Protesto ediyorlar; çünkü hakları! #AfÖrgütündeGrevVar

Sultan Eylem Keleş

Uluslararası Af Örgütü’nde taşerona karşı 20 gündür grev var! Af Örgütü’nün yüz yüze çalışanları 1 Haziran’dan itibaren grevde ve en iyi bildikleri şeyi yapıyorlar: hak savunuculuğu ve protesto etmek!

İnsan hakları, LGBTİ+, mülteci hakları, basın ve ifade özgürlüğü gibi konularda çok sayıda olan çalışmalarından tanıdığımız Uluslararası Af Örgütü, 2011 yılından itibaren yüz yüze projesine geçiyor; aynı zamanda taşeron uygulamasına da. Yıllarca çalışanlarının kısık sesli ve dağınık itirazlarına rağmen Af Örgütü tepkisiz kalınca, 14 işçiden 13’ü 1 Haziran’da greve çıktı. Grevin 6. Gününden itibaren Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye ofisinin önünde grevlerini sürdürüyorlar. Üniversite öğrencisi, yarı zamanlı çalışan, yaş ortalaması 20-25 olan bu çalışanların hepsi Af Örgütü’nde çalışmayı insan hakları alanında çalışmak istedikleri için tercih ediyor. 
Bu genç işçiler Af Örgütü’nün sokaktaki yüzleri. Kampanyalara, raporlara yapılan itirazların direkt muhatabı olmak durumundalar. Çoğu zaman hakaretlere ve saldırılara maruz kalıyorlar. 

Geçtiğimiz günlerde geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenlediler, milletvekilleriyle görüşmeye meclise gittiler, arabulucu ve sendika temsilcisiyle toplantı düzenlediler. Dün gerçekleşen son gelişme ise Af Örgütü’nün 1 Temmuz’dan itibaren müzakereye hazır olduğunu iletmesiydi.

Hepsinin ortak söylediği ise Uluslarası Af Örgütü’nün taşeron uygulamasıyla kendi kampanyalarıyla çelişmesiydi. Yüz yüze çalışan olarak sokakta insanlardan aldığı tepkilerin de bu yönde olduğunu ve bu sorunun giderilmesinin Af Örgütü’nün kendi prestiji için de daha iyi olduğunu söylediler. 

Talepleri çok net: Taşeronun kaldırılması! 

Taşeron onursuzlaştırma ve kişiliksizleştirme projesidir

Felat Erkozan, 24 yaşında. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencisi. 

“Af Örgütü bize  taşeron sistemini idari ve mali gerekçeler sunarak kaldıramayacaklarını ilettiler. Greve çıkmadan bir hafta önce yaptığımız görüşmede ise, bu sistemin adının taşeron sistemi değil, bordrolama sistemi olduğunu ve dolayısıyla bunun da bir insan hakkı ihlali olmadığını söylediler.”

“Taşeron çalıştığımızda toplu iş sözleşmesinden faydalanamadığımız için ‘belirsiz süreli iş sözleşmesi’ imzalıyoruz. Bu da her an, herhangi bir sebepten işten çıkartılabilecek olmamız anlamına geliyor. Birçok  sosyal haktan yararlanamıyoruz; eğitim ödeneği, yol ödeneği gibi temel kazanılmış haklardan mahrum bırakılıyoruz. Saat bazlı çalıştırılıyoruz. Taşeron sistem her şeyden öte, onursuzlaştırma ve kişiliksizleştirme projesidir.”

“Af Örgütü’nün temel sloganı: “Protesto ediyorum; çünkü hakkım!”dı. Biz de tam bu slogan üzerinden hareket ediyoruz.”

5 günlük işçi 20 gündür grevde!

Sena Sungur, 20 yaşında. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi. 

“5 gün çalıştım sadece ve yine de taşerona karşı ben de greve çıktım. Çünkü insanlara bir hak ihlaline karşı çıkmaları için kampanyalarımızı anlatırken kendimiz Af Örgütü tarafından başka bir hak ihlaline maruz kalıyorduk. 5 gün bu haksızlığa maruz kalmış olsam da bu hak ihlaline karşı çıkmam gerekiyordu.”

“Kadınlar için sokakta çalışmak daha zor, tacize maruz kalıyoruz. Kadınlar, iş koşullarında erkeklere nazaran daha zor süreçlerden geçiyorlar. Bu noktada sendikalı olmak bize bir güvence sağlayacak. Kadınların bu grevde öncü rol oynaması, taşeron çalışan tüm kadın işçiler için önemli diye düşünüyorum.”

Af Örgütü’ndeyken de hak savunuculuğu yapıyorduk, hala hak savunuculuğu yapıyoruz

Gökçe Karaoğlu, 20 yaşında. Marmara Üniversitesi Yerel Yönetimler Bölümü öğrencisi.
“Bizimle yapılan görüşmelerde taşeron ismini kullanmaktan imtina ettiler, taşeron ‘bordrolama hizmeti’ denilerek bu ihlal görünmez kılınmaya çalışılıyordu. Çünkü onlar da biliyordu ki; taşeron kelimesinin korkunç bir imajı var ve Türkiye’deki iş cinayetlerinin çoğu taşeron kaynaklı.”

“Af Örgütü’nde çalışırken de hak savunuculuğu yapıyorduk; greve çıktık hala hak savunuculuğu yapıyoruz.”

“Yüz yüze çalışması yapan tek STK Af Örgütü değil, başka bir sürü STK’da var. Bu insanlar da taşeron çalışıyor. Biz burada herhangi bir kazanım sağlarsak, bu orada çalışan insanlara örnek bir deneyim olur.”