Tesla işçisinin acısı: Sanki ölüp otomatik işçi cennetine gitmiş gibisiniz | Çeviri (The Guardian)

2010 yılında eski otomobil fabrikalarını alan  Tesla’da son teknoloji var. CEO Elon Musk ‘güvenliği hiçe sayan açgözlü kapitalistler değiliz’ diyerek iş yerini savunuyor ve şirketinin 50 milyar dolarlık değer kazandığını duyuruyor. İşçiler ise bambaşka bir hayattan bahsediyorlar. Istırap ve stres içinde: ‘Biz hariç her şey gelecek gibi’ diyorlar. The Guardion’un muhabirlerinden Julia Carrie Wong’un haberi bu sömürüyü gözler önüne seriyor. Bu haberi sizler için Gazate Hayır olarak Türkçe’ye çevirdik:

Tesla Kaliforniya, Fremont’ta artık kullanılmayan bir araba fabrikasını satın aldıktan sonra, Elon Musk eski-tip sendikalı fabrikayı, dev robotlara X-Men karakterlerinin isimlerinin verildiği ve tonlarca metalle gelişmiş imalat sektörünün parlak beyaz kabesi olmuş, yere göğe sığdırılmayan ‘geleceğin fabrikasına’ dönüştürdü.

Musk’un elektrikli arabalara duyduğu arzu ve karbona bağımlı otomobil endüstrisine sekte vurma vaadi, Tesla’nın sahip olduğu değerin hem Ford’un hem de kısa süreliğine General Motors’un değerini geçmesine katkı sağladı. Fakat fabrikayı robot muadilleriyle paylaşan işçilerin bir kısmı, Musk’un sert üretim hedeflerine atfettikleri ağır baskıdan ve kimi zaman yaşamlarını alt üst eden yaralanmalardan yakınmakta.

Guardian’ın ulaştığı kaza raporlarına göre, 2014’ten bu yana baygınlık ve nöbet geçiren, baş dönmesi, anormal nefes sorunları yaşayan ve göğüs ağrısı olan işçiler için 100’ü aşkın kez ambülans çağrılmış. Yüzlerce kez yaralanmalar ve diğer sağlık sorunları için aramalar yapılmış.

Yaklaşık on bin işçinin çalıştığı fabrikadaki koşullar hakkında yapılan bir telefon görüşmesinde, Tesla CEO’su çalışanlarının ‘zor zamanlar yaşadıklarını, uzun saatler boyunca ağır işler yaptıklarını’ kabul etmek zorunda kalmış fakat işçilerin sağlığı ve iyiliğiyle yakından ilgilendiğini söyledi.

Musk ayrıca Tesla’nın ABD’deki büyük araba üreticileriyle kıyaslanmaması gerektiğini ve bugün 50 milyar doları aşmış piyasa değerinin sağlam bir temele dayanmadığını açıkladı. Şirketince üretilen arabaların, GM’nin toplam üretiminin sadece %1’ine tekabül ettiğini belirterek, ‘bu piyasa değerinin şu an hak ettiğimizden çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum,’ dedi.

Musk ayrıca şunları ekledi: ‘Biz ara kaybeden bir şirketiz. Söz gelimi daha fazla kar, hisse ve benzeri şeyler için güvenliği hiçe sayan açgözlü kapitalistlerden ibaretmişiz gibi bir durum yoktur. Mesele sadece ne kadar para kaybettiğimiz. Ve nasıl hayatta kalacağımız. İflasa sürüklenip insanları işinden nasıl etmeyeceğimiz.’
Şirketin yaklaşımıyla ilgili olarak Musk’un yaptığı açıklama, CEO’larının hırslı üretim hedeflerini karşılamak için nasıl uzun saatler boyunca yoğun baskılara ve zaman zaman acı ve ıstırapa katlandıklarını Guardian’a aktaran, aralarında hala çalışanların olduğu 15 fabrika işçisinin söylediğinden çok farklıdır.

Tesla’da üretim teknisyenliği yapan Jonathan Galescu’nun söyledikleri şöyle: ‘İnsanların bayıldıklarını, yere çuval gibi yere yıkılıp yüzleri üstüne düştüklerini gördüm. Hala yerde yatarken, bize sadece çalışmaya devam etmemizi söylediler.’

