Hayırdan Sonra: Hayır! bitmedi sürüyor emeğin kavgası, 1 Mayıs’ta Taksim’e

Hayırdan Sonra 1 Mayıs 2017 için “HAYIR! BİTMEDİ SÜRÜYOR EMEĞİN KAVGASI VE SÜRECEK, YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK! 1 MAYIS’TA TAKSİM’E” başlığıyla bir açıklama yayımladı.

Açıklamada referandum sonuçlarına ilişkin, “Referandumdan önce yola çıkarken tek başına ‘Hayır’ yetmez demiştik ve maalesef ki öyle oldu. ‘Hayır’ tek başına yetmezdi. Çünkü güçlü, güven veren demokratik bir ülke programı ve emeğin siyaseti oluşturulmadı. ‘Hayır’ın temsiliyeti düzen partilerine kaldı. ‘Hayır’ çıktı ama yetmedi.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada 1 Mayıs 2017’nin önemine dair olan kısımda ise, “Ülkemiz için bu sene 1 Mayıs daha da önemli bir yerde duruyor. Siyasal olarak; önce 15 Temmuz darbe girişimi, sonra 16 Nisan referandumu ve ardından izleyen gelişmelerle birlikte toplumun büyük çoğunluğunun yargıya, orduya, emniyete, siyasi partilere ve geleceğe dair güveni kalmamıştır. Tarihsel olarak; 1977 Taksim 1 Mayıs katliamının 40. yılına giriyoruz. Katliam sonrası işçiler ve emekçiler Taksim’i 1 Mayıs alanı olarak simgeleştirmişlerdir. Bu 1 Mayıs yani emeğin kavga günü işte bu sebeplerle sıradan bir gün olmaktan çıkmaktadır ve yine bu nedenle de tarihsel meşru yeri olan Taksim’de kutlanmalıdır.” denildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

HAYIR! BİTMEDİ
SÜRÜYOR EMEĞİN KAVGASI
VE SÜRECEK, YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK!
1 MAYIS’TA TAKSİM’E

Referandumdan önce yola çıkarken tek başına ‘Hayır’ yetmez demiştik ve maalesef ki öyle oldu. ‘Hayır’ tek başına yetmezdi. Çünkü güçlü, güven veren demokratik bir ülke programı ve emeğin siyaseti oluşturulmadı. ‘Hayır’ın temsiliyeti düzen partilerine kaldı. ‘Hayır’ çıktı ama yetmedi.

Ancak kimse enseyi karartmasın, mücadeleden başka bir seçenek yok.
Ya kölelik… ya özgürlük…

“Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun…”

1 Mayıs… İşçi ve emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü.
İşçi ve emekçilerin kavga ede ede kazandığı bir gün.
Geçmişi 3.7 milyar yıl kadar geriye uzanan yaşamı devam ettiriyoruz. Dik duran ve ileriye bakan insansıların ortaya çıkışı 6-7 milyon yıl öncesine dayanıyor ve yaklaşık 200 bin yıllık tür tarihimizde, 10 bin yıllık sınıflar tarihini sürdürüyoruz. 10 BİN yıllık sınıflar mücadelesi, 10 BİN yıllık varolma mücadelesi, nice savaş, sömürü ve direniş hikayesi, dile kolay!

Ülkemiz için bu sene 1 Mayıs daha da önemli bir yerde duruyor.
Siyasal olarak; önce 15 Temmuz darbe girişimi, sonra 16 Nisan referandumu ve ardından izleyen gelişmelerle birlikte toplumun büyük çoğunluğunun yargıya, orduya, emniyete, siyasi partilere ve geleceğe dair güveni kalmamıştır.
Tarihsel olarak; 1977 Taksim 1 Mayıs katliamının 40. yılına giriyoruz. Katliam sonrası işçiler ve emekçiler Taksim’i 1 Mayıs alanı olarak simgeleştirmişlerdir. Bu 1 Mayıs yani emeğin kavga günü işte bu sebeplerle sıradan bir gün olmaktan çıkmaktadır ve yine bu nedenle de tarihsel meşru yeri olan Taksim’de kutlanmalıdır.

”Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğin değil, vazgeçtiğinde yenilirsin” CHE GUEVARA

Yağmalanan ve sömürülen bizler için tek çare özgür, demokratik, kamucu bir ülke kurmaktır. Sizleri HayırdanSonra ile hayırlı bir gelecek programı kurmaya çağırıyoruz;

Kamu idaresi çeşitli cemaatlerin arka bahçesi olmaktan çıkarılmalıdır. Devlet personelinin iktidar partisinden olmasının normal sayılmadığı bir ülke mümkündür. Liyakate dayalı bir kamu idaresi oluşturulmalıdır.

Özelleştirmelerle, Varlık fonuyla yağmalanmaya karşı barınma, ulaşım, beslenme, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlar devlet tarafından ücretsiz ve nitelikli sağlanmalıdır. Tüm özelleştirmeler (TÜPRAŞ, PETKİM, TEKEL vb.) hızla kamulaştırılmalıdır.

Kontrgerilla dağıtılmalıdır. Bunların unsurları emniyet, yargı, ordu ve diyanet başta olmak üzere tüm kamu idaresinden tasfiye edilmelidir. İster eski T.C. kliğinden, ister FETÖ’cü, isterse Saray’cı olsun bunların hepsinin adil bir biçimde yargılanması elzemdir.

Siyasal-toplumsal alanın tümünün yerel meclis inisiyatifleriyle yürütebileceği bir ülke pekâlâ mümkündür. En geniş halk temsiliyetini garanti altına alan barajsız bir parlamentoyu savunuyoruz.

Halk kesimleri için sınırsız örgütlenme özgürlüğü olmalıdır. Devletin derneklerin, sendikaların, partilerin tüzüklerinin nasıl olması gerektiğini detaylı bir biçimde yasayla belirlemediği bir düzen istiyoruz.

Basın özgürlüğünün sadece devlete karşı değil sermaye güçlerine karşı da kamu otoritesi tarafından yasa yoluyla korunduğu, gazetecilerin hapiste çürümediği bir ülke istiyoruz.

Mezhepçilikle, şovenizmle her düzeyde mücadele edilmeli, eşit yurttaşlık kültürü kamu idaresi eliyle yaygınlaştırılmalıdır.

Özgür bir ülke ancak içeride ve dışarıda emperyalistlerle bağları kopararak olur. Ölüm ve sömürü için üretilmiş savaş makinesi NATO’dan derhal çıkılmalıdır. İncirlik üssü dahil tüm emperyalist üsler kapatılmalıdır.

HAYIRLI GELECEK, HAYIRLI KORTEJLE 1 MAYIS’TA TAKSİM’E!

Yorum Yazın