Devrimci avukatlar yargılanıyor: Sizi ve temsil ettiğiniz her şeyi, ahlakınızı reddediyorum

ÇHD ve HHB avukatlarının yargılandığı dava bugün de devam etti. Mahkeme heyeti, duruşmada mütalaaya karşı reddi hakim talebinde bulunan sanıkları salondan çıkarttı. Duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.

ÇHD ve HHB avukatlarının yargılandığı dava bugün sabah saatlerinde başladı. Heyet duruşmaya başladıktan sonra iki sanık salona alındı. Savcılığın mütalaası üzerine sözleri sorulan avukatlar ‘reddi hakim’ talebinde bulundu.

Avukatlar teker teker söz alarak ‘reddi hakim’ taleplerinin gerekçelerini açıkladı. Söz alan Selçuk Kozağaçlı konuşmasından sonra mahkeme kararı ile salondan çıkarıldı. Salonda oluşan tepkilerin ardından yargılanan tüm avukatlar salonu terk etti. Tepkiler üzerine heyet sanık avukatlarının ve seyircilerin de salondan çıkartılmasına karar verdi. Duruşmaya verilen ara sırasında salondan çıkartılan Kozağaçlı heyete “Sadece sizi değil, sizi ve temsil ettiğiniz her şeyi, ahlakınızı reddediyorum.” diye seslendi.

Aranın ardından tutuklu avukatlar salona getirilmediler, müdafiiler de salona alınmadı. Tutuklu avukatların aileleri zorla salondan çıkarılırken, “Adalet istiyoruz” sloganı attılar. Savunma avukatları ise içeri alınmamaları üzerine duruşma salonu önünde “Savunma susmadı susmayacak” “Devrimci avukatlar onurumuzdur” sloganlarını attılar.

Mahkeme tekrar ara verdi. Aranın ardından duruşma başladı, heyet hakimin reddi taleplerini redderek duruşmayı yarın 10.00’a bıraktı.

Selçuk Kozağaçlı: “Yok mu İstanbul’da başka bir mahkeme başkanı? Sulh Ceza’dan beri bizi takip ediyorsunuz”

Teker teker söz alan sanık avukatlar, hakimin reddini istemelerinin nedenini açıkladı. Söz alan Selçuk Kozağaçlı, “Kişisel olarak hiçbir problemim yok, sizinle tanıştığıma çok memnunum, çünkü sizi birisi anlatsa, gözümle görmesem inanmazdım. Karşılıklı biz hiçbir şey değiliz, arkadaş değiliz, meslektaş değiliz. Kişisel olarak size hiçbir şey demeyeceğim ancak siz suç işliyorsunuz. Ben buraya sizi itham etmek için çıktım, bu sebeple bana “Beni itham etmeyin.” demeyin. Suç itham etmem başkanın şahsınadır ancak siz diğer üyeler, Akın Bey’i maşa gibi kullanıyorsunuz oysa siz bu suçları iştirak halinde işliyorsunuz. Bu sebeple başkan hakkında söylenen her şey size de söylenmiş sayılır.”

“Dün bir grup yargıç, savcı, adli kolluk hakkında hüküm kuruldu. Bu grubun adı 17-25 Aralık grubu. Sizin dosyanızın %50’sini oluşturan evrak kısmını hazırlayanlar. Şimdi o yargıçlar yan komşum.
Onlardan bir tanesi dedi ki: “Selçuk Bey, sen benim hakkımda hep kötü düşünürdün, bunlar daha kötü değil mi?” Ben de “Hayır, hepiniz hep aynısınız, sadece kürsüde değilsiniz.” dedim.”

“Mahkeme Başkanı Akın Gürlek’in, Berk Ercan’ın devşirilişine katıldığını düşünüyorum, kollukla birlikte bu tanığa yalan beyanda bulunması için parasal ve manevi destek olduğunu düşünüyorum. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’na, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum. Mahkeme başkanı olan sizin, bir örgüt üyesi olduğunuzu düşünüyorum. Bütün meslek hayatımı gözden geçirdim, acaba hiçbir hakim mütalaa için bir savcıyı zorlamış mıdır, diye, yok. Sadece bir tane örnek var, o da kadın hakim hamile imiş, o şekilde olmuş, cumhuriyet tarihinde yok.
Bu yaptıklarınız hukukta asılı kalacak mı, bir beş yıl sonra sizin bu yaptıklarınızı nasıl temizleyeceğiz, diye konuşuyoruz. Cumhuriyet Savcısı da siz olun, İstinaf Başkanı da siz olun, var mı böyle bir şenlik. Yok mu İstanbul’da başka bir mahkeme başkanı, Sulh Ceza’dan beri bizi takip ediyorsunuz.” diyerek konuşmasını bitirdi.