Galescu, çalışma arkadaşlarının yıkılıp ambülanslarla götürüldüğünü aktaran birkaç işçiden sadece biri. Akü hattında çalışan işçilerden Mikey Catura ise şunları söylüyor: ‘Çalıştığım hatta bir arkadaş vardı. Hiç durmadan çalışıyor, çalışıyor, çalışıyordu. Sonra bir baktık ki yere yıkılmış.’

Bir başka üretim işçisi Richard Ortiz, ileri teknolojili üretim sahası hakkında hayranlıkla aktardığı şuydu: ‘Sanki ölüp otomatik işçi cennetine gitmiş gibisiniz.’ Ama hemen şunu ilave etti: ‘Biz hariç her şey gelecek gibi.’
Tesla, eski ekonominin kurallarından kurtulmuş bir teknoloji önderi ile, fiziki metalar üretmek zorunda olan bir imalatçı arasında gidip gelmekte. Bu çelişkinin en net haliyle görüldüğü yerse, Musk’un 2018’de 500,000 araba üretmeye dönük abartılı hedefinin gerçekleşmesi (2016’ya kıyasla %495’lik bir artış) için, gelecekten fırlamış robotlara olduğu kadar binlerce işçinin alınteri ve kas gücüne de ihtiyaç duyan Tesla fabrikası.
İsmini vermek istemeyen üretim işçilerinden biri şunları söylüyor: ‘Anladığım kadarıyla Elon Musk, Tesla’ya bir programı açar gibi girişti ve işin bilgisayar başından kalkmayan inek tiplerden ibaret olmadığını kavrayamadı. Fiziksel emek veren binlerce işçiniz olduğunda, bu hissiyatı kaybetmeye başlarsınız.’
Şubat ayında Tesla işçisi Jose Moran bir blog paylaşımında, fabrikadaki mecburi mesailer, yüksek yaralanma oranları ve düşük ücretlerle ilgili detaylı iddialarda bulundu ve işçilerin Birleşik Otomobil İşçileri sendikasına katılma çabasında olduklarını açıkladı.

Moran’ın paylaşımı spotları, Tesla’nın fabrikayla ilgili olarak kamuoyuna sunduğu imajda nerdeyse hiç yeri olmayan işgücüne çevirdi.

Michael Sanchez’in bir zamanlar iki hayali vardı: Bir sanatçı veya araba servisi teknisyeni olmak. Beş yıl önce, ‘geleceğin parçası’ olduğuna inandığı Tesla’ya alındığında ‘mutluluktan uçtuğunu’ söylüyor.
Şimdiyse Sanchez’in boynunda iki fıtık var, engelli olduğu için işe gidemiyor ve artık acı çekmeden bir kalem dahi tutamıyor.

Tesla kazanın, çalışanı bir tekerlek monte ederken gerçekleştiğini söylüyor. Ancak Sanchez’in aktardıkları farklı. Kazaya Tesla’nın montaj hattında geçirdiği yılların sebep olduğunu söylüyor. Üzerinde çalıştığı arabalar hattın üzerinde tutulduğu için, sürekli yukarıya bakmak ve gün boyunca elleri yukarıda çalışmak zorunda kalmış.
‘Pazartesiyi atlatmak mümkün,’ diyor Sanchez. ‘Salı da öyle. Çarşambaya gelince bir şeyler hissetmeye başlıyorsunuz. Perşembe acıyla geçiyor. Cuma ıstırap çekiyorsunuz. Cumartesiyse günü hayatta kalarak bitirmekten başka bir şey kalmıyor.’

Görünen o ki, Tesla’nın imalat uygulamaları faaliyetinin ilk yıllarında son derece tehlikelerle doluydu. Şirket, işyeri güvenliğini takip eden kurumlara düzenli bir şekilde rapor edilen resmi yaralanma ve hastalanma vakalarının, 2013 ve 2016 arasında sektör ortalamasının üzerine çıktığını reddetmemekte.
Tesla ‘şirketin bugünkü faaliyet durumunu yansıtmadığı’ gerekçesiyle bu dört yılda gerçekleşen hadiselerle ilgili verileri halka duyurmayı reddetmekte.

