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağolsunlar, varolsunlar.

Güvenlik-Sen İşçi Meclisi

http://gazetehayir.com/guvenlik-sen-baskani-uyesini-cumhurbaskanina-hakaret-etti-diyerek-devlete-sikayet-etti/

http://gazetehayir.com/disk-guvenlik-sende-ihbarcilik-skandali/

http://gazetehayir.com/guvenlik-sen-baskanindan-skandal-savunma-sikayet-ettik-ama-vazgectik/

http://gazetehayir.com/guvenlik-sen-yonetiminden-skandal-aciklama-iscisini-ihbar-eden-baskana-istifa-degil-disiplin-yolu/

http://gazetehayir.com/iscileri-ihbar-eden-guvenlik-sen-baskani-ve-uyelerine-ihrac-istemi/