‘İnsan elinin mahareti’: Böcek ekosistemi yok oluyor, bu bir kıyamet

Geçtiğimiz günlerde, bilim insanları tarafından Almanya’daki uçan böcek sayısının yüzde 75 oranında düşmesinin bir “ekolojik kıyamet” olduğunun kaydedilmesinin ardından yazar Michael McCarthy, konu ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Böceklerin kültürel ve bilimsel olarak ötekileştirmeye maruz bırakıldığını anlatan yazar, besin zincirinin zemin halkasındaki, dünyanın belki de en uyumlu ve dayanıklı canlıları olan böcekleri ‘insanların yok ettiğini’ söylüyor. Gazete Karınca McCarthy’nin yazısını derledi.

Otuz beş yıl önce ABD’li biyolog Terry Erwin, böcek türlerini saymak için bilimsel bir çalışma yapmaya başlamıştı.

Erwin yaklaşık bin 200 ayrı türü kaydetmeyi başarmıştı, birçoğu ise ilk kez keşfediliyordu.

Panama’daki yağmur ormanlarında çalışan Erwin, sadece Luehea seemannii isimli bir tropikal ağacın içerisinde çoğu ‘beetle’* olan 163 tür buldu.

Yaklaşık 50 bin tropik ağaç türü olduğunu hesaplayan Erwin, hepsinde 163 böcek olsa yaklaşık 8 milyon böcek türü olacağı sonucuna vardı.

Beetleların tüm böceklerin yüzde 40’ını oluşturduğu gerçeği, bu sayıyı 20 milyona, bazı bölgelerin daha yoğun ağaç örtüsüne sahip olması ise 30 milyona ulaştırıyordu.

Evet, 30 milyon.

Aynı Edwin Hubble’ın evrenin gerçek boyutunu hesapladığında olduğu gibi, bu da uçuk bi sayıydı.

Erwin de sonuçlardan çok şaşırdığını açıklarken, entomolojistler o günden beri bu sayıları tartışıyor.

Yüz milyonlarca yıldır yaşayan böcekler insan tehditi altında

Böcekler toprak, su ve havada yetişebiliyorlar, Antarktika’nın kıta parçasında dahi yüz milyonlarca yıldır yaşıyorlar.

Okyanus hariç her habitatta böceklerin hayatta kalması mümkündür ve bu onların başarısı.

Fakat şimdi böceklerin soyu büyük tehlike altında: İnsan etkisi, artık bu uyumlu canlılara dahi fazla geliyor.

Peki, uçan böceklerin sayısının kritik oranlarda düşmesinin sebep olacağı ekolojik kıyametin ne kadar farkındayız?

“Aman, böcekler bizi etkiler mi?”

Kesinlikle evet.

Böcekler insanlık, bütün canlılar ve doğa için hayati önem taşırlar, onlar polenleri taşıyarak bitkilerin döllenmesine yardımcı olurlar.

Birçok tahıl rüzgar ile döllenirken, meyvelerin ve papatyadan orkideye nerdeyse tün yabani bitkilerin döllenmesine böcekler yardımcı olur.

Böceklerin yok olması besin zincirini kıracak

Dahası, böcekler binlerce besin zincirinin zeminindedir, yok olmaları bütün zinciri kıracaktır.

Örnek mi? Britanya’da böceklerin yok edilmesi dolayısıyla kuş sayısı 1970’den bu yana yarısından daha fazla düştü.

Mısır tarlalarındaki böceklerle beslenen kekliklerin, sinekkapanların yüzde 95’i artık yok.

Kızıl sırtlı örümcekkuşunun ise soyu tükendi.

Ekolojik terminolojide bunun karşılığı kıyamettir.

Böcekler kültürel ve bilimsel altyapı nedeniyle önemsenmiyordu

Kültürel ve bilimsel olarak bunu anlamamız iki nedenden dolayı zaman aldı.

Bir, arılar ve kelebekler de dahil böcekleri pek önemsemiyoruz.

Yabani hayat sevenler, yaşam koruyucuları dahi ‘karizmatik megafauna’ya ilgi duyuyor, daha çok kürklü, büyük hayvanları ‘seviyoruz’.

Toplumda zaten ‘tiksinme’ söz konusu.

Daha az böcek? Birçoğuna sorsan buna sevinirler.

İkinci olarak, böcek sayısını gözlemleyebileceğimiz efektif bir yöntem yok.

Pratik bir olasılıksızlık gibi görünüyor; sadece Britanya’da 24 bin 500 böcek türü bulunuyor, birkaç uzman hariç kimse bu detayları bilmiyor.

Dolayısıyla maruz kaldıkları büyük yıkımı ancak fark ediyoruz.

Böcekler insanlar yüzünden yok oluyor

Şimdi şüphelenmiyoruz, biliyoruz. Gidiyorlar. Anekdotlar değil, bilimsel veriler ile kanıtlandı.

Peki, buna ne sebep oldu?

Biz.

İnsan müdahalesi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tarımın endüstriyelleşmeye başlaması ve kullanılan böcek ilaçları, yıllar boyunca toprağı zehirledi.

2050’ye kadar 9 milyara ulaşması beklenen insan nüfusu, bir kez daha düşünmeli.

Dünya üzerinde yaşayan en dayanıklı organizmalar, canlılar dahi insan müdahalesi dolayısıyla ölüyor.

Aslında, doğa ölüyor.

Kaynak: Guardian