KESK, TİS masasından da ‘ihraç’ edilmek isteniyor: Masaya gelmeyin

2018-2019 yılı 4’üncü dönem devlet ile kamu çalışanları arasında yapılacak olan TİS görüşmeleri öncesi, Devlet Personel Başkanlığı’na KESK’ten katılacak isimler bildirildi. Devlet Personel Başkanlığı ise, heyetin tamamının ‘ihraç edildiğini’ ve görüşmelerde yer alamayacağını belirten bir yazı gönderdi.

Devlet ile kamu çalışanları sendikaları arasında yapılacak olan 2018-2019 yılı 4’üncü dönem Toplu İş Sözleşmeleri (TİS) öncesi, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından görüşmelere katılacak olan isimlerin bildirilmesi üzerine, Devlet Personel Başkanlığı’ndan KESK’e heyetin tamamının “ihraç edildiğini” ve görüşmelerde yer alamayacağını belirten bir yazı gönderdi. Dihaber’in haberine göre; KESK eşbaşkanları Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen, MYK üyesi Yusuf Şenol, kamu çalışanı olmayan KESK uzmanları İsmet Aslan ile Özgür Yılmaz’ın katılacağı görüşmelerde, KESK’in masada istenmediğini gösteren yazıda, KESK’in kamu çalışanı olmayan uzmanları bile “kamu emekçisi” sayılarak, “ihraç edilmiş” gibi gösterildi.

‘Kamu görevinden çıkarıldılar’

28 Temmuz 2017 tarihinde Devlet Personel Başkanvekili Enes Polat imzasıyla gönderilen yazıda, “Kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin 2008 ve 2009 yıllarını kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde Kamu Görevlileri Heyeti ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nda yer almak üzere Konfederasyonunuzun asil ve yedek temsilcilerini bildirdiğiniz ilgili yazı incelenmiştir” denildi. Yazının devamında, bütün KESK heyetinin ihraç edilen isimlerden oluştuğu belirtilerek, “İlgili yazıda yer alan kişilerden Aysun Gezen, Yusuf Şenol ve Özgür Yılmaz’ın 1/9/2016 tarihli ve 29818 Mükerrer ayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı OHAL kapsamında Kamu Personeline ilişkin Alınan Tedbirlere Dair KHK ile Mehmet Bozgeyik’in 29/10/2016 tarihli ve 29896 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı OHAL kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair KHK ile İsmet Aslan’ın ise 26/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan OHAL kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında KHK ile Terör Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine Faaliyete bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarıldıkları tespit edilmiştir” denildi.

Heyeti değiştirmeyecekler

KESK’e gönderilen yazıya atılan tarih ise, dikkatlerden kaçmadı. Yazıda, yapılacak olan TİS görüşmeleri, 10 yıl öncesini işaret ederek, “2008-2009 yıllarını kapsayan 4’üncü Dönem Toplu İş Görüşmeleri” olarak nitelendirildi. Ayrıca KESK heyetinde yer alan ancak kamu çalışanı olmayan KESK uzmanları Özgür Yılmaz ile İsmet Aslan da ihraç edilen kamu personeli olarak gösterildi. KESK yöneticileri ise, bu durumu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, yazıyı yetkili kurullarında değerlendirileceklerini belirtirken, KESK’in genel eğiliminin heyeti değiştirmemekten yana olduğunu bildirdi.

‘Toplu sözleşmelerde kararlıyız’

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, 2018-2019 4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine ilişkin Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube binasında toplantı düzenledi. KESK adına hazırlanan metni okuyan Eğitim Sen Diyarbakır 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Recep Şimşek, bugüne kadar yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde benimsenen hükümet yanlısı tutum nedeniyle imzalanan sözleşmelerde kaybedenin her zaman emekçiler, kazananın ise siyasi iktidar olduğu vurguladı.

‘Adalet tecelli etmeli’

Şimşek, “Son toplu sözleşmede enflasyon farkının hesaplamaya katılmaması nedeniyle kamu emekçileri yanlış hesaplamadan dolayı mağdur edilmiştir. Bir yıl içinde TL’de yaşanan değer kaybı yüzde 18’in üzerindedir. Bu rakamlara yıllık resmi enflasyonun yüzde 11’e dayanmasıyla satın alım gücümüzde yaşanan azalmayı da eklediğimizde, sadece ekonomik anlamda yaşadığımız kaybın büyüklüğü ortaya çıkmaktadır” diye konuştu. Eğitim Sen olarak, 2018-2019 yıllarını kapsayacak olan toplu sözleşme sürecinde temel taleplerinin toplumdaki adalet talebinin dikkate alınması olduğunu dile getiren Şimşek, özellikle 15 Temmuz sonrasında kamuda yaşanan cadı avı niteliğindeki ihraçların geri alınması, idari ve siyasi tasarrufların değil, hukukun işletilmesi, adaletin tecelli etmesini istediklerini söyledi.