Şirketin halka duyurduğu son verilere göre, yaşanan işgüvenliği hadiseleri 2016 sonunda endüstri ortalamasının biraz üzerindeyken, 2017’nin ilk aylarında bu konudaki performansı ortalamanın %32 üzerine çıkmış halde. Şirket, bu hadiselerin geçen yıldan bu yana ciddi şekilde azalmasını sağlayan etmenlerin, üçüncü bir vardiyanın eklenmesi, ergonomi uzmanlarından oluşmuş özel bir ekibin getirilmesi ve fabrikanın ‘güvenlik ekibinde’ yapılan iyileştirmeler olduğunu söylüyor.

Musk şirkette en başta güvenliğin geldiğini belirtiyor. ‘Umursamadığımı iddia edenler son derece incitici ve bence hatalılar.’ CEO yönetim anlayışıyla bağlantılı olarak kendi masasının ‘fabrikadaki en kötü, en sıkıntılı yerde’ olduğunu söylüyor. ‘Öyle rahat bir köşede değil.’

2016’nın başlarında ‘olası en sıkıntılı şeyi yapmak için’ fabrikanın zemininde uyku tulumları içinde yattığını söylüyor. ‘İnsanların zor zamanlar geçirdiklerini, saatlerce çalıştıklarını ve ağır işler yaptıklarını biliyordum. Onlardan çok daha ağır şartlarda, hatta çok daha uzun sürelerce çalışmak istiyordum’ diyor. ‘Çünkü bir yöneticinin yapması gereken şey bana göre bu.’

Şöyle ekliyor: ‘Bunu bir zenginleşme yolu olarak gördüğümüz için değil, temiz ulaşım ve temiz enerji üretimin gelişmesini hızlandırma çabasına, sürdürülebilir enerjinin geleceğine inandığımız için yapıyoruz.’
Guardian’a konuşan Tesla işçileri, şirketin misyonundan duydukları gurur ve heyecanı paylaşmakta. Ortiz övünerek ‘bizler dünyayı değiştiriyoruz’ diyor. ‘Torunumun bir gün sınıfa gidip arkadaşlarına ‘dedem de oradaydı’ diyeceği günü sabırsızlıkla bekliyorum.’

Ancak bu gurur, Ortiz’in ifadesiyle, çalışma koşullarından doğan ‘büyük hayalkırıklığının’ işçiler üzerindeki hakim etkisini ve ona göre engellenmesi mümkün iş kazalarını ortadan kaldırmıyor.
Yakın zamanda kendisini ‘korkutan’ bir şey oldu ve sağ kolunda güç kaybı yaşadı. ‘Emekli olduğumda kolumu kullanmak istiyorum’ diye ekliyor.

Diğer işçiler, uzun çalışma saatleri nedeniyle kasların aşırı kullanımından doğan rahatsızlıklar yaşadıklarını aktarmakta. Şirket Ekim 2016’da ortalama işgünü süresini azaltmadan önce, işçiler sürekli haftada altı gün, 12 saatlik vardiyalarla çalıştıklarını söylüyorlar. Tesla değişimin ‘başarıyla’ sonuçlandığını ve fazla mesai süresini %50 aşağıya çektiğini aktarıyor.

Sanchez ve diğer işçilere göre, şirket yıllarca iş güvenliğini ciddiye almadığı, şikayetlerini önemsemedikleri ve kendilerini acı çeke çeke çalışmaya zorladıkları için çok daha fazla yaralanma olmuştur.

Sanchez’in aktardığı üzere, işçiler yöneticilere çektikleri acılardan bahsettiklerinde aldıkları yanıt şöyle olmuştur: ‘Hepimiz acı çekiyoruz. Biraz erkek olamıyor musunuz?’ Şu an yaralandığı için raporlu olan Tesla işçilerinden Alan Ochoa, üstlerinin ‘üretim miktarını çalışanların güvenliği ve sağlığının önüne koyduklarını’ iddia ediyor.
Şirkete göre, Ochoa ve Sanchez görüşleri tüm işçileri yansıtmaktan uzak açıksözlü işçiler. Ancak Tesla sözcüsü şunu ekliyor: ’On binden fazla çalışanın olduğu bir fabrikada, kaçınmak istediğimiz münferit olaylar hep olur.’
Tesla’daki çalışma koşullarına yönelik şikayetler herkesçe paylaşılmamakta. ‘Sosyal yardım alıuorum, hisselerim var ve ücretsiz iznim var’ diyor yaklaşık bir yıldır çalışan bir işçi. ‘İşimi gerçekten çok seviyorum ve bana karşı adil olduklarını düşünüyorum.’

