Nuriye Gülmen’e slogan attı gerekçesiyle haberleşme cezası

İki eğitimcinin cezaevinde yaşadığı hak ihlallerine de her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Son olarak Gülmen’e slogan attığı gerekçesi ile mektup-faks yazışmasını ve telefon görüşmesini yasaklamayı içeren “iletişim cezası” verildi.

Darbe girişiminin ardından KHK’yla ihraç edilen akademisyen Gülmen ve öğretmen Özakça, işlerine iade edilme talebiyle 107 gündür açlık grevinde.

Bugün iki eğitimcinin sağlık durumuna ilişkin ailelerinin yaptığı açıklamada, Özakça’nın kulaklarının tıkandığı, kas ağrılarının yoğunlaştığı ve iki gözünde de batma hissi olduğu; Gülmen’inse sıvı alımında çok zorlandığı, şiddetli kas ağrıları çektiği ve boynunu oynatamadığı açıklanmıştı.Selçuk Kozağaçlı Twitter hesabından, “Nuriye ile avukat görüşünü yarıda kesmek zorunda kaldık. Nabzı çok düşük göğsünde sancı ve baskı var. Sesimizi yükseltelim geç olmadan” çağrısı yaptı.

Eşi Semih ile telefon görüşmesi yaptığını söyleyen Esra Özakça, şunları anlattı: “Tekerlekli sandalye ile ilgili yaşadığı sorununu anlattı. Telefon görüşü ve avukat görüşüne çıkarken, tekerlekli sandalye istemiş. Getirmişler ve ‘kendin sür’ demişler. Semih de ‘ben sürebilsem neden tekerlekli sandalye isteyeyim, zaten yürürüm’ demiş. Semih’e ‘biz seni götürmeyiz’ dediklerinde ‘gitmiyorum’ yanıtını vermiş. Bir süre bekledikten sonra başka gardiyanlar gelip götürmüş…Semih mektup yazdığı için çok geç uyuduğunu da söyledi. Mektup yazmaktan parmaklarının yamulduğunu belirtti. Özellikle hapishanelerden çok fazla mektup geliyormuş. Kamuoyu baskısı sonucunda Semih’in arama bahanesiyle sürüklenerek dışarı çıkarılmasına son verilmiş. Panosunda yer alan haber ve fotoğraflara da karışılmıyormuş artık…”