İktidarın korkusu Gezi Direnişi 6 yaşında

Dünya’nın ve Türkiye’nin belleğinde canlı bir şekilde yer alan Gezi Parkı Direnişi’nin bugün 6.yılı. Gezi Parkı hala daha abluka altında bulunurken direnişe katılanların davası 24 Haziran’da görülmeyi bekliyor. Dayanışma için başlatılan “Gezi’yi Savunuyoruz” kampanyası ile Gezi Parkı Direnişi’nin yargılanamayacağını dile getiriyorlar.

Gezi Parkı Direnişi, Kalyon Grup bünyesinde gerçekleştirilecek yayalaştırma projesine karşı 28 Mayıs’ta toplanan yaklaşık 500 kişi park içine çadır kurdu. Çadır kuran ve yayalaştırma projesi için ağaçların kesilmesine direnen gruba polis sabaha karşı 05.00 sularında ilk müdahalede bulundu. Direnişin giderek büyümesi, farklı kesimleri bir araya getirmesi, farklı taleplerin yer bulabilmesi üzerine polis müdahaleleri artarken metro durakları kapatılarak, vapur iskelelerinde çanta aramaları yapılarak direnişe engel olunmaya çalışıldı.

Gezi Direnişinin ilk kazanımı 31 Mayıs’ta geldi.  İstanbul 6.İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı’na yapılması planlanan Topçu Kışlası Projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Direniş 1 Haziran günü Türkiye’nin birçok şehrine yayılarak büyüdü. Halk sokaklara dökülerek, “Her yer Gezi, her yer direniş” sloganları attı.

Yaklaşık olarak 2 ay kadar süren Gezi Parkı Direnişi, Türkiye’de kurulan ilk doğrudan demokrasi ve komun alanı haline gelen Taksim Meydanı ve Gezi Parkı dünya basınında baş sayfalarda yer aldı. Park meydanında toplanan onlarca kişiye gönüllü doktorlar tarafından uygulamalı ilk yardım dersleri verildi.

Gezi Parkı Direnişi sırasında  gazeteci Emel Gülcan’ın derlediği verilere göre polis 126 haberciyi darp etti. Olaylar sırasında 3 gazeteci tutuklandı ve 9 gazeteci işten atıldı. Bir çok insan biber gazından etkilendi, biber gazının etkisi ile kalp krizi geçirip yaşamını yitirenler oldu. Bunun yanı sıra polis tarafından katledilen Gezi Direnişçilerinin davalarının hiç birinde tarafsız bir adalet sağlanmadı. Direnişçilerin cenazelerine katılmak suç sayıldı.

6 yıl sonra açılan Gezi Davası 

Gezi Parkı Direnişinin etkisi farklı biçimlerde bugünün toplumsal muhalefetini etkiledikçe siyasi iktidarda ‘Gezi korkusunu’ bugüne taşıdı. Baskı altında tutmak istediği halka Gezi Davasını 6 yıl sonra açarak ne demek istediği ise malum. Bu kapsamda halk isyanı diye nitelendirebileceğimiz Gezi Direnişinin örgütleyicisi olarak Osman Kavala 1 Kasım 2017 tarihinde tutuklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın sözleri ile müdahalelerde bulunduğu iddianame Osman Kavala’nın tutuklanmasından bir yıl sonra hazırlandı.

657 sayfalık iddianamede sayılan olaylar ile şüpheliler arasındaki bağlantılar, somut kanıtlara dayandırılmaksızın varsayıldı ve bu varsayımlara sonuç
üretildi. Mehmet Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater Utku, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan
Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekci, Ali Hakan Altı, Memet Ali Alabora, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekci gibi toplumsal muhalefette yer alan isimler davaya dahil edildi.

Hazırlanan iddianamede Gezi Direnişinin FETÖ/ PYD bağlantısı olduğu iddia edildi. Bu iddia Osman Kavala ve Can Atalay’ın Zaman Gazetesi yazarı Kadir Kökten’in telefon görüşmesinde “Biz Gezi’yi destekliyoruz” demesi üzerine oluşturuldu. Açılan dava; örgütlenme özgürlüğünü ihlal, haberleşme hakkını ihlal, yargılama sürecine müdahale gibi bir çok yasayı ihlal ederek hazırlanan bir iddianame üzerine kuruldu. Bu iddianame ile tutukluluk cezai bir yaptırıma dönüşerek şüpheli konumundayken infaz edildi.

Davanın ilk duruşması 24 Haziran gününe verildi. Gezi Direnişini savunanlar ise “Gezi’yi Savunuyoruz” çalışması başlattı.

Gezi Direnişinde Katledilenler

Mehmet Ayvalıtaş – 2 Haziran 2013, Gezi Parkı’na destek için otoyol kapatıldığı sırada üzerine süren aracın çarpması sonucu öldü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Abdullah Cömert – 3 Haziran 2013, eylem sırasında başına aldığı darbe sonucu öldü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ethem Sarısülük – 12 Haziran 2013. 1 Haziran’da eylem sırasında polis tarafından başından vurularak ağır yaralandı. 12 Haziran’da beyin ölümü gerçekleşti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ali İsmail Korkmaz – Gösterilerin ilk günlerinde sivil giyimli saldırganlar tarafından feci şekilde dövüldü, başına aldığı darbenin etkisiyle beyin kanaması geçirirken Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli doktorlar tarafından önce polise ifade vermeye gönderildi. 20 saat geciken müdahalenin ardından 1 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahmet Atakan – Ankara’da ODTÜ ve Tuzluçayır’daki protestolara destek vermek için Antakya, Armutlu’da yapılan eylemde polis tarafından kafasından gaz fişeğiyle vurulup, çatıdan düşerek öldü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Berkin Elvan – 15-16 haziran gecesi, Okmeydanı’ndaki evinden ekmek almak için çıktı, polisin gaz fişeğiyle başından vuruldu. 269 gün komada kaldı, 15. yaşına komada girdi. 11 Mart 2014’te öldüğünde 16 kiloydu.