Şişli EML öğrencisi: Kenar mahallelerden geliyoruz, tek kurtuluşumuz burası, kaybetmek istemiyoruz 

Ezgi Gözoğlu- Çayan Akbıyık

Geçtiğimiz günlerde Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nin yıkılma kararına karşı sosyal medya eylemi ile öğrenciler tepki göstermişti. Hashtag  çalışması ile Türkiye gündemine giren öğrenciler okullarının yıkılmasını istemediklerini dile getirmişti.

Şişli Endüstri Meslek Lisesi, vakıf arazisi olarak varlığını sürdürmekteyken 2011 yılında Vakıflar Meclisi’nin kararı ile Bulgar Vakfı’na verilen okul yine aynı yıl Taş Yapı’ya satılmıştı. Bunun üzerine 2013 yılında Anayasa Mahkemesi’nde gerçekleşen dava ile okulun yıkımı durdurulmuştu. Şimdi ise mahkeme kararı bozulmadığı halde uygulanmaya çalışılan yıkım kararına karşı polis Taş Yapı’yı koruyarak öğrenciye saldırıyor, öğrencileri gözaltına alıyor.

Aynı zamanda Şişli’de tek afet alanı olan alanın bu şekilde ranta açılmasını ve eğitim yılının ortasında uygulanmaya çalışılan yıkımı, Gazete Hayır olarak Şişli Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri ile konuştuk.

Okulunuzun yıkılmasını istemediğinizi söyleyerek bir sosyal medya eylemi yaptınız. Sesinizi duyurma anlamında da etkili bir çalışma oldu. Peki bu süreç nasıl gelişti?

Endüstri Meslek Lisesi Öğrencisi: Okulumuz, 2011 yılına kadar vakıf arazisi olarak varlığını sürdürüyordu, fakat 2011 yılında Bulgar Vakfı tarafından Taş Yapı’ya satıldı ve imara açıldı. 2013 yılında gündem olan Taş Yapı’nın yıkım kararı ile ilk eylem gerçekleşti. Anayasa Mahkemesi’ne gidildi ve mahkeme yıkımı iptal kararı verdi. Şimdi dava yeniden gündeme geldi ama mahkemenin kararında bir değişiklik yok. Bizler okulumuzun yıkılmasını istemiyoruz. Öğrencilerin kenar mahallelerden gelmesi burayı kötü gösteriyor olabilir ama tek kurtuluşumuz burası, bu yüzden okula dört elle sarılıyoruz. Üniversiteye girme ihtimalimiz düşük, tek şansımızı da kaybetmek istemiyoruz.

Teknik Lise Öğrencisi: Yıkım kararını 2 hafta önce hocalar söylemeye başladılar. Bizler ise bunun üzerine hashtag çalışması yaparak, sınıf sınıf bunu duyurarak hareket ettik.  Türkiye gündemine girdik. Perşembe günüde yürüyüş kararı alarak duyuru afişi yaptık. Sesimizin duyulması ile müdür üzerimizde baskı kurmak amacıyla ‘bunlar terörist’ diyerek öğrencilere bizi marjinal, kötü göstermeye çalıştı. Okula muhtemelen yönetim ile bağlantılı olan, okulla alakası olmayan 30 yaşlarında adamlar gelerek öğrencilere tehditler savurdular.

Yıkım süreci zarfında okul öğrencilerinin Kurtuluş Ortaokulu’na taşınacağı söyleniyor. Fakat taşınma işlemi o kadar da kolay ilerleyecek gibi durmuyor. Bu konu ile ilgili ne gibi gelişmeler ve planlamalar var?

Endüstri Meslek Lisesi Öğrencisi: Okulumuz 60 m2 bir alana sahip. 27 şirket ile anlaşmalı. Aynı zamanda Şişli’de tek afet bölgesi. Yıkılması ya da taşınması durumunda 4000’den fazla öğrenci, 200’den fazla öğretmenin mağduriyetinin yanında bir de yeşil alan, tek afet bölgesi de yok olacak yani.

Okulun taşınma durumu karşısında etkilenecek diğer okulun velileri 5 gün sürekli eylem yaparak seslerini kaymakamlığa duyurdular ve taşınma kararını iptal ettirdiler. Bizler ise 20 m2 alana sıkıştırılarak prefabriklerde eğitim göreceğiz. Onlar inşaatlarına devam edecek.

Teknik Lise Öğrencisi: Okulumuz 4951 kişilik, 3 blok var. Buralarda kültür dersleri görülüyor. Diğer bloklardan birisi elektrik bloğu, diğerleri firmaların meslek eğitimi verdiği bloklar. Kurtuluş Ortaokulu 1200 kişilik bir okul. Bizim okulumuz 5000 kişilik bir okul. Böyle olunca 3 okul birden etkilenecek. Kurtuluş Ortaokulu, Mahmut Şevki Ortaokulu ve bizim okulumuz. Kurtuluş Ortaokulu, mahalle içinde. Bizi, öğretmenleri, atölyeleri oraya nasıl sığdıracaklar? Okulumuzun yıkılması önemli bir kayıp, okulumuz önemli işlerde çalışacak elemanlar yetiştiriyordu. Yıkım kararı ile ‘giderim imam hatibe, işimi kolaylaştırır’ kafası oluştu, oluşuyor.