Honduras: Gayri meşru seçim, isyan ve OHAL – Deniz Özge Gürsu (sendika.org)

Orta Amerika ülkesi Honduras’ta 26 Kasım günü gerçekleştirilen genel seçimlerde sandıkların büyük çoğunluğu açılmışken önde olan “Diktatörlüğe karşı Muhalefet İttifakı” adayı Nasralla, elektriklerin kesilmesiyle kendisini bir anda mevcut başkan Hernandez’in gerisinde buldu. Gayri meşru seçim sonuçlarını tanımayan muhalefetin çağrısı üzerine halk ayaklandı…

Orta Amerika ülkesi Honduras’ta 26 Kasım günü genel seçimler yapıldı. Sandıkların yüzde 70’i açılmış ve “Diktatörlüğe karşı Muhalefet İttifakı” adayı Salvador Nasralla, ABD desteklli sağ Ulusal Birlik’in adayı Juan Orlando Hernandez karşısında yüzde 45’e yüzde 40 önde iken ilginç bir olay gerçekleşti: Elektrikler gitti! Seçim Kurulu’nun internet sitesine 36 saat boyunca ulaşılamadı. Ve site geri geldiğinde Honduraslılar daha da “ilginci” ile karşılaştı. Hernandez, Nasralla’nın yüzde 1 puanla önüne geçmişti.

Nasralla ve oyların yüzde 14’ünü alan diğer merkez sol aday Manuel Zelaya seçim sonuçlarını tanımadıklarını açıkladı ve oylamanın tekrarlanmasını istedi. Muhalefet liderlerinin çağrısı üzerine kitleler sokağa döküldü. Halk, seçimlerde yaptığı yolsuzlukla iktidarı bırakmama niyetini ortaya koyan diktatör Hernandez’e karşı ayaklandı. Polisin gösterilere yönelik saldırılarında, aralarında 19 yaşında bir kadının da bulunduğu beş kişi hayatını kaybetti. Gösteriler sürerken 1 Aralık günü olağanüstü hal ilan edilerek anayasal haklar 10 gün süre ile askıya alındı.

4 Aralık günü bir grup polis, yüzlerinde maskelerle açıklamada bulunarak, seçim hilesine karşı sokağa çıkan halka karşı şiddet uygulamayı reddetti ve 5 Aralık’tan itibaren genel grev çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından hükümet karşıtı kitleler yeniden sokaklara aktı. Ne var ki polis içinde hükümetin emrine uyarak saldırıları sürdürenler de vardı ve ölü sayısı 14’e yükseldi.

2009 kırılma noktasıydı

Son seçimlere de katılan merkez sol Liberal Parti (LIBRE) lideri Manuel Zelaya, 2006’da yüzde 45 oy ile seçilmiş ve başkanlığı döneminde kıta genelinde esen sol rüzgârın bir parçası olmuştu. Chavez liderliğindeki Venezüella ile yakın ilişkiler kurmuş, Honduras’ı Amerikan Halkları için Bolivarcı İttifak’a (ALBA) dâhil etmişti. Kendisi de toprak sahibi olan Zelaya, asgari ücreti yüzde 50 artırmış, yoksulların sağlık harcamalarına bütçe ayırmıştı. Zelaya tüm bu hamlelerle halkın desteğini kazanırken parti içi muhalefetin ve ABD destekli Honduras burjuvazisinin tepkisini çekmişti.

2008 ekonomik krizi petrol ve emtia fiyatlarını aşağı çekince Venezüella başta olmak üzere Latin Amerika’nın sol hükümetleri sosyal programlarını ve kıtasal işbirliği projelerini finanse ettikleri kaynakları yitirmeye başladı. Toplumsal destek ve hükümetler arası işbirliği zayıflamaya başladı. Bu da arka bahçesindeki sol kabarıştan hoşnutsuz olan ABD’ye müdahale için uygun bir zemin hazırladı.  Kırılma noktası, ABD’nin 2009’da Honduras’ta tezgâhladığı darbe oldu.

Ordu, “Yeni bir anayasa hazırlayacak kurucu meclis hayata geçirilsin mi” sorusunun yöneltileceği referandumu bahane ederek 28 Haziran 2009 sabahı darbe yaptı. Zelaya sınır dışı edildi, halk oylaması iptal oldu. ABD’nin desteklediği Ulusal Birlik Partisi, hükümeti devraldı. Honduras darbesiyle eşzamanlı olarak Kolombiya’da yeni ABD üsleri kuruldu. Hem darbe tehdidinin hem de ABD askeri aygıtının geri dönüşü, duraklama evresindeki sol iktidarları geri adım atmaya zorlayan bir basınç yarattı. 2009, Latin Amerika’da sol iktidarların egemen sınıflarla uzlaşma yoluna gittikleri ve zamanla Paraguay, Arjantin ve Brezilya’da sivil darbelerle iktidarı sağa devrettikleri bir gerileme sürecinin başlangıcı oldu.

2013’te de aynı senaryo

Honduras’ta ilerici örgütlenmeler sistematik olarak kanla bastırıldı. Neoliberal Ulusal Birlik Partisi’nin adayı Hernandez 2013 yılında yapılan düşük katılımlı seçimi kazandı. AGİT gözlemcileri ve muhalefet seçim sonuçlarının hileli olduğunu savunuyordu.

2017 senesine geldiğimizde Honduras’ta yine benzer sonuçla karşılaştık. Ancak bu kez önceki seçimlerin aksine insanlar sandıklara gitti ve Diktatörlüğe karşı Muhalefet İttifakı’nın adayı Nasralla’nın parasız sağlık ve parasız eğitim vaadine oy verdi.

Honduras Yüksek Seçim Mahkemesi Başkanı David Matamoros seçimlerden 2 hafta sonra 10 Aralık günü yaptığı açıklamada, toplam 4 bin 753 sandıktaki oyların tekrar sayıldığını söyledi. Matamoros, oy sayımı sonuçlarına göre muhalefet adayı Salvador Nasralla’nın yüzde 31.5 oy aldığını mevcut Başkan Juan Orlando Hernandez’in yüzde 50.1 oy oranıyla seçimin birincisi olduğunu açıkladı.

Sessizlik neden?

Venezüella’da sağ muhalefet sokağa çıktığında, Chavezci iktidara uluslararası müdahale çağrısında bulunan ABD; Honduras’ta yönetiminin baskısına, sokakta insanları katletmesine karşı sessiz kaldığı için protesto ediliyor. Haftalardır süren protestoların bir hedefi de ABD konsolosluğu. Öte yandan ABD’nin, neoliberal hükümeti desteklemesi ve seçim hilesine karşı sokaklara dökülen sol muhalefetin haklı taleplerini görmezden gelmesi hiç de anlaşılmaz değil. Tuhaf olan, Honduras halkının bütün ezilenlere örnek olan bu haklı mücadelesinde çok sınırlı bir enternasyonal dayanışma görmüş olması.

Honduras’ta yaşananları yakından takip edelim. Anlatılan biraz da bizim hikayemiz…