TTB’nin Leyla Güven ile ilgili talebini Bakanlık reddetti

TTB Açlık Grevi İzleme Heyeti, Leyla Güven’in sağlık durumunun bağımsız heyet tarafından tespit edilmesi talebinin reddedildiğini açıkladı. Leyla Güven 76 gündür açlık grevinde.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde başlattığı süresiz, dönüşümsüz açlık grevi eyleminin 76’ncı gününde.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Güven ile beraber ise 250’yi aşkın tutuklunun da açlık grevi eylemi sürdürüyor. Aynı taleple HDP Meclis Üyesi Nasır Yağız 64, ülkede ve bölgede bulunan cezaevlerinde 38, Strasburg ve Galler’de İmam Şiş’in eylemi 37 gündür devam ediyor.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan TTB Açlık Grevi İzleme Heyeti Üyesi Cegerxwin Polat, açlık grevlerinde 60’lı günlerin çok riskli günler olduğunu belirterek Leyla Güven’ın sağlık durumunun bağımsız bir hekim heyeti tarafından tespit edilmesi için cezaevi savcılığına yaptıkları başvurunun Adalet Bakanlığı’nca reddedildiğini söyledi.

‘KRİTİK OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ’

Açlık grevlerinin 60’ıncı gününden itibaren ölümlerin yaşanabileceğine dikkat çeken Polat, Türkiye’de 2000’li yıllardan sonra açlık grevi eylemcilerinin B1 vitaminini kullanmasıyla beraber ölüm sıklığının azalmaya başladığını kaydetti. B1 vitaminin verilmesinin şu anda gelinen aşamanın kritik olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Polat, 60’lı günlerin önemli bir dönem olduğunu ve çok yoğun semptomların olabileceği bir aşama olduğunu belirtti.

YOĞUN BELİRTİLER

Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başladığı açlık grevinin 76’ncı gününde olduğunu hatırlatan Polat, değişik cezaevlerinde çok sayıda tutuklunun da açlık grevinde olduğunu hatırlattı. Açlık grevi eylemcilerinin yoğun semptomlarının kendilerine ulaştığını belirten Polat, “Leyla Güven’le ilgili bize ulaşan bilgiler çok yoğun yorgunluk, bulantı, kusma, sıvı alamama durumu söz konusudur” dedi.

‘TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜ KALBİ TETİKLER’

Açlık grevlerinin kalp üzerindeki etkilerine dikkat çeken Polat, açlık grevinde yaşanabilecek sağlık sorunlarını şöyle dile getirdi: “Kişi yeterince gıda tüketemediği için tansiyon değerlerinde ciddi düşüklüler meydana gelir. Bununla beraber eğer varsa zeminde bir sorun tansiyon düşüklüğü kalbi daha da zorlayabilir ve çarpıntı tarzında yakınmalar meydana gelir. Eğer kalp sorunu da varsa büsbütün kalbi sıkıntıya sokacak bir sürece evirilebilir. Bu yoğun bir şikayeti de birlikte getiriyor. Özellikle mide bağırsak sisteminde sindirimle ilgili ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Eğer katı bir gıda almazsanız, bağırsaklarınızı çalıştıracak gıdaları alamamış olurusunuz. Bu bağırsakta gıda emilimini sağlayan yapıların zaman içinde bozulması sindirim sisteminde ağır tahribatlara yol açabilecek sonuçları doğurabilir. Beraberinde vücut yeterli miktarda gıda tüketemediği için enerji metabolizmasını değiştirir. Yine diğer vitaminleri ve besin değerlerini de almadıkları için görme bozuklukları, baş dönmeleri, hafıza ve bilinç sorunları yaşayabilir.”

‘AÇLIK GREVİ BİTİRİLSE DAHİ TEHLİKE GEÇMİYOR’

Açlık grevi bitirilse dahi tehlikenin geçmeyeceğinin altını çizen Polat, “Açlık grevine giren herkesin ilk önce hastaneye yatışı gerekiyor. Çok profesyonel bir ekibin kontörlünde ilk müdahalelerin yapılması gerekiyor. Çünkü ilk aşama çok önemli, biz 2000 yıllarındaki açlık grevlerinden şunu iyi biliyoruz. Bu aşamada bizler Türk Tabipleri Birliği olarak bütün tabip odalarıyla bu konuda yazışmalarımız oldu. Burada da uygun müdahalenin yapılması onlar açısında hayat kurtarıcıdır” ifadelerini kullandı.

ADALET BAKANLIĞI CEVABI

Leyla Güven’in sürdürdüğü açlık grevi eylemi nedeniyle, avukatları aracılığıyla yakınlarının Diyarbakır Tabipler Odası’na başvurması üzerine Diyarbakır E Tipi Cezaevi savcısıyla görüştüklerini aktaran Polat, “Leyle Güven için bağımsız bir hekim heyetinin oluşturulmasını ve sağlık durumuna dair tespitleri yapmasını talep ettik; ancak Adalet Bakanlığı tarafında ret cevabı aldık. Gerekçe olarak bunu uygun bulmadıklarını, gereken müdahaleleri kendilerinin yaptıklarını ifade ettiler” diye konuştu.

‘ÜSTÜMÜZE DÜŞENİ YAPMAKLA HÜKÜMLÜYÜZ’

Adalet Bakanlığı’nın verdiği ret cevabının şaşırtıcı olmadığını belirten Polat, “Devletin, ne yazık ki geçmişten de bildiğimiz gibi tutumu belli, ancak biz TTB olarak bize yapılan başvuruları sonuçlandırmakla hükümlüyüz” dedi.

HEKİMLERE UYARI

Polat, hekimlerin, açlık grevi eylemcilerinin isteklerinin tersi olabilecek zorla müdahaleyi mümkün kılabilecek pozisyonlara girmesini istemediklerini söyledi.