Hüda, Aslı ve Songül öğretmenin direnişini duydunuz mu? – Evrim Kepenek (JIN NEWS)

KHK ile çok sevdikleri öğretmenlik mesleklerinden ihraç edilen 3 kadın öğretmen, aylardır Kadıköy’de oturma eylemi gerçekleştiriyor. Bulundukları yeri direniş alanına döndüren öğretmenleri yurttaşlar ve öğrenciler yanlız bırakmıyor.

İstanbul Kadıköy’de Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri, pek de olağan olmayan bir hareketlilik yaşanıyor. Yüzlerce kişinin uğrak noktası olan Boğa Heykeli’nin hemen karşısında, çiçekçilerin yanındaki alanda, önce “KHK’lar iptal edilsin, Nuriye ve Semih işine iade edilsin” yazısı göze çarpıyor, sonra halaylar başlıyor. “KHK’ler gidecek biz kalacağız” sloganının da yükselmeye başlaması ile üzerinde “İşimi ekmeğimi geri istiyorum” yazılı önlükler giyen KESK üyesi öğretmenlerin etrafını kalabalık sarıyor. Neredeyse basının hiç ilgi göstermediği oturma eylemin yağan yağmura, soğuyan havaya aldırmayan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edilmiş öğretmenler tarafından haftalardır düzenlendiğini öğreniyoruz.

Öğretmenlerine iyi bakmaya çalışıyorlar… 

Öğretmenler oturma eylemi yaptıkları alanı adeta kendi yaşam alanlarına çevirmişler. Kendilerinden bilgi almak için yanlarına yaklaşan hemen herkesi, sıcak bir çay yanında koyu bir direniş sohbeti ile karşılaşıyorlar. Bazen de tam tersi bir durum yaşanıyor. İstanbul’un uzak semtlerinden geldiğini öğrendiğimiz bir grup genç, direnişteki öğretmenlere portakal getirmiş. “Sizin iyi beslenmeniz gerek” diyen gençlerle sohbet ederken, gözleri pırıl pırıl olan öğretmenlerden biri de, edebiyat öğretmeni Hüda Yıldırım. Öğretmenliği hiçbir zaman ekonomik getirisi olan bir meslek olarak görmediğini anlatan Hüda, amacının öğrencilerine kitap sevdirmek olduğunu söylüyor. Hüda, 9 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 10’uncu yılında ihraç edilmiş. Bu nedenle de oldukça öfkeli, “Buralara kolay gelmedik, yıllarca sıralarda dirsek çürüttük. Biranda işinizin elinizden alındığı söyleniyor. Üstelik ‘terörle alakası olabilir’ denilerek. Masumiyet karinesi çiğnenmiş oluyor. Çünkü böyle bir ceza yok hakkımızda” diyor.

‘Kendi kabuğumuza çekilmemizi istediler, başaramadılar’

Hüda ve arkadaşları haftanın 4 günü sokaklarda oturma eyleminde. Kimi zaman Kadıköy’de kimi zaman Bakırköy ve Kartal’da, yaşadıkları haksız ihraçları anlatıyorlar. “İhracın bize yapmak istediğini başaramadılar” diyen Hüda, “Bizi, kendi kabuğumuza çekilip çaresiz tükenmiş hissi ile bırakmak istediler ama bunu yapamadılar. Biz buraya bu alanlara çıkarken çok umutluyuz. Asıl demokrasi mücadelesi veriyoruz” diyor.

‘Demokrasi isteyen insanlarız’

Heyecanlı bir öğrenci grubu ellerinde simitlerle geliyor. Yine KHK ile ihraç edilmiş Aslı Akdemir, “Öğrencilerimi çok özledim” diyerek sözlerine başlıyor. Aslı, kendisinin öğrencilik yıllarında da laik, bilimsel ve parasız eğitim için mücadele ettiğini hatırlatarak, “Benim ihraç sürecim çok önceden başlamıştı. Şimdi buraya gelen herkese tek tek yaşadıklarımı anlatıyorum. İnsanlar ne olduğunu tam bilmiyor. Bizim terörist değil demokrasi isteyen insanlar olduğumuzu anlattığımızda, anlıyorlar. Bizler mesleğimize dönmeye kararlıyız” diye ekliyor.

‘Yeter ki haklı olduğumuzu anlatalım’

KHK ile öğrencilerin arasından çekip alınan isimlerden biri de Songül Tunçdemir. Yaşananlar karşısında çok öfkeli olduğunu söyleyen Songül, haksızlığa uğradıklarını kaydediyor. 13 Şubat’ta ihraç edildiğini ve 20 Şubat’ta mücadele kararı aldığını anlatan Songül, o günden bu yana sokaklarda mücadelesini sürdürdüğünü belirtiyor. Songül, “KESK sokakta kurulmuş bir mücadele örgütü yine sokaktayız. Güzel günler göreceğiz, yeter ki mücadele edelim ve haklı olduğumuzu herkese anlatalım” ifadelerini kullanıyor.

KHK mağduru eğitimcilerin oturma eylemine destek vermek isterseniz haftanın 4 günü Kartal, Bakırköy ve Kadıköy’de halayların sesine kulak vermeniz yeterli.