Hayırdan Sonra gönüllüsü Ertuğrul Çelik: Alçay KHK’larla atılan hocalarına sahip çıktığı için tutuklandı

OHAL sürecinde KHK’lar eliyle dizayn edilen üniversitelerde ihraç edilen akademisyenlerin yanı sıra hocalarına sahip çıkan ve bu siyasi ihraçlara referandumda ‘hayır’ diyerek tepki gösteren öğrenciler evleri basılarak gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Bir çok öğrencinin sudan sebeplerle okulundan ve hayatından edilmek istendiği bir dönemde Hayırdan Sonra gönüllüsü Alçay Çelik ve 7 SGDF üyesi öğrenci 1 Mayıs sabahı evleri basılarak gözaltına alındı. SGDF üyesi Gözde Demirel ile Hayırdan Sonra gönüllüsü Alçay Çelik örgüt üyesi olmak suçlamasıyla, sosyal medya paylaşımları dışında hiçbir gerekçe gösterilmeksizin tutuklandı.

Alçay’ı tutuklu bulunduğu Şakran Kapalı Kadın Cezaevi’nde ziyaret eden Hayırdan Sonra gönüllüsü Ertuğrul Çelik OHAL ile birlikte memlekette ve üniversitede yapılan baskıları Gazete Hayır‘a değerlendirerek, ”Alçay arkadaşımız üniversite ve kadın mücadelesinin içinde olduğu ve KHK’larla ihraç edilen hocalarına sahip çıktığı için tutuklandı. Alçay özgürlük isteminin bir bedeli olduğunun bilicinde ve morali yerinde” dedi. Hayırdan Sonra gönüllüsü Ertuğrul Çelik’in açıklamaları şöyle:

‘Üniversiteliler yoğun polis şiddeti ve soruşturma furyasıyla hareket edemez hale getirilmeye çalışıldı’

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Tayyip Erdoğan yüzde bir dahi olsa bir risk istemiyorum demişti. İlan edilen OHAL ile darbe girişimi kendi iktidarlarının konsolidasyonu ve kendi kitlesinin asabiyesini güçlendirme açısından bir imkan ve fırsata dönüştü. FETÖ ile mücadele diye ifade edilse de onun hedefinde toplumsal muhalefet vardı. Gazeteciler, aydınlar, milletvekilleri, Kürtler ve üniversiteler sindirilmesi, susturulması gereken hedeflerdi. KHK’larla üniversitelerden muhalif solcu akademisyenler ihraç edildi. Üniversiteliler yoğun polis şiddeti ve soruşturma furyasıyla hareket edemez hale getirilmeye çalışıldı.

‘Referandumda ‘hayır’ diyenlere yönelik baskılar sonucun şaibeli olduğunu gösteriyor’

Referandum sürecinde hayır diyenlere yönelik baskı ve saldırılar aslında sonucunun hileli ve şaibeli olduğunu gösteriyordu. Referandum sonrası hayıra sahip çıkan bir çok insan gözaltına alındı hatta tutuklandı. 1 Mayıs sabahı Alçay da ‘referandumda evet çıkması sonucu ‘hayır bitmedi’ provokasyonu ile gezi olaylarını yeniden organize etme ve 1 Mayıs’ta provokasyon yaratma şüphesiyle’ savcılığın talimatıyla evi basılarak göz altına alındı. Mahkeme Facebook’ta Rojava’da ölen arkadaşlarının resimlerini paylaştığı için örgüt üyeliğinden tutuklanması kararı verdi.

‘Alçay, KHK’larla ihraç edilen hocalarına sahip çıktığı için tutuklandı’

Rojava’da IŞİD barbarlığına karşı savaşan bu insanlar bizim yakın zamanda üniversitelerde birlikte mücadele verdiğimiz, sohbet ettiğimiz; hüznümüzü ve sevincimizi paylaştığımız devrimci kardeşlerimizdir. Alçay’ın da arkadaşlarıydı onlar. Tabi ki sadece paylaşım yaptığı için değil, üniversite ve kadın mücadelesinin içinde olduğu ve KHK’larla ihraç edilen hocalarına sahip çıktığı için tutuklandı Alçay. Çünkü çıt çıkmasın istiyorlar. Korkalım, sinelim ki bir adım öne kimse çıkamasın istiyorlar. Ama bir adım öne çıkanlar var, küçük çoban ateşleri yakıp geceyi aydınlatmak ve bu ateşin harlanması için bedenini açlığa yatıranlar da var.

Muhalif, solcu, demokrat, sosyalist devrimci diye kendimizi ifade ettiğimiz bizler o ya da bu biçimde geyikli geceyi arıyoruz. Ama herkesin unuttuğu şeyi biz hatırlamazsak ona varamayız: Döğüşmeden geyikli geceyi kurtaramayız.