Dink davası: Jandarma görevlisi, Samast ile çay ve tost eşliğinde sohbet etmiş

Dink davasında jandarma görevlilerinden Ustaoğlu savunma yaptı: İki kez Ogün Samast’a bayrak açtırmak zorunda kaldım. Ben o sırada bir defa Ogün Samast’ın yanına gittim. Burada korkmamasını, kimsenin kendisine bir şey yapamayacağımı söyledim. Ogün bana ‘Açım’ dedi. Ben de bir tost ve çay getirdim kendisine.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün yazarı Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin aralarında Emniyet, İstihbarat görevlileri ve Jandarma’nın da yargılandığı davaya dün Çağlayan’daki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Polis memurlarının yargılandığı davanın Jandarma görevlilerinin dosyasıyla birleştirilmesi sonucu davadaki sanık sayısı 86’ya ulaştı. 53’üncü duruşmaya, ana dava ile birleştirilen Jandarma dosyasından gelen belgelerin okunması ile başlandı. Ardından Jandarma Samsun İstihbarat Şube Müdürü Birol Ustaoğlu savunma yaptı. Ustaoğlu savunmasında tetikçi Ogün Samast’ın Trabzonlu olduğunu ve Samsun güzergâhını kullanacağı bilgisini alan ilk kişi olduğunu ifade etti.

TEM’den bir polis yanımızdan ayrıldı
Ustaoğlu, Samast’ın gözaltına alındıktan sonra direkt il jandarmaya getirildiğini kaydederek, “Ben o sırada bir defa Ogün Samast’ın yanına gittim. Burada korkmamasını, kimsenin kendisine bir şey yapamayacağımı söyledim. Ogün bana ‘Açım’ dedi. Ben de bir tost ve çay getirdim kendisine” diye konuştu. Ustaoğlu daha sonra Emniyet Müdürlüğü’ne geçtiklerini Samast’ın yanında kendisinin ve TEM Şube Müdürlüğü’nden bir kişinin daha olduğunu ancak ismini bilmediği bu kişinin daha sonra yanlarından ayrıldığını anlattı. Ustaoğlu, “TEM Şube Müdürlüğü’nden olan polis yanımızdan ayrılınca Samast ile baş başa kaldık. Samast’a sorular sormaya başladım. Samast’a ‘kendini nasıl hissettiğini’ sordum. ‘İyiyim’ dedi. ‘Trabzonlu musun’ dedim ‘yok İstanbulluyum’ dedi. Dink olayını sordum ‘Abi işte o gazeteci olayı var ya onu ben yaptım. ‘Türklerin kanı bozuk’ demiş’ dedi” ifadelerini kullandı.

‘Art niyetimiz yoktu’
Samast’ın jandarmalar eşliğinde çekilen bayraklı fotoğrafına dair Ustaoğlu, şunları söyledi: “Mülakata başlayacağımız için önceliği fotoğrafa verdik. Oda çay ocağı. Uzun büyük bir oda. Öncelikle fotoğraflama işlemini aradan çıkarmak zorunda kaldık. Fotoğraflama işleminde malzemelerin çıkmaması için yakından çektik. Yanındakiler kola girmek sureti ile oradaydı. Arkadaki takvim dikkat çekse de önceden oradaydı. Bizim bir art niyetimiz yoktu. Bizi en çok üzen olay oldu. Zanlının kahramanlaştırılmasını asla düşünmedik. Eldeki mevcut başarımızın önüne geçti.”
‘Tek başına yaptığını söyledi’
“İki kez Ogün Samast’a bayrak açtırmak zorunda kaldım” diyen Ustaoğlu, “Bir zanlı yakalamışsın ama herkes yanıt bekliyor. Böyle olunca insan bir anda rayından çıkıyor. ‘Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile ilişkin var mı?’ dedim. ‘Yok abi, ben tek başıma yaptım’ diye yanıt verdi” ifadelerini kullandı. Ustaoğlu, savunmasına devam ettiği sırada hâkimlerden Ayçin Sağlık’ın rahatsızlanması üzerine mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

***

Adaletsizlik çıtası yükseldi
Hrant’ın Arkadaşları, duruşma öncesi Çağlayan önünde açıklama yaptı. Açıklamada Özlem Dalkıran ve diğer tutuklu insan hakları savunucularına da selam gönderildi. Bülent Aydın’ın okuduğu açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “10 yılı aşkındır dava devam ediyor ve daha ilk olarak bu duruşmada cinayetle ilgili yargılananların davaları birleştirildi. Hrant Dink davasında adalet nöbetimiz devam edecek. Ülkemizde adalet taleplerinin karşılanması bir yana, 5 Temmuz günü hak savunucularına yönelik başlatılan operasyonla, gözaltına alınıp tutuklanmalarıyla adaletsizlik çıtasının bir adım daha yükseldiğini düşünüyoruz.”