Kıdem taslağı EKK masasında: Bakanın ‘güvence’ dediği işçinin hakkının gasp edilmesi

Çalışma Bakanlığı, kıdem tazminatının fona devrine ilişkin taslağı EKK’ye iletti. Bakan Müezzinoğlu düzenlemeyi bu defa da “güvence” diye savundu, ancak onun “güvence” dediğinin anlamı son derece açık: İşçilerin haklarını kaybetmesi!

Saray-AKP iktidarı temsilcileri tarafından referandum öncesinde dillendirilen, referandum sonrasında ise hazırlıklarına hız verilen kıdem tazminatını fona devretme girişiminde ilk adım tamamlandı. Çalışma Bakanlığı, hazırladığı taslak çalışmayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na (EKK) sundu.

Sendika.org’un haberine göre; Taslağın, Binali Yıldırım’ın başkanlığında yapılacak toplantıda ana hatlarıyla netleştirileceği, ardından da işçi ve işveren sendikalarının yer aldığı Üçlü Danışma Kurulu’na getirileceği belirtildi.

Bakanın ‘güvence’si: İşçiler haklarını kaybedecek!

Sabah’ın haberine göre Bakan Mehmet Müezzinoğlu “Çalışanların isterse ‘kullanırım’ diyeceği ama 5 yıl beklediğinde de şu kadar olacağını bileceği bir hesap olacak. Erken çekim ihtiyacı varsa çekecek. Yeni sistemde ikili güvence olacak” sözleriyle kıdem tazminatının gaspına meşru kılıf bulmaya çalıştı.

BirGün gazetesi yazarı Aziz Çelik ise kıdem tazminatının fona devrine ilişkin hiçbir düzenlemenin işçilere güvence sağlamayacağının altını çizmiş ve uyanık olma çağrısı yapmıştı:

Kıdem tazminatını fona devreden her formülde işçiler kaybeder, kazanılmış haklar erir ve kıdem tazminatı düşer. Bunu anlamak için allame olmaya gerek yok. Kıdem tazminatı fonu yoluyla işçilerin kaybedeceği açık.

Bugünlerde sahnelenen kıdem tazminatı oyununun amacı, fondan zarar görecek işçileri sanki kazanmış olduklarına ikna etme operasyonu ve sendikaları fon minderine çekerek dolambaçlı formüllere ikna etme çabasıdır. Uyanık olma zamanıdır.

Kıdem tazminatı düzenlemesi ne içeriyor?

Bir işçi işten çıkarıldıktan sonra kıdem tazminatına hak kazanır. Bu tutar işçinin çalıştığı her yıl için bir aylık brüt ücretidir. Kıdem tazminatı işçilerin kolayca işten çıkarılması karşısındaki en büyük engeldir, işçinin çalışma güvencesidir.

Sermaye ve hükümet ise kıdem tazminatını bir yük olarak görür. Yeni tasarıda süre konusu belirtilmemiş olsa da AKP’nin 2013 yılında getirmeyi planladığı fon sistemine göre işçi fonda biriken tazminatını işten çıkarıldığında değil en az 15 yıl sonra alabilecek. Yani işçi açısından kıdem tazminatsız şekilde işten çıkarılmak yasalaşacak.

Ayrıca fon sistemine göre işçinin çalıştığı her bir yıl için bir aylık brüt ücreti olan tutar, 15 günlük ücrete indiriliyor. Bu para 30 gün üzerinden fona yatsa bile işçi para kaybına uğruyor. Çünkü mevcut sistemde tazminat hesaplanırken son yılın ücreti esas alınırken, fon sisteminde enflasyon yok sayılarak her yıl ayrı ayrı hesaplanıyor.

Örneğin mevcut düzende işe 2 bin TL brüt maaşla giren, her yıl 250 TL zam alan ve 5 yılın sonunda 3 bin TL brüt maaşla ayrılan işçinin kıdem tazminatı en az 15 bin TL olurken; aynı koşulda kıdem tazminatı fona yatırılan ve işçinin 5 yıl sonunda alacağı kıdem tazminatı miktarı 12 bin 500 TL oluyor.