Aytaç Ünsal: “Bu yalanları polis, savcı, hakim söylese olmaz. Skandal olur. Bu sebeple itirafçılara söyletiyorlar”

Sanık Avukat Aytaç Ünsal reddi hakem talebini, “İftiracılık uygulaması, 12 Eylül darbecileri ile yasalaştı. İşkence ile alınabilen ifadeler yeterli değildi, menfaat ve ödül de bu dönemde yasayla getirildi. 3 Aralık tarihli duruşmada da 1 Mart tarihli tutuk incelemesinde de tanık ifadelerine dayandığınızı açıkça söylediniz, bu dosyada tanık yok. İtirafçıların iftiraları var. İtirafçı sakladığı gerçeği açıklayan kişidir. Bu dosyada gerçek yok. Nazım Hikmet 15 yıl ceza almıştı. Nazım’ın da “vatan haini” ilan edilmesine neden olan bir iftiracı ifadesidir. Nazım Hikmet’e ceza veren mahkemenin kararının hiçbir hükmü yok.” sözleri ile açıkladı.

Ünsal’ın konuşmasının devamında “İtirafçıların beyanlarının şöyle bir önemi var. Bu yalanları polis, savcı, hakim söylese olmaz. Skandal olur. Bu sebeple itirafçılara söyletiyorlar. Mit’in, polisin ağızlarından yazılamayan şeyler bunların (itirafçıların) ağzından yazılarak objektif bir görünüm kazandırmak amaçlanır. Bu bir sürek avına dönüştürülür, gözaltılar ve kaçırmalar başlar, bunlarla meşrulaştırılır.”

“Avukatlarımıza oturacak yer göstermezken, bize “sen” diye hitap ederken; İsmet Özdemir gibi bir kişiliğin (ajan, provakator) yemek saatine göre mahkeme programı yaptınız. Bunun için de sizi reddediyoruz.”

“Alnımızda tek bir leke yok. Bundan sonra da olmayacak, hiçbir güç bu geleneği bitiremeyecek. Bu geleneğe düşmanca tutumunuz için sizi reddediyorum. Halkın Hukuk Bürosu’nda Mussolini, Franco, Nazi faşizmine direnen; mücadele eden avukatların, Halit Çelenklerin, Faik Candanların, Medet Serhatların, Fuat Erdoğanların emeği vardır. Bizim başımızı öne eğdirecek tek bir pratiğimiz yok. Hiçbir aşamada tarafımıza isnat edilmemesine rağmen iktidarın yayın organlarında savcının öldürülmesi eylemi ile ilişkili olduğumuz lanse edildi” dedi.

Engin Gökoğlu: “Siz gizli tanıkları yönlendirdiniz, sufle verdiniz, susturdunuz”

Tutuklu yargılanan avukat Engin Gökoğlu hakimin reddi gerekçelerini, “Bu dosyada yasadışı örgüt üyesi birisinin olmadığını herkes biliyor. Siz gizli tanıkları yönlendirdiniz, sufle verdiniz, susturdunuz. Yine de hata yapmalarına engel olamadınız.” sözleri ile açıklamaya başladı.

Mahkeme Gökoğlu’nun sözünü keserek “ithamda bulunduğu”nu iddia etti. Avukatların itirazları üzerine avukatları salondan çıkaracağı tehdidinde bulundu.

Aycan Çiçek: “Bir anne adliye önünde ‘adalet istiyorum’ diye eylem yaptı, utanacağınız bir durum!”

Sanık avukat Aycan Çiçek hakimin reddi gerekçesini açıkladı. Çiçek, “Siz bizim beyanlarımıza tahammül edemiyorsunuz çünkü bir an önce dosyayı bitirmek ve ceza vermek istiyorsunuz. Nedir bu acele?”

“Annem ben 1.5 yıldır tutuklu olduğum için her yere başvurdu. Bir tek size gelmedi çünkü biliyor sizin adaleti sağlamayacağınızı. Adliye önünde eylem yaptılar. Bir anne adliye önünde ‘adalet istiyorum’ diye eylem yaptı, utanacağınız bir durum.” dedi.

Çizim: Murat Başol