İslam ülkeleri bir kez daha havanda su dövmek üzere İstanbul’da toplanıyor

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) yarın Gazze gündemiyle İstanbul’da toplanıyor. 

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) yarın İstanbul’da toplanıyor. Gazze gündemiyle toplanacak olan teşkilata, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Kuveyt Emiri Şeyh Es Sabah, Ürdün Kralı Abdullah, Filistin Başbakanı Rami Hamdallah, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani ve Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz gibi çok sayıda devlet insanının katılımı öngörülüyor.

Topluluğun kuruluş şekli

İİT, 1969’da Kudüs’te, Mescidi Aksa’nın Hıristiyan bir fanatik tarafından kundaklanmasından sonra Fas Kralı Hasan ve Suudi Kralı Faysal’ın çağrısıyla kuruldu. Topluluğun merkezi, Suudi Arabistan’ın Cidde kenti. Görünür olma gerekçesi, dünya Müslümanlarının haklarını korumak olsa da, asıl gerekçe farklıydı. O yıllarda Arap ülkeleri İsrail’le yaşanan çatışmalarda yenildi ve bu da Arap milliyetçiliğinin yükselmesine yol açtı. Çeşitli ülkelerde Arap hanedanları yıkılarak BAAS rejimleri kuruldu. İşte, hanedanlar din yardımıyla kendilerini koruyarak milliyetçi ve sosyalist eğilimlerin önünü kesmek için İİT’nin kuruluşuna öncülük ettiler.

57 ülkeden oluşan toplulukta Katar, Suudi Arabistan gibi petrol zenginleri de; Çad, Gabon gibi üyelik aidatını ödeyemeyecek kadar yoksullar da bulunuyor. Yoksulların aidatlarını zenginler ödüyor. Dolayısıyla topluluğun kararlarında da zengin ve güçlü ülkelerin çıkarları belirleyici oluyor. İnanç, politik ve ekonomik çıkar, kültür farklılıkları gibi nedenlerden dolayı keskin çelişkiler taşıyorlar.

“Biz buradayız”

GAZETE HAYIR YORUMU: İİT, bu gibi nedenlerle yıllardır bayramın hangi gün başlayacağı üzerine bile anlaşamıyor ve dünya sorunlarıyla ilgili olarak, genellikle suya sabuna dokunmayan kararlar alıyorlar. Bu yüzden İsrail’in Filistinli direnişçileri katletmesiyle ilgili olarak İstanbul’da toplanmalarının da iş yapıyormuş gibi görünmek dışında bir önemi bulunmuyor. Zaten yıllardır Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına ilişkin BM kararlarını tekrarlıyorlar. Bunun da İsrail üzerinde caydırıcı herhangi bir etkisi bulunmuyor. İİT bir kez daha “biz buradayız” demek için toplanacak ama yaşanan sorunların çözümüyle ilgili en küçük bir etkide bulunmayacaklardır.