Hukuk Öğrencileri Meclisi: Nuriye Gülmen ve Semih Özakça serbest bırakılsın!

Anayasa değişikliği referandumu sürecinde sokak sokak gezerek yurttaşlara ‘yeni anayasayı’ anlatan Hukuk Öğrencileri İzmir Meclisi, Ankara’da Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için eylem yapan kitleye polisin saldırması ve yapılan gözaltılara ilişkin bir açıklama yayınlayarak, ”Hukuk öğrencileri olarak bizler, öğrendiklerimizde ısrar ediyoruz. Nuriye ve Semih’i serbest bırakın” dedi.

16 Nisan’da yapılan anayasa değişikliği referandumu öncesinde çeşitli üniversitelerden yan yana gelen hukuk öğrencilerinin oluşturduğu Hukuk Öğrencileri Meclisi’nin İzmir birimi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın serbest bırakılması ve işlerine iade edilmesi için eylem yapan yurttaşların gözaltına alınmasına bir açıklama yayınlayarak tepki gösterdi. Gözaltına alınanlar arasında avukatların da olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, ‘‘Silahsız, barışçıl gösteri düzenlemek Anayasal bir haktır ve terörle ilişkilendirilerek bireylerin demokratik haklarını kullanmalarının iktidar tarafından engellenmeye çalışıldığı açıktır. Gözaltındaki avukatlar derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

Hukuk Öğrencileri İzmir Meclisi’nin açıklaması şöyle:

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlıklarının 139. gününü doldurdu. Ülkemiz ise 1 yılı aşkın süredir Anayasa ve kanunlarla değil OHAL KHK’ları ile yönetiliyor. Hukuk öğrencileri olarak bizler, öğrendiklerimizde ısrar ediyoruz.

Beyanımızdır:

1) Üniversitelerdeki akademisyen kıyımı; üniversiteleri niteliksizleştirirken, hocalarımızı ise sivil ölüme mahkum etmiştir.

2) İşten çıkarmaların hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenemeyeceğine karar verilen KHK’lar; bu ülkenin vatandaşlarının hayatlarını, işlerini, emeklerini, ekmeklerini iktidarın insafına bırakmıştır. Yasama organı işlevsizleştirilmiş, yargılama olmadan suç isnat edilmiş, KHK’lar mahkeme hükmü yerine geçmiştir.

3) Açlık grevi yapmak, hiçbir yasada suç olarak düzenlenmemiştir. İşlerini geri istemek gibi tabi ve meşru bir talepte bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, ”tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” gerekçesi ile tutuklanmışlardır. Adaletin işleyişine zarar verecek olan iki eğitimcinin serbest kalması değil, devlet faaliyetlerini denetleyip kontrol edecek bir mekanizmanın kalmamış olmasıdır. Zira modern devlette hukuk kuralları, devlet ile birey arasındaki asimetrik ilişkinin bir sonucu olarak, devletin karşısında bireyin hak ve özgürlerinin korunmasını garanti altına almak zorundadır.

4) 23 Temmuz 2017 tarihinde, demokratik kitle örgütleri ve çeşitli kurumların oluşturduğu ‘Nuriye ve Semih İçin Dayanışma’nın çağrısıyla yapılacak olan gösteriye katılım İstanbul ve İzmir illerinden yola çıkacak araçların bağlanması ile engellenmeye çalışılmış; gösteri anında da polisin orantısız güç kullanması ile kötü muamele yasağı delinmiş, vatandaşlar ve avukatlar darp edilerek gözaltına alınmıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek Anayasa ile garanti altına alınmış bir haktır ve kullanılması hukuksuz bir şekilde engellenmiştir.

5) Gösteriye yapılan polis saldırısı sonucunda gözaltına alınan 15 kişi, güvenlik şubeye götürülmesi gerekirken terörle mücadele şubesine götürülmüştür. Bu 15 kişinin arasında 1 stajyer avukat, 2 avukat bulunmaktadır. Tekrarlıyoruz, silahsız, barışçıl gösteri düzenlemek Anayasal bir haktır ve terörle ilişkilendirilerek bireylerin demokratik haklarını kullanmalarının iktidar tarafından engellenmeye çalışıldığı açıktır. Gözaltındaki avukatlar derhal serbest bırakılmalıdır.

6)Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yaşamları tehdit altındadır. Sağlıkları için kritik sürece uzun bir zaman önce gelinmiştir.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça derhal serbest bırakılmalı ve işlerine iade edilmelidir.

gazetehayir.com