Polisten elektrikleri kesilen Sur halkına: ”Mum yakıp romantik yaparsınız”

Sur’da polis eşliğinde elektrikleri kesilen yurttaşların ‘elektriksiz ne yapacağız’ sorusuna polisin yanıtı: ”Mum yakıp romantik yaparsınız.”

Evrensel’in haberine göre; Kentsel Dönüşüm kapsamında yıkılan Sur’un Alipaşa Mahallesi’nde kalan son evler ise tehditle zorla yıkılıyor. Evinin yıkılmasına karşı çıkan Mehmet Dağ adlı yurttaş, evini boşaltması için 24 saat süre veren polisler tarafından tokatlanıp yere atıldı. Yaşanan duruma tepki gösteren Dağ, “Hem evimi yıkıyor hem de tokat atıyorlar” dedi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde acele kamulaştırma kararıyla uygulanan Kentsel Dönüşüm kapsamında yıkım devam ediyor. Bir tarafta yıkımın olduğu mahallede bir tarafta da yeni binaların inşaatları yükseliyor. Birçok aile evinden çıkmak istememesine rağmen maruz kaldığı baskılara dayanamayarak evinden çıkmak zorunda bırakılıyor. Yıkım haberini alınca gittiğimiz mahallede iki manzara karşılıyor bizi bir tarafta çıkmak istemediği için polisle tartışan aileler diğer tarafta ise evinden çıkmaktan başka çaresi kalmayan mahalleliler.

Mahallede polis eşliğinde kesilen elektrik kablolarına ‘elektriksiz ne yapacağız’ diyen mahalleliye polis ‘mum yakıp romantik yaparsınız’ demesine mahalleler tepki gösterdi.

24 saat süre verdiler

Alipaşa Mahallesi’nde yıkılmayan sayılı ev kaldı. Mehmet Dağ’da bu evlerden birinde oturuyor. Yıkım ekiplerinin evini yıkmasına izin vermeyen Dağ, polisle tartışınca darp edilip polis tarafından alıkonulduğunu anlatıyor. Polisle arasında geçen diyalogu anlatan Dağ, “24 saat süre verdiler evimi boşaltmam için. Polis aracına aldıklarında tokat atıp yere fırlattılar. Hem evimi yıkıyorlar hem de tokat atıyorlar. Evime 80 bin lira değer biçildi fakat ipotekli olduğu için bu parayı alamıyorum. Bu zamana kadar direndim ama artık başka çarem yok” diyor. Dağ, daha sonra İnsan Hakları Derneğine giderek kendisini darp eden emniyet görevlileri hakkında şikayetçi oldu.

Çıkmak zorunda kaldılar

Mehmet Dağ’ın evinin az ilerisinde ise eşyalarını taşıyan bir aileyi fark ediyoruz. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde herkesin evinden çıkmak zorunda olduğu için öfkeli ve üzgün olduğunu fark ediyoruz. Fatma Beytek (50) doğup büyüdüğü anne yadigarım dediği evden taşınmak zorunda olduğunu anlatıyor. Hızlıca “nereye gideceksin” diye sorduğumda ise yine Sur’un mahallelerinden biri olan Melik Ahmet’e taşınacağını söylüyor ve ekliyor “Başka yere gidemem, kirayı nasıl öderim. Mecbur yine Sur’da oturacağım.”  Beytek, eşinden boşandıktan sonra 4 çocuğu ve 1 torunuyla annesinden kalan evde yaşamaya başlamış. Evine toplam 10 bin lira değer biçilen Beytek, “Her bir kardeşe 2 bin lira para düşüyor. Ne yapacağız bu parayla? 2 ay kira parası ödeyebiliriz ancak ya sonra? Ne olacak” diye soruyor.