Stratejik örgütlenme üzerine – Mahir Çayan

Bu çizginin kitleleri bilinçlendirme politikası:

– Merkezi periyodik bir yayın organı (siyasi gerçekleri açıklama kampanyasının bir aracı olarak)

– Broşürler

– Nakil görevini yapan merkezi organın dağıtım şebekesinde, mahalle birim alınarak örgütün bürokratik kademelerini kurmak

– Ve de sözde askeri hareketlerin (silahlı propaganda değil) asgari örgütlenmesi

Bütün bunlara revizyonistler stratejik örgütlenme derler. Önce bu sözde stratejik örgütlenme için çalışılır. Ancak oligarşinin ağır baskı ve tenkil politikasının ağır şartları altında:

– Merkezi periyodik yayın organı çıkarmak;

– Klasik sözde kitle çalışması ile devrimin “taze kuvvetlerini” oluşturmak;

Henüz oluşum halinde olan ve asla da stratejik örgütlenme aşamasında olmayan örgütün yöneticilerin ve önde gelen üyelerinin çalışmaları, dergi ve broşürler çıkarmaya ve dağıtmaya teksif eder.

Karşı devrimin baskı şartları altında örgüt bir türlü silaha sarılacak seviyeye gelemez. Zaman geçer. Asgari örgütlenme için şartlar bir türlü hazır olmaz. Giderek örgüt bir tür bürokratizmin batağına saplanır. Üyelerdeki savaşçı ruh (eğer varsa) yiter; elemanlar merkezi organın çıkmasını bekleyen gazete bayilerine dönerler. Dağıtılması güç, okuyucusu fazla olmayan gazete bayileri halinde “işçi-köylü bölge komiteleri” iki-üç sözde yönetici pasifistin gevezelik, entellektüel tartışma ve de rapor alan-rapor veren bir bürokratik mekanizması haline döner.

Aşırı gizlilik ile gevezelik ve laçkalık beraber gider. İllegalitenin çarkları pasifizm adına döner. Arada bir hazırlop para gaspı işi olursa, merkez bir kaç kişiyi tayin ederek bu işin yapılmasını organize eder. Böylece örgütün çok yönlü çalışmayı başarı ile yürüttüğü kanısına varılır. Haftalar, aylar stratejik örgütlenmeyi ve de askeri eylemler için asgari örgütlenmeyi tamamlama hikayesi ile, “büyük işler planlıyor” havası içinde, gevezelik, yazı-çizi işleri ile geçer.

İşte silahlı mücadeleye sözde evet diyen pasifizmin çalışma tarzı pratikte budur. Yaptığı bütün iş, ideolojik mücadele paravanası altında, emperyalizm ve oligarşiye karşı halkın devrimci savaşını sürdüren devrimcileri eleştirmek, onlara kara çalmaya çalışmak, silahlı propagandanın sağladığı sempatiyi, kafaları bulandırarak dağıtmaya çalışmaktadır. Oportünizmin emperyalizmin soldaki uzantısı olması esprisi budur.

Mahir Çayan