Trump Paris Anlaşması (INDEPENDENCE)

Trump bazı kaynaklara göre ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çıkardı.

Dünyanın en büyük ikinci sera gazı salınımını yapan ABD’nin anlaşmadan vazgeçmesi, salınımın azaltılmasına dönük uluslararası iradeye ölümcül bir darbe indirecek.

Beyaz Saray kaynaklarına göre, Donald Trump ABD’yi iklim değişikliğiyle ilgili Paris Anlaşması’ndan çekiyor.

ABD bugün dünyanın en fazla karbondioksit salınımını yapan ülkelerinden biri. Dolayısıyla Başkan Trump’un karbon salınımını azaltmaya dönük anlaşmadan çekilmesi, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden kaçınmayı amaçlayan anlaşmaya ölümcül bir darbe indirecek.

Axios haber sitesi, kaynakların Cumhuriyetçi milyarder tarafından alınan “bu kararı direk kulaklarıyla işittiklerini” aktarmakta. Trump öncesinde küresel ısınmayı kendisi de çevreyi kirleten Çin’in tezgahladığı bir tezgah olarak tanımlamıştı.

Trump ABD Başkanı olarak otoritesini kullanarak anlaşmadan çekilebilir. “Anlaşma” olarak adlandırılmasının sebebi, Barack Obama’nın yürütme gücünü kullanarak bu anlaşmayı onaylamasına imkan tanımaktı. Normalde bu yetki uluslararası anlaşmalara onay veren Kongre’ye aitti. Ancak Cumhuriyetçilerin ağırlıkta olduğu Kongre’yi aradan çıkarmak için böyle bir adım atılmıştı.

ABD delegasyonu anlaşmanın imzalandığı Aralık 2015’te karmaşık hukuki mevzuat üzerine uzun görüşmeler yapmak zorunda kalmıştı. Diğer ülkeleri kaygılandıran şeylerden biri bugün gerçekleşmiş halde: Obama sonrasında yönetimin iklim sorununu inkar edenlerin eline geçmesi ve ABD Kongresi’nin hukuki bir şekilde anlaşmadan çekilmesi.

Çekilme kararının arkasında, aralarında Çoğunluk Lideri Mitch McConnell’ın da olduğu 22 Cumhuriyetçi senatörün çıkma talebi bulunuyor.

Trump aralarında kızı Ivanka Trump, Savunma Bakanı James Mattis ve Dış İşleri Bakanı Rex Tillerson’un da olduğu birçok önemli danışmanın tavsiyelerine kulak kapattı. Bu şahıslar anlaşma masasında kalınmasını salık vermekteydi.

Savunma Bakanlığı’ndan Mattis ve diğerleri, Pentagon’un üzerine yükselen deniz seviyeleri, buzulların erimesi nedeniyle rotası değişen savaş gemileri ve ülke güvenliğini sarsan sellerle kuraklıklar nedeniyle büyük sorumluluklar yüklendiğini belirtmişlerdi.

Kampanyası sırasında Trump, Başkan olmasını takip eden 100 gün içinde Paris anlaşmasını “iptal” etme sözü vermişti. Bunun arkasında ABD’li petrol ve kömür şirketlerini destekleme amacı yatıyordu. Bu vaat, dünyanın ABD’deki karbon salınımını kontrol etme girişimlerinden şüphe duyan kişilerin desteğini kazanmıştı. Ancak sonrasında çekilme kararı vermeden önce, Paris anlaşmasını iyi bir şekilde kavramak için zamana ihtiyacı olduğunu söylemişti.

Trump yönetimi şimdi ya Paris Anlaşmasının şart koştuğu üç yıllık çekilme sürecini başlatmaya, ya da süreci hızlandıracak Birleşmiş Milletler anlaşmasını yok saymaya karar verecek.

Bu hamlesi, Obama’nın sera gazı salınımını azaltmaya dönük girişimlerini ve çevre düzenlemelerini ortadan kaldırma planları yaptığının işareti. Trump’ın önerdiği federal bütçe içinde, Çevre Koruma Kurumu’ndan yaklaşık %30’luk bir kesinti yapılması planlanıyor. Ancak savunma harcamalarını 54 milyar dolar arttırmaya dönük planı, aslında iklimle ilgili birçok programı finanse edebilir.

Trump ayrıca ABD Sahil Güvenliğin bütçesini de önemli ölçüde azaltmak istiyor. Bu kurumun görevleri arasında okyanusların, su yaşamının ve yok olmak üzere olan türlerin korunması da var.

Çekilme kararına ilişkin haberler, BM Sekreteri Antonio Guterres’in ABD’den Paris Anlaşması’na bağlı kalmasını talep etmesinden saatler sonra kamuoyuna yayıldı.

Şimdiye dek insanların yarattığı sera gazı salınımı yüzünden, dünyanın ortalama sıcaklığı bir derecenin altında yükselmiş durumda.

Almanya, Fransa ve diğer önde gelen ülkeler, Trump’un iklim değişikliğiyle ilgili tutumundan rahatsız olduklarını ifade etmişlerdi. Hatta Papa Francis, Trump’un Vatikan ziyareti sırasında ABD Başkanını çok yönlü iklim değişikliğini dikkate alması için ikna etmeye çalışmıştı.

İklim anlaşmasını destekleyenler, ABD’yi başka ülkelerin takip edeceğinden veya bu çekilmeyle diğer ülkelerin anlaşmaya bağlılıklarını azaltacaklarından kaygılanıyorlar.

Kanada, Avrupa Birliği ve Çin, ABD çekilse bile anlaşmaya bağlı kalacaklarını ilan ettiler. Reuters’in aktarımına göre, Hindistan da anlaşmaya bağlı kalma niyetinde.

Trump’un anlaşmaya yönelik tutumu, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’i Avrupalıların artık ABD’ye bel bağlayamayacaklarını söylemeye itti.

“Eğer bu doğruysa, bu büyük bir yenilgi. Devam etmek için yeni ortaklar bulmak zorundayız, çünkü bu iş bitemez” açıklamasını yaptı Finlandiya Başbakanı Juha Sipila parlamento önünde.

Sivil toplum örgütleri (örneğin Friends of the Earth) bu kararın ‘dar kafalı ve tehlikeli bir karar’ olduğunu söylüyor. Dünya genelinde insanların, bilim insanlarının ve siyasetçilerin yoğun muhalefetini ABD’ye yöneltecektir.