Yazı Dizisi | Ekim Devrimi: 11-18 Eylül 

​11-14 Ekim Petrograd (Saint Petersburg, Leningrad) Örgütlü kitle direnişi Kornilov darbesini durdurdu

General Krymov

Kornilov’un Petrograd’daki yürüyüşü, Bolşeviklerin kilit rol oynadığı, işçiler ve askerler tarafından organize edilen örgütlü kitle direnişinin eşi benzeri görülmemiş bir şekilde feveran etmesine sebep oldu. Şehirde bir katliam olması tehdidi Sovyet liderlerini şehirdeki işçi sınıfının silahlandırılmasına ve seferberliğe razı olmaya itti. Kentin etrafında tahkimli bölgelerde Bolşevik liderliğindeki on binlerce Kızıl Muhafızla karşı karşıya kalan ve kendi kuvvet safları içinde toplu ayaklanmalar ve firarlarla yüzleşen Kornilov harekatı birkaç günden kısa sürede buharlaştı.

Kornilov Petrograd’a yürüyüşe liderlik etmesi için eski bir çarlık yanlısı komutan olan General Krymov’u seçti çünkü o, “tüm Sovyet üyelerini asmak”ta tereddüt etmeyecek biriydi. Şimdi ise Krymov kendi gözleriyle “ İlk Don Kazak Tümeni”ndeki (Don Kazak; Don Nehri’nin orta ve alt kesimlerine yerleşmiş Kazaklar) kendi askerlerinin toplu mitinglere katılmak için firar edişini izlemek zorundaydı. Petrograd’da katliam gerçekleştirmek için bel bağlanan askerler, şimdi kırmızı bayraklar altında yürüyor ve darbenin arkasındaki generallerin tutuklanmasını talep ediyordu. 12 Eylül’de Krymov, bir hükümet görevlisine güvenliğinin sağlanması garantisi karşılığında teslim oldu. Eylül’ün 13’üne kadar, ordu komutanları rüzgârın hangi yönde estiğini hissedip; Kerensky’ye sadakatlerini beyan ettiler. Krymov Petrograd’da Kerensky ile bir araya geldiğinde; tarihçi Alexander Rabinowitch’in de belirttiği üzere “belli bir süre için kendisi de benzer şeyleri söyleyen biri tarafından vatan hainliği ile suçlandı.” Krymov sorgudan umutsuzluğa kapılmış bir halde ayrıldı. Çokça asma ve ateş etme gerçekleştirmeyi planladığı Petrograd’ın sessiz sokaklarında ilerlerken, şüphesiz ki her tarafta şehrin kesin olarak örgütlü işçi sınıfının kontrolünde olduğuna dair kanıtlarla karşılaştı. Bir arkadaşının dairesine gitti, “Anavatanı kurtarmak için olan son kart da yenildi — hayat artık yaşamaya değmez.” dedi. Sonra dinlenmesi gerektiğini belirtti ve odada yalnız kaldığı anda kendisini göğsünden vurarak intihar etti.

12 Eylül, Petrograd (Saint Petersburg, Leningard) Kerensky diktatörlük kurmaya çalışıyor

Alexander Kerensky

Kornilov’un darbesinin çöküşü Rusya siyasetinde büyük bir boşluk bıraktı. Mülk sahipleri, kalburüstü askeri sınıf, finansörler ve kapitalistler var güçleriyle Kornilov’a arka çıkmışlardı. Şimdi bu tabakalar kızgınlık ve hayal kırıklığıyla için için kaynıyordu. Bu arada geçici Hükümet, “kan ve demir” konuşması ve Şubat Devrimi’ni takiben vazgeçtiği reformlar nedeniyle işçi, asker ve köylü kitlelerini kendinden uzaklaştırdı.

