Soma Davası avukatı Nergiz Tuba Aslan: “Yargı, sermayenin çıkarları doğrultusunda karar verdi”

Soma Katliamı Davası’nda karar verildi. 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden katliamında 5’i tutuklu, 51 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görüldü. Mahkeme heyeti, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın da bulunduğu tutuklu 5 sanık için 15 yıldan 22 yıl 6 aya kadar, 9 tutuksuz sanık için ise 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezaları verdi. Şirketin patronu Alp Gürkan ise beraat etti. Karar, ailelerin acılarını ve öfkeleri katladı.

Soma’da 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden katliamında; haklarında “olası kastla öldürme”, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma”, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçlarından 301 kez, 2 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle 5’i tutuklu, 51 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın da bulunduğu tutuklu 5 sanık için 15 yıldan 22 yıl 6 aya kadar, 9 tutuksuz sanık için ise 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezaları verdi. Şirketin patronu Alp Gürkan ise beraat etti.

‘Yargı, sermayenin çıkarları doğrultusunda karar verdi’

Davada madenci ailelerinin avukatlarından ÇHD Genel Sekreteri Nergiz Tuba Aslan, kararın kabul edilemeyeceğini söyleyerek “301 kişinin katledildiği, 268 kişinin hayati tehlike geçirerek yaralandığı bir duruşmada bütün şartlar oluşmuş olmasına rağmen mahkeme, patrona sadece ‘taksirle’ hazırlanan 15 yıl ceza verilmesine karar verdi. Kendisi, katliamın ertesi günü basın toplantısı yapmış ve ‘bu madenin esas sahibi benim’ diyen büyük patron Alp Gürkan hakkında beraat kararı verdi. Üst düzey yöneticilere de taksir üzerinden giden 15 yıl ile 22,5 yıl arasında vermiş olduğu cezalar var. Bu cezaların kabul edilebilmesi mümkün değil. Ancak yargı, sermaye yargılandığı zaman maalesef elini korkak tutuyor ve sermayenin çıkarları doğrultusunda kararlar vermeyi tercih ediyor. Bu da, dünya tarihinde bile en büyük işçi katliamlarından biri olmasına rağmen, madende 301 kişinin canını kaybetmiş olmasına rağmen kabul edilemez. Vicdanla, hukukla açıklanamayacak bir karar. Biz de aileler ve avukatlar olarak tepkimizi gösterdik. Buradan sonra da her türlü başvuruyu yapacağız, hukuksal mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

‘Ailelere bir tekme de yargı tarafından atıldı’

Ailelerin adalete olan inançlarını zaten yargılama sürecinde yaşanan olaylar ve siyasal iktidar tarafından yapılan müdahaleler nedeniyle kaybettiklerini söyleyen Aslan “Yine de bir umut, yitirdikleri canların hesabının sorulacağı adil bir ceza verilmesi hislerini devam ettirdiler. Ancak mahkemenin verdiği bu karar aileleri çok üzdü ve çok öfkelendirdi.” ifadelerini kullandı ve “Bir tekme de ailelere yargı tarafından atıldı” dedi.

‘Yargı yolu devam ediyor’

Aslan “İstinaf Mahkemesine dilekçemizi verip itiraz edeceğiz ve devamında ise Yargıtay yolu var. Bir sonraki aşamada da elbette Anayasa Mahkemesi ve AİHM’i değerlendireceğiz. Gerekli bütün aşamaları kullanacağız.” dedi.