İnsan hakları örgütü temsilcileri halen gözaltında

Meslek içi eğitim toplantısı için Büyükada’da bulunan insan hakları örgütlerinden 12 kişi halen gözaltında tutuluyor

Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’ın haberine göre, Büyükada’da düzenlenen insan hakları savunucularının korunması programı kapsamında meslek içi eğitim toplantısı sırasında  Yurttaşlık Derneği’nden Nalan Erkem, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu üyesi Veli Acı, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Yurttaşlık Derneği’nden Özlem Dalkıran, eski Mazlum Der’li Şeyhmus Özbekli ile toplantılara moderatörlük yapan Ali Garawi 5 Temmuz’da gözaltına alınmıştı.

Soruşturmanın ‘silahlı terör örgütüne üye olmak, casusluk ve anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs’ suçlamaları ile sürdürüldüğü belirtildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, “Şahıslar gözaltında bulundukları süre içerisinde herhangi bir sağlık sorunu yaşamamışlardır” açıklamasını yaparken tüm gözaltılar  Adalar’dan Vatan’daki emniyet binasına götürüldü.

Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucularının haklarında bir gizli tanık tarafından verilen ifadeler üzerine işlem yapıldığı iddia edildi. Hürriyet gazetesinde Toygun Atilla imzasıyla yayınlanan haberde Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 5 Temmuz’da Büyükada’daki Ascot Otel’e düzenlediği operasyon ‘Gizli Tanık 1’ kod adı verilen bir gizli tanığın ifadeleri üzerine gerçekleşti.

İnsan hakları örgütlerinden açıklama

Çeşitli basın organlarında çıkan, Büyükada’da “gizli” bir toplantı yapıldığı yönünde haberlerin üzerine insan hakları örgütleri açıklama yaptı. Açıklamada, “İnsan hakları savunucuları Büyükada’da rutin, insan hakları savunucularının savunuculuk yapmalarına yardımcı olacak bir destekleme ve bilgilendirme çalışma toplantısına katılmıştır. Çalışma toplantısında, isimleri yukarıda belirtilen insan hakları örgütlerinden sekiz katılımcı ve iki atölye kolaylaştırıcısı yer almıştır. Toplantıda herhangi bir kanuna aykırılık olmadığı gibi, katılımcıların gözaltına alınmalarını gerektirecek herhangi bir suç fiili de bulunmamaktadır. Çeşitli mecralarda yayımlanan haberlerde ayrıca Gezi eylemlerine göndermelerde bulunularak kitlesel gösterilerin planlandığı ima edilmiş ve Ankara’dan İstanbul’a doğru düzenlenen ‘Adalet Yürüyüşü’ ile bağlantılar kurulmuştur. Herhangi bir kaynak belirtilmeden ve somut bilgiye dayanmadan ortaya atılan bu iddialar tamamen uydurmadır” denildi. “Ayrıca, haberlerde iddia edildiğinin aksine insan hakları savunucularının gözaltına alınmasına gerekçe gösterilebilecek en ufak bir delil sunulmamıştır. Haberlerde yer alan iddialar ne hukuki olarak kabul edilebilir niteliktedir ne de mantıkla bağdaşmaktadır. Bu haberleri hazırlayanların gerçeği aktarmaktan ziyade, yapılan hukuksuz gözaltılara bir kılıf uydurarak Türkiye hükümetinin sivil topluma uyguladığı baskıyı haklı çıkarmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Gözaltına alınan ve karalanmaya çalışılan kişiler kamuoyu tarafından tanınan ve yıllardır insan hakları alanındaki çalışmalarıyla bilinen son derece saygın insan hakları savunucularıdır. En temel hukuk kurallarının işlediği bir ülkede derhal serbest kalmaları gerekmektedir.” ifadelerine yer verildi.