Kerensky boşluğu, başını kendisinin çektiği ve Anayasal Demokratik Parti’ye(Kadet) müstenit otoriter bir rejimle doldurmaya çalışıyordu. Kornilov’un tutuklanmasını emretti ve kendini Yüce Başkumandan ilan etti; ki bu Kornilov’un vaktiyle bulunduğu pozisyondu. 12 Eylül’de, beş üyeli “Rehber”i içeren bir diktatörlüğün kurulduğunu ilan etti. Kerensky yeni hükümetinin oluşumu için savaş ve kapitalist yanlısı Anayasal Demokratik Parti’ye her zamankinden daha fazla bel bağlamıştı.

Kerensky her zamankinden daha sağlam bir kanun ve düzen hükümeti lideri gibi poz vermesine rağmen gitgide yalnızlaşıyordu. Kadet’e eğilimi kitlesel öfkeyi kızıştırıyordu ve ülkenin her tarafındaki işçi-asker grupları onun hükümetine “güvensizlik”  önergesine onay verdi ve “Sovyetler için güç!” talep etti.

Davranışları her zaman son derece duygusal ve değişken olan Kerensky, şimdi can sıkıntısı içinde iktidar koridorlarında amaçsızca dolaşıyordu. Milikiov’un (Milikiov, hükümette partinin sağ kanadında yer alan bir tarih profesörüdür ve hükümetin en başlıca isimlerinden biridir.) görüşüne göre Kerensky, bir çeşit anksiyete bozukluğundan mustaripti ki, bunun semptomları her zamankinden çok şimdi ortaya çıkmıştı. Milikiov Kerensky’nin sabahları aşırı derecede bezginlikle uğraşırken; öğleden sonralarında ise ani manik nöbetleri geçiriyordu. Zorunlu yapılacak bir şey olmadığında, uzun süre boyunca boş boş oturuyordu. En yakın müttefikleri ve destekçileri bile onun ülkeyi, özellikle de mutlak güce sahip Yüce-Başkumandan olarak, yönetebileceğine olan inancını yitirmeye başlamıştı.

Eylül’ün 14’ünde; Rusya, cumhuriyet ilan edildi ama bu; Kerensky’nin durumuna bir yarar sağlamadı. Monarşinin restorasyonunun işine yarayacağı sağ kanat için bu durum sadece kızgınlığı arttırdı.  İşçiler ve askerler içinse bu; çok azdı ve çok geç.

18 Eylül, Moskova: Bolşevikler Sovyet Moskava’sında çoğunluğu elde ediyor

Moskova Sovyet İşçi ve Asker Temsilcileri’nin ilk konferansı , Şubat 1917

Şubat Devrimi’nden bu yana Bolşevikler, çarlığın devrilmesi sırasında kurulan Sovyet sisteminde azınlık durumundaydı. Rusya’ya dönüşünün akabinde Lenin, Nisan Tezleri’nde(Çarlık rejiminin yıkılması üzerine, Mühürlü Tren ile İsviçre’den Petrograd’a gelen Lenin’in açıkladığı tezlerdir. Bu tezlerde Lenin Rusya’nın güncel durumu tahlil etmiş ve partinin izleyeceği siyasi hattı ortaya koymuştur.) Bolşeviklerin bir (o an için küçük de olsa) azınlık oluşturduklarının farkında olduklarının ve kendilerini Sovyetler’deki tüm aşağılık-burjuvazi faydacı unsurlara (buna Menşevikler ve Sosyalist Devrimciler de dahil) karşı mücadelede konumlandırdıklarının üzerinde durmuştur.

Bolşevik Parti, Menşevikler ve Sosyalist Devrimciler’in aksine savaşa karşı çıkmakta ve Kerensky rejimine herhangi bir desteği reddetmekteydi. Fabrika çalışanları, askerler ve Baltık Donanması’ndaki denizcilerle olan yakın ilişkileriyle işçilerin politik güç için çok geniş kapsamlı- radikal bir toplumsal yeniden yapılanma ve emperyalist savaşa son verme gibi- özlemlerinin,
sesi olarak müttefikleri arasında olduğu kadar düşmanları arasında da ün kazanmıştı. Parti, tüm ülkelerdeki Dünya -sosyalist- Devrimi’ne yönelimli partilerden oluşan yeni bir enternasyonal örgüt talebini dile getirdi.