Geçici işçilerden biri, fabrikada sabahları yaralanmaları önlemek için grup halinde ısınma egzersizleri yapan insanlar gördüğünü söylüyor.
Ancak bazı Tesla çalışanları, şirketin yaralanmış işçilere aldığı tavrın, onları bu hadiseleri bildirmekten caydırdığını iddia ediyor. Çalışanlar yaralandıkları için ‘hafif işlere’ kaydırıldıklarında, hem ücretleri hem de güvenlik tazminatlarından gelen ek yardımları azalmakta. Tesla içinse bu, diğer işverenlerin de uyguladığı ve Kaliforniya yasalarına uygun bir pratik. Tesla bazı yaralanmış işçilerin düzenli ücret karşılığında ‘modifiye işler’ yapabildiklerini de söylüyor.

Tesla’da çalışırken sırtını iki kez sakatlamış bir üretim işçisi ‘maaşım saatte 22 dolarken 10 dolara düştü’ diyor. ‘Bu bir bakıma insanları işe dönmeye zorluyor.’
Yaklaşık üç yıldır fabrikada çalışan Adam Suarez’in eklediğiyse şu: ‘Kimse yaralandığı için ücretinin kesilmesini istemiyor, bu sebeple de herkes kendisini çalışmaya zorluyor.’
Tesla güvenlik standartlarını daha da geliştirmekte kararlı olduklarını belirtiyor. Sözcülerinin deyişiyle, ‘bazı yaralanmalar kaçınılmaz olsa da, Tesla’nın hedefi yaralanmaları mümkün oldukça sıfıra indirmek ve dünya otomobil sektöründe en güvenli fabrika olmak.’

Musk’ın Mars’ı vaat eden ve ayı hedefleyen projeleri herkesin malumu. İtiraf ettikleri gibi elektrikli araba üreten şirketi tam anlamıyla bir kumar. Musk ‘roketlerin belki de biraz daha kötü’ olduğu uyarısında bulunsa da, sıfırdan araba imalat etmeye girişmenin ‘dürüstçe para kazanmanın en kötü yolu’ olduğunu söylüyor ve ekliyor: ‘Riske göre getiri temel alındığında, bir araba firması yapabileceğiniz en budalaca şey.’

Şirket her dönemde üretim oranını arttırmakta başarılı oldu. 2017’nin ilk üç ayında, fabrika Tesla’nın rekorunu kırarak 25 binin üzerinde araba üretti. Musk’ın 2018 hedefine ulaşmak için, bu oranı beşe katlamak zorundalar.
‘Bence en büyük sorunlardan biri, tepedekilerin gerçekçi olmayan dönemlik hedefler koymaları’ diyor akü hattında çalışan bir işçi.

Üç işçi, idarenin taktiksel olarak montaj hattındaki her gecikmeye nasıl parasal bir değer biçtiğini anlatıyor. Galescu’nun aktardıkları şöyle: ‘Bir keresinde robot düştü ve denetçi bize “sizler doğru düzgün çalışmadığınız için bu 18,000, 20,000, 30,000, 50,000 dolar diye” bağırdı.’

Yeni üretim ve imalat teknikleriyle sıfırdan taşıt yapmaya girişme çabası küçümsenemez, fakat çalışanların sağlığı ve güvenliğini korumaktan ‘daha önemli hiçbir şey yoktur.’‘Dünya için en iyi olanı yapmaya çalışıyoruz ve doğru şeyi yaptığımızı düşünüyoruz,’ diyor Musk. ‘Ve bunun içine şirketteki herkesin sağlığı ve güvenliği de giriyor.’

Yatırımcılara sarf ettiği sözlere kıyasla çok daha hümanistçe laflar bunlar. ‘Üretim hattındaki insanlara asla sahip olamazsınız. Öyle olsaydı insanları otomatik bir şekilde hızlandırabilirdiniz’ diyordu yatırımcılarına geçtiğimiz yıl. ‘Fabrikada hala çok insan var, ancak yaptıkları şey makinelerin bakımını yapmak, onları güncellemek ve aksaklıklarla ilgilenmek. Ancak üretim sürecinin kendi içinde hiçbir insan yok.’