İzmir Kadın Platformu’ndan DEÜ’ye siyah çelenk

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörlüğünün, Barış İmzacısı 13 akademisyeni görevinden uzaklaştırmasına tepkiler sürüyor. İzmir Kadın Platformu Barış İmzacısı 13 akademisyenin açığa alınmasını protesto etmek için DEÜ Rektörlüğü’ne siyah çelenk bırakarak basın açıklaması yaptı. “Akademi biat etmez” yazılı siyah çelenk rektörlük binası önüne bırakıldı.


İzmir Kadın Platformu adına Özlem Öztürk’ün okuduğu basın metni: 

Bugün burada Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görev yapan Barış imzacısı olan başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere 13 akademisyenimize yapılan haksız hukuksuz bir uygulamayı, arkadaşlarımızın “soruşturmanın selameti açısından” açığa alınmalarını protesto etmek için toplandık. Bizler de bugün burada tek suçları barış istemek olan, savaş ve yıkım politikalarına ortak olmayı reddeden ve bunun için beyanda bulunan; yani tek suçları “savaşa hayır” demek olan Barış İmzacısı Akademisyenlerimiz için adalet aramaya geldik. Bugünün Türkiye’si siyasî iktidarın OHAL ve KHK rejimi ile hukuku, özgürlükleri ve demokrasiyi ayaklar altına aldığı bir süreçten geçmektedir. KHK’lar; ihraçlar ve zorunlu emeklilikler, açılmayacak dersler, danışmansız kalan öğrenciler, bitirilmesi engellenen tezler, yöneticisiz kalan bir anabilim dalı demek. Aynı zamanda, toplumsal cinsiyet eşitliğini, barışı, demokrasi ve ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunan akademisyenlerin, bu değerleri öğrencileriyle paylaşmasının ve çoğaltmasının engellenmeye çalışılması demek. Eşit ve özgür bir dünya hayalinin, bu hayale koşan düşüncenin zapturapt altına alınmaya çalışılması demek. Gözaltıların, baskı ve şiddetin, korkunun ve acının; barışı, yaşamın güçlerini ve güzelliklerini elimizden almaya çalışması demek. KHK’lar; işsizlik, güvencesizlik, kamusal tüm haklardan soyunmuş bir hayata mâhkûm edilmek demek. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden uzaklaştırılan hocalarımız; Ayşen Uysal, Emel Yuvayapan, Serap Sarıtaş, Dilek Karabulut ile birlikte sadece bugün değil, yıllardır emek, demokrasi ve barış mücadelesini kadınlar olarak birlikte veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Bu arkadaşlarımız 28 Haziran’da ellerine ulaşan sarı zarflarla, rektörlük marifetiyle süresiz olarak açığa alındılar. Kraldan çok kralcı olan Rektör Adnan Kasman, en az iki kez İstanbul Savcılığı’na yazı yazarak 13 akademisyen hakkında yürütülen soruşturmanın akıbetini merak etti. Aldığı yanıtlar, soruşturmanın sürdüğü yönünde olmuştur. Barış imzacısı akademisyenler hakkında henüz ne bir dava vardır ortada; ne de şimdiye kadar yürütülen bir idarî soruşturma. Oysa Rektör Kasman, savcılığın yanıtlarını ve KHK’ları kendine güya dayanak yaparak, aslında sadece kendi iradesi ve tasarrufuyla bu haksız, hukuksuz uygulamaya imza atmıştır. Rektör Adnan Kasman’a soruyoruz;

– Arkadaşlarımız hakkında 1 yıldan uzun bir süre önce açılan bir savcılık soruşturması için neden bugün açığa alma kararı alınıyor?

– 1 yıldır soruşturma selametini tehdit etmeyenler şimdi mi tehlike arz etmektedirler? 

Haksızlık adaletsizlik açığa almakla da kalmıyor. Rektörlük arkadaşlarımızın odalarının kilitleri değiştiriyor. Onları, özel eşyalarını bile almadan kapının önüne koymaya çalışıyor. Bilmiyorlar ki, hayat bugünden ibaret değil. Yarınlar da gelecek. Hem de çabuk gelecek, bu böyle bilinsin. O zaman bunların hesabını nasıl vereceksiniz; nasıl yüzümüze bakacaksınız? Bugün buradan tekrar tekrar söylüyoruz: Bizler tarafız! Barış imzacısı hocalarımızdan tarafız, Barıştan tarafız, özgür bilimden, eşitlikten, adaletten tarafız! Mücadelemiz tüm dostlarımız işlerine geri dönene kadar, ülkemizin her yerine barış gelinceye kadar, üniversitelerimiz özgürlüklerine kavuşuncaya kadar devam edecektir. Her zaman olduğu gibi Bugün de, emeğine, özgürlüğüne, barışa, kardeşliğe, eşitliğe sahip çıkan biz kadınlar; güvencesizliğe, yoksulluğa, baskı ve tutuklamalara, kadın cinayetlerine, OHAL’e KHK’lara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Soruşturmalarınız, ihraçlarınız biziyıldıramadı.Susmadık,susmayacağız. Barışı, eşitliği, özgürlüğü, bir arada yaşamı savunmaya devam edeceğiz.Yaşasın Kadın Dayanışması!”