Bolşeviklerin pozisyonu onlara, tüm siyasi yapılanmaların ve taraftarlarının düşmanlığını kazandırdı. Şubat Devrimi’ni takip eden sürecin başından sonuna kadar -ve Kerensky’nin hücumu ile Temmuz Günleri (Petrograd şehrinde 3 – 7 Temmuz günleri arasında askerler ve sanayi işçilerinin Geçici Hükümet’e karşı yoğun protesto gösterileri düzenledikleri dönem) sırasında yoğunlaşarak- Bolşevikler ana akım gazeteler tarafından saldırıya uğramışlardır. Her bir yandan “Alman altını” kabul etmekle itham edilmişlerdir. Lenin, Alman Kaiser’in paralı ajanı olmakla suçlanmış ve neredeyse her gün Bolşeviklerin “karanlık güçler”le komplo kurduğu gibi ya da bir başka ihanet içinde olduğu veyahut ülkeyi felakete sürüklediği yönünde iddialar ortaya atmaktaydılar.

Petrograg işçi sınıfının Kornilov’a karşı kazandığı zaferin akabinde, Bolşevikler sadece Petrograd’da değil; Moskova’da ve kırsal bölgelerde de çoğunluğu ele geçirdi. “Bolşeviklerin nüfuzunun ve gücünün arttığı şüphesizdi ve şimdi engellenemez bir ivme kazanmışlardı. Bolşevikler, Koalisyon’a karşı, Temmuz saldırılarına karşı uyarılarda bulunmuşlar ve Kornilov isyanını öngörmüşlerdi. Ve şimdi geniş kitleler onların haklı olabileceklerini görmekteydiler.

Bolşevikler hızla politik arenada en etkili güç haline geldiler. Parti üyelerindeki ve partiye destekteki ayak uydurabilmek için muazzam örgütsel bir çaba gerekmekteydi ancak Bolşevikler en başından beri bu değişimi öngörüyor ve buna hazırlanıyorlardı.  Çünkü parti, devrimin ilk aşamasından beri iktidara geleceğine dair inancını hiç yitirmedi ve öyle de oldu.

Eylül 12, New York: New York Times Kornilov’u Övüyor

Korniloff (Kornilov) neden isyan etti. New York Times, 12 Eylül 1917

New York Times 12 Eylül’deki manşetinde, Amerika’nın “demokrasi için dünyayı güvenli hale getirmek” ile ilgili aldatmacasını bir kez daha sergileyerek; Rusya Devrimi’nin “sözümona” celladı Kornilov’u göklere çıkardı. “O,” diyordu New York Times; “ayıplanacak kadar uzun süredir sessiz duran güçlerin yalnız temsilcisi, Rusya’yı eninde sonunda bir araya getirecek, onun aniden çözülüp tükenmesini durdurmak için, onu bir ulus olarak tutmak için, yok oluşunu durdurmak için, onu kurtarmak için kişidir”

Amerika’nın önde gelen yayınları Rusya’yı “sarhoş bir çılgınlık içinde sosyalizmin uçurumundan anarşinin boşluğuna sürüklenmekle” suçluyordu. Bunun karşılığında ise “General Kaledines liderliği altındaki…tüm Kazak güçleri” ve de “St. George Şövalyeleri’ne kaydolan mülk sahipleri” gibi Rus toplumundaki en gerici öğeleri methediyordu.

Times, evvelde Kerensky’nin kendisine diktatörce güçler addettiği beyanatları hakkında sessiz kalmasına rağmen; şimdi Kerensky’yi Kornilov’u açıkça sahiplenmekteki başarısızlığından dolayı suçluyordu. Kerensky “seçimini yaptı ve imtihan zamanı geldiğinde; şansını sosyalizme paslamayı yeğledi,” diye yazdı New York Times.