Şebnem Korur Fincancı’nın son dersi: Hakikatin hiç beklenmedik zamanlarda ortaya çıkma alışkanlığı vardır

Barış İçin Akademisyenler’in “Bu Suça Ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için 2 yıl 6 ay hapis cezası alan Şebnem Korur Fincancı bugün son dersine girdi.
Barış İçin Akademisyenler’in ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza attığı için 2 yıl 6 ay hapis cezası alan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı ve adli tıp uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, bugün İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndaki görevinden emekli oldu. Fincancı ‘İnsan Hakları ve Hekim Sorumluluğu’ adlı son dersini verdi.

Hakikat ortaya çıkmıştır, Cizre bodrumlarında

Fincancı, eleştirinin zor hazmedilen bir şey olduğunu belirterek “Hele gücü elinde bulunduran eleştiriliyorsa bu eleştirileri ortadan kaldıracak bütün mekanizmaları devreye sokmaya çalışır.” dedi. Bu cümle ile Barış İçin Akademisyenler’in tekabül ettiği yeri bir nevi özetleyen Fincancı, hakikat üzerine konuşması ile de yaşananların gizlenemeyeceğinin altını çizdi.

Fincancı,”Hakikatin hiç beklenmedik zamanlarda ortaya çıkma alışkanlığı vardır. İşte bizim sorumluluğumuz da hakikatin ortaya çıkma alışkanlığına tanıklık etmektir. Hakikat ortaya çıkmıştır, Cizre bodrumlarında. Buradakiler yanmış kemik parçalarıdır ve alt çenenin hemen yanı başında tesadüfen, bir gözlük çerçevesi vardır. Gözlük çerçevesi ile çenenin boyutuna baktığımızda neredeyse yarısı kadar bir fark görüyoruz.” dedi.
İnsanlık sahada mücadelenin olduğu her yerde, herkesle yan yana durmaktır.
“Devletin yükümlülüğü, herhangi bir insanın zarar görmeyeceği koşullarda müdahale yapmaktır” diyerek şöyle devam etti: “Hele ki çocuklarını, sivillerin olduğu ortama tankla topla saldıramazsınız. Eğer saldırırsanız hakikat çıkar ortaya ve bunun hesabını sorarlar. Hekimlik, bilginizi insanlık yararına kullanmaktır. Bu bilgileri kullanmayı öğrendiğim sevgili hocalarıma, mücadele ettiğim bütün dostlarıma, yoldaşlarıma teşekkür borçluyum. Çünkü beni ben yapan onlardı. İnsan hakları mücadelesinin yılmaz savaşçılarına teşekkür ediyorum. Hekim değil insan olmak gerekir. İnsanlık sahada mücadelenin olduğu her yerde, herkesle yan yana durmaktır. Tabii ki asık suratla değil bunu şevkle yapmayı öğrenmeliyiz. Bu oyunumuzu ortaklaştırabildiğimiz tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.”

Kaynak: Gazete Duvar