Bahçelievler’de Hayır Meclisleri deneyimleri – Nur Tuğçe Biga (Sendika.org)

Hayır Meclisleri sokak çalışmalarına okul önlerinde, pazarlarda, metrobüs hatlarında bildiri dağıtımları yaparak; kahvelerde, derneklerde başkanlık sistemini anlatarak başladı.

Türkiye’de her ne kadar sorunsuz bir demokrasi deneyiminden hiçbir zaman bahsedemesek de demokrasi deneyimimizin Ortadoğu ülkelerine kıyasla hatırı sayılır bir yeri vardır. Bugün ise artık bu demokrasi birikiminin de yok edilmesi anlamına gelecek şekilde rejim değiştirilmek istenmektedir.

Ülkemize getirilmek istenen sistem –iktidar sözcülerinin ifade etmekten çekinmediği biçimde- 200 yıllık demokrasi birikiminin tasfiye edilmesi, parlamenter sistemin ortadan kalkması ve tüm yetkilerin cumhurbaşkanı seçilen tek bir kişide toplanması anlamına gelmektedir.

Nisan ayında bütün yetkilerin tek bir kişiye verilip verilmeyeceği, özetle bir diktatörlük kurulmasına onay verilip verilmeyeceği oylanacak. Bu teklife itiraz edenler ise, itirazlarının içeriğine uygun araç ve yöntemlerle “Hayır”ı örgütlüyor.

Bahçelievler’de Hayır Meclislerinin kurulması

Demokrasi tarihinin ve halk demokrasisinin önemli bir nüvesi meclis tipi örgütlenmedir. Bugün hem insanların kutuplaştırılarak birbirlerine düşmanlaştırıldığı bir süreçte bu atmosferi dağıtacak bir ortam oluşturmak hem de referandumda “Hayır”ın sesini yükseltmek isteyenler çeşitli ilçelerde “Hayır Meclisleri” kuruyorlar. Bunun bir örneği de Bahçelievler ilçesinde yaşanıyor.

Bahçelievler’de ilk olarak demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve derneklerin çağrısıyla Bahçelievler halkı bir araya gelerek Tek Adam rejimine geçit vermemek ve referandumda “Hayır” çıkması amacıyla çeşitli toplantılar düzenledi.

Bu toplantılardan çıkan sonuçla Bahçelievler’in 11 mahallesinde “Hayır Meclisleri” kurulmasına karar verildi. 11 mahalleden 30’a yakın temsilcinin katılımıyla bu meclislerin nasıl çalışacağı ile ilgili çeşitli tartışmalar yürütüldü.

Bu tartışmalar sonucunda meclislerin, “evet” demeyi düşünenlere ve kararsızlara getirilmek istenen anayasanın “gerçek” içeriğini anlatmak ve referandumda oylarını “hayır” yönünde kullanmalarını sağlama amacına odaklanması üzerine kararlar alındı.

Bu ilk toplantının ardından 8 mahallede ayrı ayrı “Hayır Meclisi” toplantıları gerçekleştirildi. Bu toplantılarda en geniş kitlelerle “Hayır Meclisleri”nin büyütülmesi ve sokak çalışmalarının başlatılması kararlaştırıldı.

Kuruluş aşamasındaki güçlükler

Bu meclislerde zaman zaman kimi zaafların yaşandığı anlar da yaşanmıyor değil. Kimi zaman, parti üyelerinin kendi örgütsel kimliklerini öne çıkarması ve diğer parti üyeleri ile referandum dışı gündemler üzerinden ihtilaflarını tartışma konusu haline getirmesi ile bir araya geliş amacıyla çelişen tartışmalar yaşanbilmektedir. Bu tür sorunlar, pratik çalışmalara odaklanma yönünde müdahalelerle aşılabilmektedir.

Ayrıca çalışmalar meclislerin solcuların / sosyalistlerin bir araya geldiği ve kendi kendilerine propaganda yaptığı bir alan haline getirilmesi yerine Kemalistlerden Kürtlere, sosyalistlerden dikatörlük istemeyen muhafazakarlara kadar çeşitli unsurların bir araya getirildiği bir alan olarak da kurgulanarak yürütülmektedir. Her ne kadar meclisin başkanlık sistemine karşı çıkan bütün bu unsurları bir araya getiren bir meclis olması yönünde girişimler olsa da bu henüz en azından Bahçelievler açısından gerçekleşmemiş durumda.

Hayır Meclisleri sokakta

Hayır Meclisleri sokak çalışmalarına okul önlerinde, pazarlarda, metrobüs hatlarında bildiri dağıtımları yaparak; kahvelerde, derneklerde başkanlık sistemini anlatarak başladı.

Bu sokak çalışmalarında çok çeşitli tepkilerle karşılaşıldı. Kimi zaman “Kölelik düzeni getiren başkanlık sistemine tabii ki hayır diyeceğim” diyenler de oldu; “Ne getirirse getirsin ben evet diyeceğim diyenler de.

Hayır diyenler olarak fotoğraf çektirdiğimizde “Ben de hayır diyorum” diyerek fotoğrafa katılıp meclisimize gelmek istediğini belirtti. Kimisi de “gericilikten” söz ettiğimizde, tepkisel bir şekilde “Ben gericiyim, evet vereceğim” dedi.

“Tayyip’e bile bu kadar yetki verilmez  o yüzden hayır diyeceğim” diyenler de oldu; “Tüm yetkilerin tek bir kişiye devredilmesi kabul edilemez, o yüzden hayır diyeceğim” diyenler de.

Çocuklarının hayır oyu kullanacağını ama kendisinin kafasının karışık olduğunu söyleyenler de vardı.

“Hayır”ları çoğaltmak

Bahçelievler bölgesindeki genel gözlemimizden elde edilen sonuç ise evet diyeceğini açıktan ifade edenlerin görece azlığı, kendilerini ifade etmedikleri/çekimser kaldıkları ve anayasanın içeriğini bilmedikleri yönündeydi.

Hayır diyenler ise hem belirgin biçimde fazla oldukları gibi neye hayır diyeceklerinin de oldukça bilincinde olduklarını gösteriyorlar. Önümüzdeki süreçte ev ziyaretleri de gerçekleştirecek bu meclisler özellikle kararsızları ve evet diyecekleri de referandumda hayır oyu kullanmalarına ikna etmeye de çalışacak.

Bundan sonraki süreçte yapılması gereken ise Bahçelievler’deki bu meclislerin daha fazla “Hayır”cıyı kapsayacak şekilde toplanması, birlikte evet diyeceklere ve kararsızlara anayasanın gerçek içeriğini anlatması, “Hayır”ları çoğaltarak mücadeleyi hep birlikte büyütmesi. (iletişim: facebook.com/bahcelievlerhayirmeclisleri)

Yorum Yazın